1894'te kayboldu, kimse bir daha bulamadı ve o zamandan beri de görülmedi.It was lost in 1894, no one could find it nor has it been seen since.
O zamandan beri, kabaca her iki yılda bir yeni bir aday grubu seçildi.Since then, a new group of candidates has been selected roughly every two years.
O zamandan beri art arda dört takip albümü yayınlandı.Four follow-up albums were released successively since then.
Bu zamandan sonra bir sentez ve farklılaşma olmadığı için bu miktar sadece azalıyor.Then this amount is only decreasing, as there is no new synthesis and differentiation.
İlk romanı Terre Haute'yi 1989'da yayımladı.[1] O zamandan beri iki roman daha yayınladı.[2]He published his first novel, Terre Haute, in 1989.[4] He has since published two further novels.[2]
Rüzgar telefonu o zamandan beri 30.000'den fazla ziyaretçi aldı.The wind phone has since received over 30,000 visitors.
O zamandan beri yeni terminal salonu ile değiştirildi.It has since been replaced by the new terminal.
O zamandan beri, havalimanı terminaline ve hava tarafına daha fazla uzantı yapıldı.There have since been further extensions to the airport terminal and airside.
O zamandan beri bu rütbe kullanılmamaktadır.Since then, the rank has remained defunct.
Sosyal sistemler, sosyoloji ortaya çıktığı zamandan beri incelenmektedir.Social systems have been studied for as long as sociology has existed.
O zamandan beri başka bir yüzyıl boyunca adalarda yaşayan kimsenin kaydı yok.There is no record of anyone inhabiting the islands from then for another century.
O zamandan 1951'e kadar Gough, Kilikya'nın yanı sıra neredeyse sürekli olarak Ankara'daydı.From then until 1951 Gough was almost continually at Ankara as well as Cilicia.
2012'de Pavel, o zamandan beri yaşadığı Černouček'e taşındı. [1]Before 2012, Pavel moved to Černouček, where he has lived ever since.[59]
O zamandan beri binlerce küçük asteroit daha bulundu.Since then, many thousands of smaller asteroids have been found.
O zamandan beri, "trollük" yaptığını açıklayarak bu iddiayı yalanladı.[1][2]He has since denied this claim, explaining that he was "trolling".[10][11]
O zamandan beri sekiz şehir de dahil olmak üzere beş bölgeyi yönetmektedir.It has since administered the five districts, including eight cities.
O zamandan beri "Baba Kulübesi" ve eski Çumak kuyusu korunmuştur.It was from that time that the "Father's Hut" and the old Chumak well have been preserved.
O zamandan beri kurum Kirovohrad Bölge Müzesi tarafından yönetiliyor.Since then the institution has been held by Kirovohrad Regional Museum.
O zamandan beri melez tür Güney Amerika'ya yayıldı ve 1985'te Kuzey Amerika'ya ulaştı.Since then, the hybrid has spread throughout South America and arrived in North America in 1985.
O zamandan beri onlardan hiç haber alınmadı.Seither hat man von ihnen nichts mehr gehört.
O zamandan beri onu kimse görmedi.Seither hat ihn niemand mehr gesehen.
Bunu çok uzun zamandan beri zaten biliyordum.Ich wusste das schon seit langem.
O zamandan bu yana birkaç İsviçreli sanatçı uluslararası başarılar elde etti.Seither konnten sich einige Schweizer Künstler international durchsetzen.
Amul (İran) ve Ukrayna'daki bağlı ortaklıklar o zamandan beri satıldı ya da kapatıldı.Tochtergesellschaften in Amol (Iran) und in der Ukraine wurden zwischenzeitlich verkauft bzw. geschlossen.
O zamandan beri her yıl Trooping the Colour 'da (askeri kortej) uniforma ile katılmaktadır.Seitdem nimmt sie auch alljährlich in Uniform an Trooping the Colour teil.
O zamandan beri, marka kendini yeni bir tasarımla ve değişen bakım formülleriyle sunmuştur. ^ SayfasıDie Marke präsentiert sich seitdem in einem neuen Design und mit veränderten Pflegerezepturen.
O zamandan beri Hamburg'da çalışıyor ve yaşıyor.Sie lebt und arbeitet seither in Hamburg.
O zamandan beri bir İngiliz garnizonu bulundurulmaktadır.Hier befand sich eine britische Garnison.
O zamandan beri üç kez, 1986, 2001 ve 2008'de revize edildi.Sie wurde seitdem dreimal überarbeitet (1986, 2001 und 2008).
O zamandan beri, şirket giderek büyüdü.Seitdem ist das Unternehmen stetig gewachsen.
