Ana içeriğe geç
Sözlük

zamana ile cümle

zamana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha fazla zamana ihtiyacımız vardı.Potrzebowaliśmy więcej czasu.
Daha fazla zamana ihtiyacımız vardı.We hadden meer tijd nodig.
Daha fazla zamana ihtiyacımız vardı.Имахме нужда от повече време.
Daha fazla zamana ihtiyacımız vardı.Ми потребували більше часу.
Daha fazla zamana ihtiyacımız vardı.Нам нужно было больше времени.
Daha fazla zamana ihtiyacımız vardı.היינו זקוקים ליותר זמן.
Daha fazla zamana ihtiyacımız vardı.نحتاج وقت أكثر.
Daha fazla zamana ihtiyacımız vardı.より良い方法があるはずでした
Daha önceki videolardan bildiğimiz yer değişim formülü zamana , ilk hıza ve ivmeye bağlı bir fonksiyondu.على الازاحة كأقتران في الزمن والسرعة الابتدائية
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Andiamo avanti, ora stiamo esplorando il Mar Nero.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Baru-baru ini, kami menjelajah Laut Hitam.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Chr. Meer recent verkenden we in de Zwarte Zee.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Dopiero co nurkowaliśmy w Morzu Czarnym.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Här var vi i Svarta havet och utforskade.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.좀 더 최근에, 우리가 흑해속으로 탐험하던 중이었습니다.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Mai recent, explorăm şi Marea Neagră.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Más recientemente, hicimos exploraciones en el Mar Negro.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Plus récemment, nous étions en exploration dans la Mer Morte.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Vor kurzem, im Schwarzen Meer, wo wir forschen.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Πιο πρόσφατα, στη Μαύρη Θάλασσα όπου διεξάγουμε έρευνες.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.Вот из недавнего: в Чёрном море, где мы сейчас работаем.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.עוד לאחרונה, אנו עובדים בים השחור.
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.وأيضاً مؤخراً, في البحر الأسود حيث كنا نستكشف
Daha yakın zamana bakarsak, Karadeniz'i araştırıyoruz.酸素がないため、ここは地球最大の硫化水素の
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Baru-baru ini, kita diingatkan pada kekuatan alam itu sendiri secara tragis dalam gempa bumi di Haiti.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Gần đây, chúng ta đã từng bị cảnh báo về sự tàn phá nặng nề từ thiên nhiên với trận động đất ở Haiti.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.최근에는 자연의 파괴의 힘을 떠올리게 하는 사건이있였습니다. 바로 아이티 지진입니다.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Nedavno nas je na uničujočo moč narave same spomnil potres na Haitiju.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Nedávno sme znovu tragicky pocítili ničivú silu prírody pri nedávnom zemetrasení na Haiti.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Recientemente, hemos recordado el poder destructivo de la naturaleza con el reciente terremoto en Haití.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Нещодавно ми трагічно згадали про руйнівну силу природи, коли відбувся землетрус в Гаїті.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.Совсем недавно, о разрушительной силе самой природы нам напомнило землятрясение на Гаити.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.לאחרונה, קיבלנו תזכורת לכוח ההרס שיש לטבע כאשר התרגשה רעידת האדמה בהאיטי.
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.ومؤخراً تم تذكيرنا بالقوة المدمرة للطبيعة بمأساة وهي الزلازال المدمر الاخير في هايتي
Daha yakın zamana gelirsek, maalesef Haiti'de olan depremle birlikte doğanın yıkıcı gücünü hatırladık.ハイチでの地震の悲惨な状況から 自然の破壊力を思い知らされました これよりさらにひどいのは
Deep Blue süper bilgisayarıyla oynadığı zamana.슈퍼컴퓨터 딥 블루(Deep Blue)와 겨루었을 때 말이죠.
Deep Blue süper bilgisayarıyla oynadığı zamana.שיחק מול "כחול עמוק", מחשב-על.
Deep Blue süper bilgisayarıyla oynadığı zamana.لعب مع "ديب بلو"، حاسوب عملاق.
