Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanda ile cümle

zamanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom o zamandan beri görülmedi.Tom hasn't been seen since.
O zamandan beri konuşmadık.We haven't talked since.
O zamandan beri büyük mesafe kaydettik.We've come a long way since then.
O zamandan beri çok fazla yol katettik.We've come a long way since then.
O zamandan beri gelişme kaydettik.We've come a long way since then.
O zamandan beri birbirimizi görmedik.We haven't seen each other since then.
O zamandan beri şiddetli değişiklikler gördük.We've seen drastic changes since then.
Elimizden geldiği kadar kısa zamanda oraya geri dönmek istiyoruz.We want to get back there as soon as we can.
Ne zamandan beri benden çalıyorsun?How long have you been stealing from me?
Ne zamandan beri oradasın?How long have you been there?
Ne zamandan beri Mary'yi görüyorsun?How long have you been seeing Mary?
O zamanda müzik bizim için her şeydi.At the time, music was everything to us.
Tom doğru zamanda geldi.Tom came along at the right time.
Doğru zamanda geldiniz.You came at the right time.
O zamandan beri Tom'dan hiç kimse haber almadı.No one has heard from Tom since.
O zamandan beri azıcık değişiklik oldu.Little has changed since then.
O zamandan beri değişti.That has since been changed.
Yakın zamanda bir şey satın aldım.I bought something recently.
Tom aynı zamanda bir aile babasıdır.Tom is a family man as well.
Zamandan tasarruf için önce arayın.Call ahead to save time.
Tom o zamandan beri emekli.Tom has since retired.
Tom aynı zamanda iki kızla çıkıyor.Tom is dating two girls at the same time.
Mary aynı zamanda iki erkekle çıkıyor.Mary is dating two guys at the same time.
O zamandan beri çok şey öğrendim.I've learned a lot since then.
Yakın zamanda bir gezi planlıyor musun?Are you planning a trip anytime soon?
Senin tek yeteneğin yanlış zamanda hastalanman.Your only talent is getting sick at the wrong time.
O zamandan beri bunu düşünmedim.I haven't thought about it since.
En kısa zamanda ona ihtiyacım var.I need it as soon as possible.
Mümkün olan en kısa zamanda ona ihtiyacım var.I need it as soon as possible.
Böyle bir zamanda başka şeyler hakkında nasıl düşünebilirim?How can I think about anything else at a time like this?
Ne zamandan beri park görevlisi olarak çalışıyorsun?How long have you been working as a parking attendant?
Fadıl yanlış zamanda yanlış yerde idi.Fadil was in the wrong place at the wrong time.
Amerika Birleşik Devletleri'nde herhangi bir zamanda hapiste yüz binlerce kadın var.There are hundreds of thousands of women in jail at any given time in the United States.
Yakın zamanda emekli olmaya niyetim yok.I have no intention of retiring anytime soon.
O zamandan beri iyi uyumadım.I haven't slept well since then.
Böyle bir zamanda nasıl yiyecek düşünebilirsin?How can you think of food at a time like this?
Ne zamandan beri bu kulübün bir üyesisin?How long have you been a member of this club?
Böyle bir zamanda nasıl bu kadar sakin olabiliyorsun?How can you be so calm at a time like this?
Yanlış şeyi yanlış zamanda söyledim.I said the wrong thing at the wrong time.
Ne zamandan beri bunun hakkında konuşuyoruz?How long have we been talking about this?
O konuyu ne zamandan beri biliyorsun?How long have you known about it?
Geçen yıl bu zamanda olduğu kadar aşağı yukarı aynı ağırlıktayım.I'm roughly the same weight as I was at this time last year.
Onu ne zamandan beri yapıyorsun?How long have you been doing that?
Kısa zamanda toparlandım.I got well soon.
Ne zamandan beri bir marangozsun?How long have you been a carpenter?
Çok yakın zamanda ayrılıyorum.I'm not leaving anytime soon.
Ne zamandan beri çalışmaya devam etmeyi planlıyorsun?How long do you plan to keep working?
Onu en kısa zamanda yapmak isterim.I'd like to do that as soon as possible.
Ne kadar zamandan beri tenis öğretiyorsun?How long have you been teaching tennis?
Onun yakın bir zamanda olması muhtemel değil.That's not likely to happen anytime soon.
Burada sadece İngilizce değil, aynı zamanda Rusça da konuşulur.Not only English is spoken here, but also Russian.
O yakın bir zamanda gerçekleşmeyecek.That's not going to happen anytime soon.
O zamandan beri çok değiştim.I've changed a lot since then.
Ne zamandan beri bana ne yapacağımı söyleme hakkına sahipsin?Since when do you have the right to tell me what to do?
Yakın zamanda Boston'a geri dönüyor olmayacağız.We won't be going back to Boston anytime soon.
O zamandan beri hiç Boston'a geri dönmedik.We've never been back to Boston since then.
Yakın zamanda kimse Tom'u görmedi.No one has seen Tom recently.
Rapor konusu uygun zamanda ilan edilecek.The report topic will be announced at the appropriate time.
O zamandan önce babamın ağladığını hiç görmemiştim.I had never seen my father cry before that time.
Tom'u seviyorum ve aynı zamanda ondan nefret ediyorum.I love Tom and at the same time I hate him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zamanda ile cümle - Sayfa 10 - zamanda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App