Ana içeriğe geç
Sözlük

zamana ile cümle

zamana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yakın zamana kadar, ortalama fiyat 192 dolardı.And pretty soon, the average price was 192 dollars.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.I had learned to read music by then, or slowly learning to read music.
Konumun zamana göre grafiğini çizeyim.Let's draw my position as a function of time.
-Plak endüstrisinin Napster'ı ABD'de dava ettiği zamana denk geliyor--as the record industry sued Napster in the US-
Onla ilk tanışmamız, bir faturayı ödemek zorunda olduğumuz bir zamana rastlamıştı.The first time I got in contact was when we had to pay a bill.
Bu zamana paralel olarak eşsiz bir tasarım kulubü vardı.And in parallel at that time, there was a very kind of exclusive design club.
Ses bizi yere ve zamana yerleştiriyor.Sound places us in space and in time.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.And sound places us in time as well, because sound always has time embedded in it.
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.I want to take you back to a time when Lewis Thomas was writing in his book, "The Youngest Science."
Öyle olsa bile, çok yakın zamana kadar, hiç kimse GPS sahteciliği hakkında endişelenmedi.Even so, up until very recently, nobody worried about GPS spoofers.
Şimdi x'i zamana bağlı bir fonksiyon olarak yazabilecek miyiz görelim. -So let's see if we can just get an intuition for what x will look like as a function of time.
Zamana bağlı bir x grafiği çizeceğim.So let me try to graph x as a function of time.
Zamana dikkat edin, Independence ekibi.Clamp it down. Watch your time, Independence team.
O zamana dek zaten HIV'e karşı verilen savaş çoktan kaybedilmiş oluyor.By that time, the battle against HlV would already have been lost.
Zamana karşı bir yarıştır.It's a race against time.
Bu zamana kadar sayısız Galapagos adası oluştu ve yokolduCountless Galapagos islands have come and gone
Zamana nasıl bakabilirsiniz?How can you look at time?
- Bildiğiniz gibi hız, yer değiştirme bölü zamana eşittir. -Well, the velocity is equal to distance divided by time.
O zamana kadar İzlanda'da tipik kadın gibi kadınlar olarak tanınmıyorduk.We weren't known as the typical "women" women in Iceland up until then.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.It really is a little bit out of place temporally.
Ya konu ifade etmeye gelince?Oyuncunun çalışmasını teslim ettiği zamana gelince?But what about expression? What about that moment when an artist delivers that piece of work?
Ahir zamana kadar eğitici olarak kalacak birineA teacher till the end of time
O zamana dek, size mutlu Pi Günleri.Don't worry. I look forward to its fall.
Bu eksen zamana eşit ve bu birim 5'e eşit olmasın çünkü s gibi görünüyorAnd this axis is of course time, this axis, maybe I shouldn't do 5, because it looks so much like s.
George Gamow, aynı zamanada büyük bir fizikçidir, Bağ'ı o dizayn etti.George Gamow, also a great physicist, he designed the tie.
Aslında o zamana geri dönmeliyim.Well, at that time -- I should go back.
Eksi 5, artı veya eksi 37, bölü 16, zamana eşittir.So minus 5 plus or minus 37 over 16 is equal to the time.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.So, until then, basically people were living on top of their trades.
Bize konum vektörümüzün, zaman 1 saniyeye eşit olduğunda, zamana göre anlık değişimini veriyor. -One, two, three, four.
Bu, zamana göre hız vektörümüz.So what is our velocity- or this is our velocity vector as a function of time,
Biliyoruz ki son hız, ilk hız artı ivme çarpı zamana eşit. -We know that the final velocity is equal to the initial velocity plus acceleration times time.
Okul gezimiz nasıl olur da aynı zamana denk gelir?How could our field trip be at the same time?
O zamana kadar bitirmiş olacağız.We'll be done by then.
Kısacası, zamana inandım.So I did believe: on time.
Acaba daha eski zamana ait bir zeminde mi duruyoruz yani?So, are we at an ancient ground level now?
Ve onlar o günden bu zamana kadar benimle birlikte çalışıyorlar.And they are working with me up to today.
Gördüğünüz gibi, günümüz Almanyası ile denk zamana geliyor.As you can see, it kind of coincides with modern Germany.
Bu zamana kadar bana zor gelecek bir şeyi hiç denememiştim.I haven't really experienced something that was difficult for me.
Bedenimizin karakteristik bir koku yaymaya başladığı zamana bakalımWe may look at the time when our bodies start to emit a characteristic odor.
Zamana göre sevgi miktarı çizelgesi olmaz.You're not allowed to chart love.
Peki bu zamana kadar bu yaklaşım nasıl sonuçlar verdi?And how has that been for them?
Fakat daha yakın zamana kadar, kainatın ilk hali hakkında çok az bilgiye sahip idik.But until recently, we have had little idea about the initial conditions for the universe.
JULIET ben başarısız: 'tis yirmi yıl o zamana kadar.JULlET I will not fail: 'tis twenty years till then.
Çoğumuz giderek geçmişe olduğu kadar gelecek veya şimdiki zamana da bağlı durumdayız.More and more of us are rooted in the future or the present tense as much as in the past.
Bu zamana kadar olan buydu.This is what has been happening.
Bu zamana kadar, şirket Rus oyun pazarında yeterince tanınmıştı.And by that time the company was recognizable enough on the Russian game market.
Böylece zamanaşımı (time-lapse) fotoğraflar çekmeye başladım.So I started shooting time-lapse photography.
Kutsal vahiylere inananlar için söylüyorum, bu vahiylerin tartışması bir başka zamana bırakılmıştır.Those of you who believe in divine revealed authority, that's a debate for another day.
Bakteri nüfusunun, zamana göre değişimini çizin. .Draw the graph of the size of the bacteria population against time in days.
Bu doğal işaretlerin zamanlaması yakın zamana kadar tutarlıydı.Timing of these natural signs has remained consistent until recently.
Ama zamana ihtiyacım var.But I need time.
Yakınlaşınca, düşünmek için biraz zamana ihtiyaç duydum.As we became close, I needed time to think.
'Ne zaman' hakkında, sanki zamana bağlı değilmiş gibi bahsediyorum.I speak about 'when', as though, it doesn't depend on time.
Bu zamana kadar bu denklemlerin nasıl çözüleceğini gördünüzSo, in general, you've already learned how to factor a second degree equation.
O zamana dek bir hiçbir şey değilsin.Till then, you're nothing.
Bu eğri ise fiyatın zamana göre değişimini gösteriyor.But this is the delivery price, the market delivery price today, right now.
Net kuvvet momentumun zamana göre değişimidir. -All force is change in momentum over time.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.This is a spectrogram of what the frog chorusing looks like when it's in a very healthy pattern.
Peki, eğer çalışmak için ekstra bir zamana sahipseniz.So, if there was any extra time that you had to practise,
O zamana kadar,yapamam-Until then, I can't -
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod