Bu kitabı çevirmek için ne kadar zamana ihtiyacın vardı?How long did you need to translate the book?
Yakın zamana kadar o odada ne olduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu.I had no idea what was in that room until recently.
Yarın bu zamana kadar onu bitirtin lütfen.Please have it finished by this time tomorrow.
O zamana kadar her şey olabilir.Anything may happen till that time.
Ne kadar zamana ihtiyacın var?How much time do you need?
Ne kadar zamana ihtiyacınız var?How much time do you need?
Ne kadar zamana ihtiyacın olacak?How much time will you need?
Tom ihtiyacı olan bütün zamana sahip olacağını düşünüyordu.Tom thought he would have all the time he needed.
Ne zamana kadar Güney Kore'de olacaksın?Until when will you be in South Korea?
Yarın bu zamana kadar Boston'da olacağım.I'll be in Boston by this time tomorrow.
Hazırlık yapmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.I need a little more time to prepare.
Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var.I need a little more time to prepare.
Hazırlanmak için ne kadar zamana ihtiyacın olacak?How long will you need to get ready?
Bundan daha fazla zamana ihtiyacım var.I need more time than that.
Bunların hepsini düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to think about all of this.
Onunla ilgili düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to think about it.
Listeyi hazırlamak için zamana ihtiyacımız var.We need time to prepare the list.
Benim yalnız biraz zamana ihtiyacım var.I need some time alone.
Tom'a biraz daha zamana ihtiyacımız olacağını söyle.Tell Tom we're going to need more time.
Onun düşünmek için zamana ihtiyacı var. O sana yanıtını yarın verebilir mi?She needs time to think. Can she give you her answer tomorrow?
Sadece o zamana kadar beklemek zorunda kalacağız.We'll just have to wait till then.
Bizim yalnızca biraz zamana ihtiyacımız var.We just need a little time.
Biz hala daha fazla zamana ihtiyacımız var.We still need more time.
Sadece biraz zamana ihtiyacımız var.We just need some time.
Sadece zamana ihtiyacımız var.We just need time.
O zamana kadar bitirebilir misin?Can you finish by then?
Düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to think.
Tom yarın bu zamana kadar Boston'da olacak.Tom will be in Boston by this time tomorrow.
Onun dinlenmek için zamana ihtiyacı var.She needs time to relax.
Sakinleşmek için zamana ihtiyacı var.He needs time to relax.
Tom'un sadece biraz zamana ihtiyacı olacak.Tom is just going to need some time.
İşini bitirmek için Tom'un biraz daha zamana ihtiyacı var.Tom needed more time to finish his work.
Tom bu zamana kadar varmalıydı.Tom should've arrived by this time.
O zamana kadar, infazı erteliyoruz.Until then, we are postponing the execution.
Daha fazla zamana ihtiyacın varsa senin için beklemeye hazırım.I'm willing to wait for you if you need more time.
Onu iyice düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.I need a little time to reflect upon it.
Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacımız var.We need a bit more time to prepare.
Bu fabrikayı kurmak, uzun bir zamana ve bir sürü paraya mal oldu.It took a long time and a lot of money to build this factory.
Dinlenecek zamana ihtiyacın var.You need time to rest.
Tom asla hiç boş zamana sahip gibi görünmez.Tom never seems to have any free time.
O zamana kadar karanlıktı.It was dark by then.
Daha fazla zamana ihtiyacın olacağını düşünüyor musun?Do you think you'll need more time?
O zamana kadar ne yapmalıyım?What should I do until then?
O zamana kadar ne yaparım?What do I do till then?
O zamana kadar ne yapacaksın?What'll you do then?
Biraz daha zamana ihtiyacımız olacak.We're going to need a little more time.
Tom o zamana kadar geri dönebilir.Tom may be back by then.
Onun hakkında düşünmek için biraz zamana ihtiyacım olacak.I'll need some time to think about it.
Seninle birlikte biraz zamana ihtiyacım var.I need some time with you.
Onlarla birlikte biraz zamana ihtiyacım var.I need some time with them.
Onunla birlikte biraz zamana ihtiyacım var.I need some time with him.
Sadece onlarla birlikte daha fazla zamana ihtiyacım var.I just need more time with them.
Sadece onunla birlikte daha fazla zamana ihtiyacım var.I just need more time with him.
Tom'un dinlenmek için zamana ihtiyacı var.Tom needs time to relax.
Üzerinde düşünmek için zamana ihtiyacın var mı?Do you need time to think it over?
O zamana nalları dikmiş olurum.I'll be six feet under by then.
Bizim sadece biraz daha zamana ihtiyacımız var.We just need a little more time.
Tom'un daha fazla zamana ihtiyacı vardı.Tom needed more time.
Daha fazla zamana ihtiyaçları var.They need more time.
Onların sadece zamana ihtiyacı var.They just need time.