Ana içeriğe geç
Sözlük

zamandan ile cümle

zamandan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıSie gab ihm Kredit für eine möglichst vollständige Verständnis wie möglich.
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıSinds ze toevallig die de lange bezem in haar hand, ze probeerde te kietelen
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıVzhľadom k tomu, že zhodou okolností drží dlhé metlou v ruke, snažila sa štekliť
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıVzhledem k tomu, že shodou okolností drží dlouhé koštětem v ruce, snažila se lechtat
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıΑπό εκείνη έτυχε να κατέχει τη μεγάλη σκούπα στο χέρι της, προσπάθησε να γαργαλάω
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıТак как она оказалась холдинга долгое метлой в руке, она попыталась пощекотать
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıТак як вона опинилася холдингу довгий мітлою в руці, вона спробувала полоскотати
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıТъй като тя се случи, да се държи дълго метла в ръката си, тя се опита да гъделичкам
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıמאז היא שבמקרה מחזיק את המטאטא הארוך בידה, ניסתה לדגדג
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıمنذ أن حدث أن يمسك مكنسة طويلة في يدها ، حاولت دغدغة
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak çalıştıドアからそれとグレゴール。
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıComme elle se trouvait à la tenue à long balai à la main, elle a essayé de chatouiller
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDa hun tilfældigvis holde lange kosten i hånden, hun forsøgte at kildre
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDa quando per caso tenendo la lunga scopa in mano, ha cercato di solleticare
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDa sie zu halten den langen Besen in der Hand passiert, versuchte sie zu kitzeln
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDesde que ela passou a ser segurando a vassoura longa em sua mão, ela tentou fazer cócegas
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDesde que pasó a ser la celebración de la larga escoba en la mano, trató de hacerle cosquillas
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıDin ea s-a întâmplat să fie deţin lung mătură în mînă, ea a încercat să stârni
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıEftersom hon råkade vara i sin hand hålla långa kvast försökte hon att kittla
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıKarena ia kebetulan memegang sapu panjang di tangannya, dia mencoba untuk menggelitik
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıKer se je zgodilo, da se držite dolgo metlo v roki, se je poskušal Golicati
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıKể từ khi xảy ra được giữ cây chổi trong tay, cô đã cố gắng để cù
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştı그녀가 손에 긴 빗자루를 들고있을 된 이후, 그녀는 간질하려
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıKoska hän sattui olemaan pitämällä pitkä harja kädessään, hän yritti kutittaa
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıMivel ő történetesen gazdaság hosszú seprű a kezében, ő megpróbált csiki
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıOd kiedy stało się zorganizuje długo miotłą w ręku, starała się łaskotać
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıSinds ze toevallig die de lange bezem in haar hand, ze probeerde te kietelen
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıVzhľadom k tomu, že zhodou okolností drží dlhé metlou v ruke, snažila sa štekliť
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıVzhledem k tomu, že shodou okolností drží dlouhé koštětem v ruce, snažila se lechtat
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıΑπό εκείνη έτυχε να κατέχει τη μεγάλη σκούπα στο χέρι της, προσπάθησε να γαργαλάω
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıТак как она оказалась холдинга долгое метлой в руке, она попыталась пощекотать
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıТак як вона опинилася холдингу довгий мітлою в руці, вона спробувала полоскотати
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıТъй като тя се случи, да се държи дълго метла в ръката си, тя се опита да гъделичкам
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıמאז היא שבמקרה מחזיק את המטאטא הארוך בידה, ניסתה לדגדג
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıمنذ أن حدث أن يمسك مكنسة طويلة في يدها ، حاولت دغدغة
O, elinde uzun bir süpürge tutan oldu zamandan beri, o gıdıklamak için çalıştıドアからそれとグレゴール。
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.Chúng tôi ăn trưa và anh ấy kể cho tôi về khoảng thời gian anh ấy trong tù ở Bali vì tiêm chích.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.Estábamos almorzando, y me contaba sobre su estancia en una cárcel en Bali por inyección de drogas.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.우리는 점심을 먹고 있었는데, 그는 자신이 마약 사용으로 발리 감옥에 수감되었던 때에대해 설명하고 있었습니다.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.Mentre mangiavamo mi raccontò di quando fu arrestato e incarcerato a Bali per droga.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.Nous prenions le déjeuner, et il me parlait de son séjour en prison à Bali pour injection de drogue.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.Obědvali jsme, a on mi říkal o tom jak byl ve vězení na Bali za stříkačku s drogou.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.Vi åt lunch och han berättade för mig om när han satt i fängelse på Bali för injektionsmissbruk.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.W czasie lanczu opowiadał mi jak był w więzieniu w Bali - trafił tam za wstrzyknięcie narkotyku.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.We lunchten samen, en hij vertelde mij over zijn gevangenistijd in Bali voor een drugsdelict.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.Τρώγαμε μεσημεριανό και μου έλεγε για τότε που βρισκόταν στη φυλακή του Μπαλί για ενδοφλέβια χρήση.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.Обядвахме и той ми разправяше за престоя му в затвора в Бали заради инжектиране с наркотици.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.Он рассказывал мне за обедом, как сидел в тюрьме на Бали за дозу.
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.אז, בואו נתחיל עם מה נתפס כהגיוני בעיני מכור. אני זוכרת שדיברתי עם חבר אינדונזי שלי, פרנקי,
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.وكنا نتناول الغداء وكان يخبرني قصة جرت معه عندما كان في سجن " بالي " بسبب جنحة " حمل حقن مخدرات "
Öğle yemeği yiyorduk, ve bana Bali'de uyuşturucu kullanmaktan hapiste olduğu zamandan bahsediyordu.バリ州の刑務所にいたときのことを聞きました 誰かの誕生日 親切なことに彼らは
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Amikor a halálos ágyunkon fekszünk, megbánjuk-e az időt, amit játékkal töltöttünk?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Budeme na smrteľnej posteli ľutovať čas, ktorý sme strávili hraním hier?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Când suntem pe patul nostru de moarte, o să regretăm timpul pe care l-am petrecut jucând jocuri?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Cuando estemos en nuestro lecho de muerte, ¿lamentaremos el tiempo que pasamos jugando?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Czy będąc na łożu śmierci będziemy żałować czasu, który poświęciliśmy na gry?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Khi chúng ta sắp chết, liệu rằng chúng ta có hối tiếc về khoảng thời gian chúng ta dành ra để chơi game?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?우리가 세상을 떠날때, 게임하느라 보낸 시간을 후회할까요?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?Når vi alle ligger på vores dødsleje, vil vi så fortryde den tid vi brugte på at spille spil?
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?När vi ligger på våra dödsbäddar, kommer vi då ångra tiden vi lagt ned på att spela spel?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod