Tom'un biraz daha zamana ihtiyacı var.Tom needs more time.
Yarın bu zamana kadar zaten varmış olacağız.By this time tomorrow, we will have already arrived.
O zamana kadar paraya sahip olacağımı sanmıyorum.I don't think I'll have the funds by then.
Onun yaşamı, zamana karşı bitmeyen bir yarıştır.His life is a neverending race against time.
Düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.I need some time to think.
Pasaportun ne zamana kadar geçerli?When is your passport valid until?
Bence biraz daha fazla zamana ihtiyacımız var.I think we need more time.
Biraz daha zamana ihtiyacımız var.We need more time.
Sadece Tom'un biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu düşündüm.I thought Tom just needed some more time.
Tom yarın bu zamana kadar tam bir rapor istiyor.Tom wants a full report by this time tomorrow.
Yalnızca biraz zamana ihtiyacımız var.We need a little time alone.
Tom tek başına zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor.Tom says he needs time alone.
Belki ben sadece biraz zamana ihtiyaç duyuyorum yalnız.Maybe I just need some time alone.
Tom'un zamana ihtiyacı vardı.Tom needed time.
Tom'un zamana ihtiyacı var.Tom needs time.
Zamana ihtiyacımız var.We need time.
Zamana ihtiyacım var.I need time.
Biz zamana karşı mücadele ediyoruz.We're fighting against time.
Ben bütün bunlar için zamana sahip değilim.I don't have time for all of this.
Ben eğer yeterince zamana sahipsem bilmiyorum.I don't know if I have enough time.
Ben geçen gece iyi bir zamana sahiptim.I had a good time last night.
Daha fazla zamana ihtiyacım var. Ayrıca biraz nakite ihtiyacım var.I need more time. I also need some cash.
Sadece biraz daha fazla zamana ihtiyacım var.I just need a little more time.
Benim sadece Tom ile daha fazla zamana ihtiyacım var.I just need more time with Tom.
Sadece daha fazla zamana ihtiyacım var.I just need more time.
Sadece biraz zamana ihtiyacım var.I just need some time.
Sadece düşünmek için zamana ihtiyacım var.I just need time to think.
Benim sadece zamana ihtiyacım var.I just need time.
Biraz daha zamana ihtiyacım var.I need a little more time.
Çok zamana ihtiyacım var.I need lots of time.
Hazırlanmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.I need more time to prepare.
Kendim için biraz zamana ihtiyacım var.I need some time to myself.
Tom'la biraz zamana ihtiyacım var.I need some time with Tom.
Hazırlanmak için zamana ihtiyacım var.I need time to prepare.
Biraz daha fazla zamana ihtiyacım vardı.I needed a little extra time.
Tom'un tek başına biraz zamana ihtiyacı vardı.Tom needed some time alone.
Hâlâ zamana ihtiyacım var.I still need time.
Sanırım biraz daha zamana ihtiyacım var.I think I need a little more time.
Sanırım biraz daha zamana ihtiyacımız olacak.I think we're going to need more time.
Tom benim sana biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu söylememi istedi.Tom asked me to tell you he needed a little more time.
Tom'un daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu söylediğini sanıyordum.I thought you said Tom needed more time.
Biraz daha zamana ihtiyacım olacak.I'm going to need a little more time.
Ben gerçekten iyi bir zamana sahip oluyorum.I'm having a really good time.
Biz ihtiyacımız olan tüm zamana sahibiz.We have all the time we need.
Daha fazla zamana ihtiyacım olduğunu düşünüyorum.I think I need more time.
Daha fazla zamana ihtiyacın var mı?Do you need more time?
O zamana kadar döneceğim.I'll be back by then.
Biraz zamana ihtiyacım olacak.I'll need some time.
Tom ve Mary o zamana kadar üç yıl evliydi.Tom and Mary had been married for three years by then.
Tom, Mary'nin raporunu bitirmek için daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor.Tom says Mary needs more time to finish her report.
Yarın bu zamana kadar buradan çıkacağız.We'll be out of here by this time tomorrow.
Bu kitabı okumak gerçekten zamana değerdi.Reading this book was really worthwhile.
Tom biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said he needed some more time.
Tom Mary'nin daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor.Tom says Mary needs more time.
Tom onların daha zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor.Tom says they need more time.
Tom daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom says he needs more time.
Onların daha çok zamana ihtiyacı vardı.They needed more time.
Tom'un biraz zamana ihtiyacı vardı.Tom needs some time.
Önümüzdeki hafta bu zamana kadar artık bir sorun olmayacak.That will be no longer a problem by this time next week.
Her ikimizinde daha fazla zamana ihtiyacı var.We both need more time.