Deep Blue süper bilgisayarıyla oynadığı zamana.機械が勝った その日からです
Delta T, topun havada geçirdiği zamana eşittir.delta T 는 공의 총 체공 시간입니다.
Delta T, topun havada geçirdiği zamana eşittir. O zaman yukarı çıkarken geçen zaman, bunun yarısına eşittir.Potom víme, že čas stoupání bude polovina tohoto času, to samé platí pro čas klesání.
Delta T, topun havada geçirdiği zamana eşittir.דלתא T מוגדר כזמן השהות באויר.
Delta T, topun havada geçirdiği zamana eşittir.دلتا T تساوي الزمن في الهواء
Demek ki, y'nin zamana göre değişim hızını bulabiliriz. -Então é 2X vezes a derivada de X em relação ao tempo.
Demek ki, y'nin zamana göre değişim hızını bulabiliriz. -Eso es (2x) multiplicada por la derivada de "X" con respecto al tiempo.
Demek ki, y'nin zamana göre değişim hızını bulabiliriz. -Si c'est x 2 fois la dérivée de x avec quant à temps.
Demek ki, y'nin zamana göre değişim hızını bulabiliriz. -אז זה שני איקס כפול הנגזרת של איקס ביחס לזמן
Demek ki, y'nin zamana göre değişim hızını bulabiliriz. -اذاً ذلك 2x × مشتقة x
Denklemin iki tarafında zamana göre türev alırsak, çok ilginç bir şey elde ederiz. -لكن اذا اوجدناه، اذا اخذنا نسبة التغير فيما يتعلق بالوقت لطرفي هذه المعادلة
Depoyu belirtilen commit'e o zamana kadar yapılan değişiklikleri iptal ederek sıfırlaReimposta il repository su un dato commit, annullando qualsiasi tipo di modifica precedente
Diyebiliriz ki şu zamana kadar bulunan heykelciklerin hepsi çıplak kadın heykelcikleri.Deberíamos decir todas las cifras que se han encontrado hasta ahora son figuras femeninas y son desnudas.
Diyebiliriz ki şu zamana kadar bulunan heykelciklerin hepsi çıplak kadın heykelcikleri.Deveríamos dizer que todas as figuras que foram encontradas até agora são figuras femininas e estão nuas.
Diyebiliriz ki şu zamana kadar bulunan heykelciklerin hepsi çıplak kadın heykelcikleri.우리는 지금까지 발견된 모든 조각상들이 여인상이었으며 전부 누드였다고 말해도 좋을 것입니다.
Diyebiliriz ki şu zamana kadar bulunan heykelciklerin hepsi çıplak kadın heykelcikleri.Mali by sme povedať, že všetky doteraz nájdené figúrky sú figúrky žien a tie sú nahé.
Diyebiliriz ki şu zamana kadar bulunan heykelciklerin hepsi çıplak kadın heykelcikleri.Měli bychom říci, že všechny figurky, které jsme dosud nalezli, jsou ženské figurky a že jsou nahé.
Diyebiliriz ki şu zamana kadar bulunan heykelciklerin hepsi çıplak kadın heykelcikleri.Potremmo dire che tutte le statue fin qui trovate Sono figure femminili e sono nude
Diyebiliriz ki şu zamana kadar bulunan heykelciklerin hepsi çıplak kadın heykelcikleri.We zouden moeten zeggen 'van alle figuren die tot nu toe zijn gevonden zijn ze allemaal vrouwelijk en naakt.
Diyebiliriz ki şu zamana kadar bulunan heykelciklerin hepsi çıplak kadın heykelcikleri.Wir sollten alle die Zahlen sagen, die bisher gefunden wurden sind weibliche Figuren, und sie sind nackt.
Diyebiliriz ki şu zamana kadar bulunan heykelciklerin hepsi çıplak kadın heykelcikleri.Вернее, все найденные до сих пор фигурки — изображения женщин. Обнажённых.
Doğu Avrupa’da, kullanım düzeyleri yakın zamana kadar çoğu ülkede artmaya devam ediyordu.In Oost-Europa nam het gebruik in de meeste landen tot voor kort nog steeds toe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod