Ancak şiddet eylemleri o zamandan beri ara sıra devam etmektedir.Poklidné protesty se víceméně opakovaly od té doby víceméně každý den.
O zamandan beri, birkaç kez değiştirildi.Od té doby byl však několikrát přestavěn.
O zamandan beri gelişimi durdu.Od té doby členství stagnuje.
Bu da zamandan kazanç anlamına gelir ki başarımı yükseltir.Tohle vítězství potvrdilo, že se zlepšuji.
Phil, Keely'ye onu ilk gördüğü zamandan beri âşık.Do Rarity je bláznivě zamilovaný už od prvního okamžiku, kdy ji spatřil.
Aynı zamandan Naha çevresinde Savaş Sanatları dersleri vermeye başladı.Od této doby studuje bojová umění pouze pod ním.
O zamandan beri Altaycadan ayrı bağımsız bir dil olarak kabul edilir.Do této skupiny spadá i samalština, pokud ji považujeme za samostatný jazyk.
Park 1962 yılında kurulmuş ve bölgesi o zamandan beri birkaç kez genişletilmiştir.Parcul a fost înființat în 1962 și teritoriul său a fost extins de mai multe ori de atunci.
O zamandan beri üç kez, 1986, 2001 ve 2008'de revize edildi.Ea a fost revizuită de atunci de trei ori, în 1986, 2001 și2008.
En eski örneği 1979 yılında keşfedildi ve o zamandan beri yüz den fazla kütleçekimsel lensler gözlemlendi.Primul exemplu a fost descoperit în 1979; de atunci, au fost observate peste o sută de lentile gravitaționale.
Ayrıca kurulduğu zamandan beri kalan tek orijinal üyesidir.Este singurul membru original rămas în formație.
O zamandan 1940’a dek pek fazla salgın görülmemiştir.De atunci și până în 1940 nu au mai fost multe epidemii.
Forks'a taşındığı zamandan kısa bir süre sonra Bella'ya aşık olmuştur.El se îndrăgostește de ea la scurt timp după ce aceasta sosește în Forks.
O zamandan beri çok seyahat etmiştir.A călătorit mult.
O zamandan bu yana birkaç İsviçreli sanatçı uluslararası başarılar elde etti.Cu toate acestea, de-a lungul timpului, puțini artiști au cunoscut un succes internațional major.
Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?Când a început această activitate?
Dokuz alanı kapsayan ikinci bir dizi 2004 yılında imzalandı ve o zamandan beri uygulanmaktadır.O a doua serie, ce acoperă nouă aspecte, a fost semnată în 2004 și ratificată ulterior.
O zamandan önce güçlü nükleer kuvvet nükleon arası potansiyele işaret ediyordu.Înainte de aceasta, forțele nucleare tari făceau referire la potențialul inter-nucleon.
O zamandan beri adı defalarca değişir ve Carl von Linné'nin verdiği son şekliyle kalır.A fost descrisă pentru prima dată de Carl von Linné, și a primit numele actual de la Carl von Linné.
Böylece hem zamandan hem de enerjiden tasarruf elde edilir.Poate fi recuperată atât partea materială, cât și cea energetică.
Uzun zamandan beri Soko takma adını kullanıyor.Anterior a purtat denumirea Uhojanî.
O zamandan bu yana 2001 ve 2006 yıllarında iki kez seçimleri kazandı.De atunci ei l-au mai câștigat de două ori în 2001 și 2013.
Tim Guinee o zamandan beri sayısız film ve diziye katıldı.Tim Guinee are nenumărate contribuții în domeniul cinematografiei.
Böylece zamandan ve maliyetten tasarruf etmiş olunur.Dar pentru aceasta sunt necesari și timp, și bani.
Turna kuşu, o zamandan beri barışın simgesidir.Vulcanul a fost liniștit de atunci.
Bu zamandan beri sayısız düşük ve yüksek kalitede hafif yapım filmler piyasaya sürülmüştür.Din acest moment filmul a început cu o lungă și dificilă postproducție.
Bu zamandan sonra ocağa gönüllüler de alınmıştır.După această perioadă în corpul ienicerilor au fost înrolați numai voluntari.
Kurulduğu zamandan itibaren birçok deprem ve yangın ile karşı karşıya kalmıştır.A fost reconstruită de câteva ori în urma cutremurelor de pământ și a incendiilor.
O zamandan beri Elvan Abeylegesse adını kullanmaktadır.Anterior a purtat denumirea Cervonîi Ahronom.
Phil, Keely'ye onu ilk gördüğü zamandan beri âşık.Într-un episod, Wade s-a îndrăgostit de Monique când a văzut-o prima dată.
O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.De atunci, el se ocupă cu activitățile religioase.
O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.De atunci, el este implicat în activități religioase.
En eski örneği 1979 yılında keşfedildi ve o zamandan beri yüz den fazla kütleçekimsel lensler gözlemlendi.A legkorábbi példát erre 1979-ben fedezték fel; azóta több száz gravitációs lencsét sikerült megfigyelni.
Alanlar zamandan ve birbirlerinden bağımsızdır.A terek az időtől és egymástól függetlenek.
Ne zamandan beri yok?Mennyi ideje is ismerem?
O zamandan beri Monako toprakları Grimaldi ailesi tarafından yönetilmektedir.Monacót már a kezdetektől fogva a Grimaldi család uralja.
O zamandan beri birçok diğer pulsarlar bulundu; özellikle PSR J07337-3039 çift pulsarı.Azóta több más kettőspulzárt találtak, kiemelkedő a PSR J0737-3039, amelyben mindkét csillag pulzár.
O zamandan beri bu görevi sürdürmektedir.E tisztséget azóta is betölti.
Böylece hem zamandan hem de enerjiden tasarruf elde edilir.Ezzel sok időt, energiát és természetesen pénzt spórolhatunk meg.
O zamandan beri, birkaç kez değiştirildi.Azóta többször módosították.
Daha o zamandan çalışkandı.Addig is hasonlót használt.
Sığırcığın taklitçilik yeteneği çok uzun zamandan beri tanınmaktadır.A seregélyek hangutánzó képességét régóta ismeri az ember.
O zamandan bu zamana dek ismi değişmemiş hep öyle kalmış.Ez a név azóta nem változott.
O zamandan beri Bavyera'nın bir parçası olmuştur.Utána Bajorország része lett.
O zamandan beri gelişimi durdu.Fejlődése ekkor indult el.
Bu yorum, o zamandan beri tartışılmaktadır.Abban az időben ez vitatott volt.
O zamandan beri Kubilius, Litvanya siyasetinde aktif bir figür olmuştur.Ebben az időben Ptolemaiosz aktív külpolitikát folytatott.
Turna kuşu, o zamandan beri barışın simgesidir.Az olajág régóta a béke szimbóluma is.
O zamandan beri millî takımda.Azóta két csapatban szerepelt.
Bu olay Belçika’nın elli yıldan fazla bir zamandan sonra en kötü demiryolu kazasıdır.A baleset az elmúlt negyed évszázad legsúlyosabb vasúti balesete volt az országban.
O zamandan beri Hamburg'da çalışıyor ve yaşıyor.Jelenleg Hamburg ben él és dolgozik.
Uzun zamandan beri kullanılmadığı için haraptır.Hosszú ideig történő használata nem ajánlott.
O zamandan bu yana 2001 ve 2006 yıllarında iki kez seçimleri kazandı.Azóta 2002-ben, 2006-ban és 2010-ben is bizalmat kapott a választóktól.
O zamandan bu yana birkaç İsviçreli sanatçı uluslararası başarılar elde etti.Már ebben az időszakban is voltak olyan koreai előadók, akik nemzetközi sikereket is magukénak tudhattak.
Şehir o zamandan beri Cadore'den Piave nehri boyunca kereste taşımacılığının en önemli merkezi yeriydi.A város ettől kezdve fontos központja lett a fűrészáru szállításnak a Piave folyón.
O zamandan beri, şirket giderek büyüdü.Ez idő alatt a vállalkozás folyamatosan fejlődött.
O zamandan 1940’a dek pek fazla salgın görülmemiştir.Ezt követően egészen 1940-ig a járvány ritkán fordult elő.
O zamandan beri de, Amedeo Avogadro, atomik teorinin babası olarak kabul edilir.Arisztotelész és Theophrasztosz azonban őt tekintik az atomista filozófia atyjának.
O zamandan beri bina devlet okulu olarak hizmet vermekteydi.Azóta az iskola ad helyet a közművelődésnek.
Şehir bu kontluk başkentlik niteliğini o zamandan günümüze kadar devamlı korumaktadır.A főváros ezt követően végig meg tudta őrizni előnyét.