O zamandan beri Lil Wayne'in ona çok büyük saygısı ve sadakati vardır.Η Κοκό Σανέλ είχε ελάχιστη υπομονή και πολύ ταλέντο.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Από τότε οι ρόλοι του σημείωσαν όλο και μεγαλύτερη επιτυχία.
O zamandan beri bu iki firma anlaşıp anlaşamama konusunda tartışıyorlar.Τις επόμενες γενιές οι δύο Οίκοι διαφώνησαν σθεναρά για το τι είχε συμφωνηθεί τότε.
Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?Έκτοτε παρέμενε όσο απασχολημένος γινόταν.
O zamandan beri Elvan Abeylegesse adını kullanmaktadır.Από τότε εμφανίζεται με το επώνυμο Μιαούλης.
İlk olarak 7 Ağustos 1978'de kutlanmıştır ve o zamandan beri bir gelenek haline gelmiştir.Διεξήχθη για πρώτη φορά το 1933 και από τότε έχει πραγματοποιηθεί εβδομήντα οκτώ φορές.
O zamandan beri, Brezilya'nın altı anayasası, üç diktatörlük ve üç demokratik dönemi var olmuştur.Siden da har Brasilien haft seks forfatninger, to diktaturer og tre demokratiske perioder.
Bu zamandan beri 45.000 Yahudi Arjantin'den İsrail'e göç etti.Siden da er mere end 45.000 jøder udvandrede til Israel fra Argentina.
Üç ajentayla görüşmüştür ve o zamandan beri oyunculuk yapmaktadır.Tre agenter kontaktede hende, og hun har spillet skuespil lige siden.
Ne zamandan beri koduğumun Koreliler'i dondurucu silaha sahip oldular?Til hvem er disse gemene fodlænker, Disse jernlænker smedet for længe siden?
Tarif o zamandan beri değişmeden kaldı.Opskriften synes ikke at have ændret sig siden dengang.
Turna kuşu, o zamandan beri barışın simgesidir.Siden er duen med kvisten blevet et globalt fredssymbol.
Moskova o zamandan beri başkent olarak kaldı.Steen Gade har siden været formand for Nyt Europa.
O zamandan itibaren şarkı sözleri tartışmacı ve din karşıtı içeriğini yitirdi.På dette tidspunkt havde hans tekster begyndt at miste den tidligere kontroversielle anti-religiøse indhold.
O zamandan bu yana Pana elde ettiği başarılarla büyük bir kulüp haline geldi.I nyere tid har klubben fået en række store resultater.
O zamandan beri sürekli yeniden seçildi.Siden er han blevet genvalgt fire gange.
Yıllık o zamandan beri kesintisiz yayınlanmaktadır.Siden er årbogen forsvundet.
O zamandan beri güce aç büyücüler tarafından Asa hep aranmıştır.Lige siden har magthungrende troldmænd søgt at få fat i Oldstaven.
O zamandan beri sadece Çek Cumhuriyeti aday gösterilme başarısını yakalayabildi.På denne tid var der i henhold til landets forfatning kun mulighed for et genvalg til præsidentemedet.
O zamandan beri gelişimi durdu.Udviklingen fortsatte siden.
Bu yorum, o zamandan beri tartışılmaktadır.Det argument har siden været flittigt brugt.
O zamandan beri bu görevi sürdürmektedir.Gruppen er siden fortsat efter at have fuldført denne opgave.
Bu zamandan beri kont kraliyet adına çok daha fazla randevuya katılıyor.I stedet fik han fra denne tid i stedet ret fjendtlige følelser over for kejserhoffet.
O zamandan itibaren de iki ülke arasında dönüşümlü olarak çalışmalar yapmaktadır.Det betyder, at man indtil videre kan konvertere frem og tilbage mellem de to systemer.
Sığırcığın taklitçilik yeteneği çok uzun zamandan beri tanınmaktadır.Brøndbys mesterskab har været sikkert i to uger.
Park 1962 yılında kurulmuş ve bölgesi o zamandan beri birkaç kez genişletilmiştir.Washington Metro blev indviet i 1976 og er blevet udvidet flere gange siden.
O gerçekten son zamandan beri çok değişti.Han har virkelig ændret sig siden sidste gang.
[1] O zamandan beri sayısız ulusal ve uluslararası yarışma ve ödül kazandı.[4] Siden da har han vundet adskillige nationale og internationale konkurrencer og priser.
Kulüp o zamandan beri tamamen bağımsızdır.Klubben har siden vært uavhengig.
O zamandan beri, şirket giderek büyüdü.Selskapet har vokst seg stort siden den gang.