O zamandan beri büyük bir kullanıcı kitlesi elde etmiştir.Er findet seitdem mehrheitlich Verwendung.
O zamandan beri düzenli olarak Elijah ile yazışmalar yaptı.Seitdem schreibt sie regelmäßig Briefe an Haru.
O zamandan beri çok seyahat etmiştir.Er ist in dieser Zeit viel gereist.
O zamandan itibaren de iki ülke arasında dönüşümlü olarak çalışmalar yapmaktadır.Er residierte von nun an im Wechsel zwischen den beiden Landesteilen.
Bu zamandan sonra daha çok İsrail'e olmak üzere dış göçlerle nüfus 5000'e kadar düştü.Seitdem ist (vor allem wegen der Abwanderung nach Israel) die Bevölkerung in Indien auf unter 5.000 gesunken.
Tasarım o zamandan beri neredeyse tüm cep telefonu üreticileri tarafından defalarca kopyalanmışdır.Ihr Antriebskonzept mit ungleich langen Antriebswellen wurde bis heute von fast allen Herstellern kopiert.
Yıllık o zamandan beri kesintisiz yayınlanmaktadır.Sie wurde seitdem ununterbrochen gedruckt.
O zamandan beri, çiçilakilerin popülerliği artmıştır.Seitdem erfreut sich die Rasse dort wachsender Popularität.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Seither ziehen sich die Gletscher zurück.
Yani, sağkalım fonksiyonu ölüm zamanının belirli bir zamandan sonra olma olasılığıdır.Genauso könnte nur bekannt sein, dass der Tod nach einem bestimmten Datum eintrat.
Ayrıca kurulduğu zamandan beri kalan tek orijinal üyesidir.Inzwischen ist er das einzig verbliebene Gründungsmitglied.
Çilekli Dasani o zamandan beri tanıtıldı.Fossile Maulwurfsgrillen sind seit der Kreidezeit belegt.
O zamandan beri bu görevi sürdürmektedir.Dieses Amt hat sie seitdem inne.
Turna kuşu, o zamandan beri barışın simgesidir.Die Taube wurde in der Folge weltweit ein Symbol für den Frieden.
O zamandan beri dünyanın en büyük orkestraları ve şefleriyle birçok kez sahne aldı.Er arbeitete mit den bedeutendsten Dirigenten und Orchestern seiner Zeit zusammen.
Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?Wie viel der Arbeit haben wir schon erledigt?
Ancak zamandan tasarruf etmek için güvenilirliği feda edemeyiz.Redundanz ist zu vermeiden, um Zeit zu sparen.
Bu sistemde hem kalite artmış oluyor hem de zamandan ve paradan büyük ölçüde tasarruf sağlanıyordu.Dieser Umstand, der auch etwaige Unsicherheiten beseitigen half, ersparte vor allem Zeit und Geld.
Bu zamandan itibaren Yahudi ulusuyla birlikte anılmaya başlandılar.In dieser Zeit begann sie auch, sich mit ihrer jüdischen Herkunft auseinanderzusetzen.
O zamandan beri gelişimi durdu.Seitdem stagniert die Weiterentwicklung.
O zamandan beri birçok diğer pulsarlar bulundu; özellikle PSR J07337-3039 çift pulsarı.2003: Entdeckung des ersten Doppelpulsarsystems PSR J0737-3039.
O zamandan beri koruma programları devrededir.Seitdem sind die Reisgebiete geschützt.
Bu o zamana kadar ve o zamandan beri İngiltere'de tek ortak krallıktır .Letzterer ist bislang der einzige derartige Fund in England.
Böylece zamandan ve maliyetten tasarruf etmiş olunur.Sie spart tendenziell Zeit und Geld.
Forks'a taşındığı zamandan kısa bir süre sonra Bella'ya aşık olmuştur.Sie war vor Bellas Umzug heimlich in ihn verliebt.
O zamandan beri iki defa önemli renovasyon yapılıp genişletilmiştir.Seither wurde das Gebäude zweimal renoviert und umgebaut.
O zamandan beri ABD'de yaşamaktadır.Er lebt seither in den USA.
O zamandan beri yeni yerleşim mahallelerinin sayısı giderek artmıştır.Mittlerweile ist die Zahl der städtischen Bühnen weiter gewachsen.
Düşman uzun zamandan beri onu gözetliyordu.Ich habe diesen jungen Mann schon eine geraume Zeit beobachtet.
O zamandan beri Monako toprakları Grimaldi ailesi tarafından yönetilmektedir.Später wurde die Siedlung vom Hause Grimaldi aus Monaco regiert.