1850’de Muhammed Akram Han Belh’i ele geçirmiş ve o zamandan beri Afgan yönetiminde kalmıştır.I 1850 erobret Mohammed Akram Khan Balkh, og fra den tiden forble den under afghansk styre.
Ayrıca kurulduğu zamandan beri kalan tek orijinal üyesidir.Han er også de eneste gjenværende originale medlemmet.
Bu yorum, o zamandan beri tartışılmaktadır.Om det er riktig har vært diskutert siden.
O zamandan beri gelişimi durdu.Utvikling har fortsatt siden.
Moskova o zamandan beri başkent olarak kaldı.Museveni har vært landets president siden.
O zamandan bu yana Edinburg'da Royal Bank of Scotland için çalışıyor.Han har arbeidet for Royal Bank of Scotland.
Bu zamandan beri kont kraliyet adına çok daha fazla randevuya katılıyor.Biskopene var i denne tiden i større grad knyttet til kongen.
Yıllık o zamandan beri kesintisiz yayınlanmaktadır.Siden det året har pokalen blitt utdelt årlig uten unntak.
O zamandan beri sürekli yeniden seçildi.Han ble gjenvalgt en rekke ganger.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.Statusen til «sloboda» varierte over tid og etter territorium.
Ve bunu zamandan bağımsız olarak yapar.Siden da har det utviklet seg uavhengig.
O zamandan beri dünyanın en büyük orkestraları ve şefleriyle birçok kez sahne aldı.I løpet av en mangeårig solistkarriere har han spilt med flere av verdens fremste orkestre og dirigenter.
Bu zamandan sonra ocağa gönüllüler de alınmıştır.I tillegg har frivillige blitt mobilisert.
O zamandan beri sadece Çek Cumhuriyeti aday gösterilme başarısını yakalayabildi.På denne tiden var den i henhold til landets konstitusjon bare anledning til ett gjenvalg for presidentemedet.
O zamandan önce güçlü nükleer kuvvet nükleon arası potansiyele işaret ediyordu.Den sterke kjernekraften ble tidligere forsøkt beskrevet ved hjelp av forskjellige vekselvirkningspotensial.
O zamandan beri Lil Wayne'in ona çok büyük saygısı ve sadakati vardır.Carl Axel Löwenhielm var dypt religiøs og mystiker.
O zamandan beri, birkaç kez değiştirildi.Utformingen har siden vært endret flere ganger.
O zamandan beri Rusya Çarlığı, Rus İmparatorluğu, Sovyetler Birliği ve Rusya için kullanılmıştır.Utøvere fra Kasakhstan har tidligere deltatt som en del av Det russiske keiserdømmet, Sovjetunionen og SUS.
O zamandan beri partinin rengi sarıdır.Maskotfigurens grønnfarge har siden har blitt hele UKENs farge.
O zamandan beri Kalenderhane (Kalender evi) olarak biliniyordu.Det har siden vært kjent som «Regalierommet».
O zamandan beri azaldı ve nadiren görüldü.Sejak itu telah menurun dan sekarang jarang terlihat.
O zamandan 1940’a dek pek fazla salgın görülmemiştir.Sejak saat itu hingga 1940, tidak banyak lagi epidemik.
2010 yılında demiryolu ağı o zamandan beri 90.000 km'ye (55.923 mil) genişletilmiştir.Pada tahun 2010, jaringan kereta api yang menjadi 90,000 km (55,923 mi).
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Sejak itu, para ilmuwan telah memberikan pengukuran yang semakin akurat.
Böylece zamandan ve maliyetten tasarruf etmiş olunur.Hal ini dilakukan untuk menghemat waktu dan biaya.
O zamandan beri, Çin ve Kazakistan liderleri sıklıkla üst düzey resmi ziyaretlerde bulunmuşlardır.Sejak itu, para pemimpin Tiongkok dan Kazakhstan kemudian saling melakukan kunjungan resmi tingkat tinggi.
Forks'a taşındığı zamandan kısa bir süre sonra Bella'ya aşık olmuştur.Ia segera jatuh cinta pada Bella setelah Bella pindah ke Forks.
O zamandan önce güçlü nükleer kuvvet nükleon arası potansiyele işaret ediyordu.Sebelum masa itu gaya kuat nuklir merujuk pada potensial internukleon.
O zamandan beri sadece Bizans İmparatorları tarafından kullanılan ayrıcalıklı bir unvandı.Sejak itu itu hanya sebutan lain yang secara eksklusif digunakan oleh kaisar Bizantium.
O zamandan beri bu görevi sürdürmektedir.Komandan ini telah aktif sejak itu.