Bu da, bu zamana kadar mahalleden göç olayının çok az olduğu fikrini vermektedir.A dolog érdekessége, hogy az országban ekkor már a hírközlés ilyen módja alig létezett.
Adada tarih öncesi zamana ait insan izleri bulunmuştur.Unije szigetén már a történelem előtti időkben is éltek emberek.
Zamanaşımı, hak düşürücü süre bu sürelerdendir.Ezt az időt fejezi ki az éltartam.
O zamana kadar bu düşünceyi uygulamada kimse başarılı olamamıştı.Kuka tahansa ei olisi tuona aikana uskaltanut tehdä sitä.
Kaç tane oldukları zamana göre değişim gösterse de günümüzde 13 tane oldukları kabul edilir.Heidän lukumääränsä on vaihdellut vuosien saatossa mutta nykyään heitä katsotaan olevan kolmetoista.
O zamana dek sigorta işi tüccarlar tarafından yapılıyordu.Tähän saakka liikenteenohjaus tapahtui tavaramakasiinista käsin.
O zamana kadar, kız kardeşi evlenmişti ve Londra’da yaşıyordu.Samana vuonna hän meni naimisiin ja asettui asumaan Lontooseen.
O zamana kadar yapılan en iyi modellemedir ve halen kullanılmaktadır.Se oli paras jonka keksimme ja jostain syystä se jäi.
Durgunluğun başlangıcı Batı Avrupa ve ABD'deki finansal krizle aynı zamana denk geldi.Kriisi puhkesi samaan aikaan kuin Yhdysvalloista alkanut finanssikriisi.
Mençov, genel klasman bisikletçisi, tırmanıcı ve çok iyi bir zamana karşı yarışçısıdır.Mancebo on erikoistunut etappikilpailuihin ja hän on hyvä mäki- ja aika-ajaja.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Asia odottaa kuitenkin vielä toistaiseksi aikaansa.
O zamana kadar sadece birkaç parça Türkçe söylenmiştir.Se oli vielä tuohon aikaan oletettavasti vain osittain kreikkalaistunut.
Borçlu zamanaşımına rağmen borcu öderse bu geçerli bir ödemedir ve bu ödemenin iadesini isteyemez.Jos velan maksaa vaikka se olisi mahdollista kuitata, maksua ei voi saada takaisin edunpalautuksena.
Bundan dolayı bu zamana kadar ağaç kesip yakan da yoktur.Pihassa ei kasvanut vielä tuolloin puita.
O zamana kadar Azeri yazarlar farklı edebi topluluklarda faaliyet gösteriyorlardı.Ulkolatvialaiset toimivat sittemmin aktiivisesti erilaisissa latvialaisissa organisaatioissa.
Zamana ayak uydurabileyim diye her gün gazete okurum.Luen joka päivä sanomalehtiä pysyäkseni ajan tasalla.
O zamana kadar sadece TW1 kablolu televizyon ve uydudan yayın yapıyordu.Από την ημερομηνία αυτή, η TW1 ήταν διαθέσιμη μόνο στην καλωδιακή και δορυφορική.
Ne zamana kadar mı?Τι καιρό που είχαμε!
Bu biçim spekülasyonlardı sadece yakın zamana batılı tıpta kaydedilene kadar.Το όλο σενάριο ήταν υποθετικό μέχρι την πρόσφατη καταγραφή του στα ιατρικά βιβλία της Δύσης.
Güç uykusunun temel amacı zamana karşı uyku verimliliğini artırmaktır.Ο power nap ύπνος θεωρείται ότι μεγιστοποιεί την απόδοσή του σε σχέση με το χρόνο.
O zamana kadar, hastalık için farklı insanlar farklı isimler kullanmışlardı.Πριν από αυτή τη χρονολογία καθένας χρησιμοποιούσε κάτι άλλο.
O zamana kadar, 14 milyon evde mevcuttu.Συγκεκριμένα το 1940 υπήρχαν 40 σπίτια.
Bu da o zamana kadar görülmemiş bir şeydir.Κάτι που δεν γινόταν μέχρι τότε.
Bu zamana kadar, bu etkinin deneysel sonuçlarının kanıtlandığını gösteren sonuç ortaya çıkarılamamıştır.Όταν τελειώσει το πείραμα αποκαλύπτονται τυχών ψέματα που ειπώθηκαν κατά το πείραμα.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Είναι η κατάλληλη στιγμή να σταματήσω.
Hadrianus aynı zamanada entelektüel ve sanatsal alanların tümünde bilgisini göstermeyi severdi.Του άρεσε να επιδεικνύει τις γνώσεις του σε όλα τα πνευματικά και καλλιτεχνικά πεδία.
Belçika'da en yüksek 13. olarak Hadise'nin o zamana kadarki en başarılı single'ı olmuştur.Μέχρι σήμερα είναι η 13η μεγαλύτερη εισπρακτική επιτυχία όλων των εποχών.
Bu karara Şili hükümeti tarafından muhalefet edilmiştir ve şu zamana kadar anlaşmazlıklara yol açmıştır.Denne beslutning blev anket af Chiles regering og har været et stridsspørgsmål op til i dag.
Şehirde kurulan pazarlar konkistadorların o zamana kadar gördükleri en büyük pazardır.Byens marked var det største, conquistadorerne nogensinde havde set i den Nye Verden.
Bunun yanında Cancellara, kariyerinde 4 kez zamana karşı dünya şampiyonluğu kazandı.Cancellara har også vundet VM i enkelstart 4 gange.
O zamana kadar sadece yağış dönemleri için barınaklar yapılmıştır.Under resten af rejsen havde de imidlertid kun regnvand til rådighed.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Gården har siden været i denne families eje.
Apple, 2002'de iMac G4'ün piyasaya sürülmesiyle aynı zamana rastlarken, klavyelerini beyaz yapmaya başladı.Samtidigt med introduktionen af iMac G4 i 2002 begyndte Apple at gøre tastaturerne hvide.
Adada tarih öncesi zamana ait insan izleri bulunmuştur.Der er tegn på, at der har været mennesker på øen også i fordums tid.
O zamana kadar yapılan en iyi modellemedir ve halen kullanılmaktadır.Det blev hans største succes og har været spillet lige siden.
O zamana kadar İzel hep kırılgan ve melankolik haliyle tanınmıştır.Efter faldet blev han dog beskrevet som streng og melankolsk.
O zamana kadar, Kızıl Ordu Finlandiya'daki önemli stratejik noktaları almak için savaşmıştı.Indtil da havde den Røde Hær kæmpet for at okkupere hele Finland.
Bu zamana kadar bulunan seksenden fazla ksenon bileşiği elektronegatif flor veya oksijen içerir.Størstedelen af de mere end 80 kendte xenon forbindelser, indeholder enten elektronnegativt flour eller ilt.
Çünkü artık kadın o zamana ait değildir ve yok edilmesi gerekmektedir.Den er fredet og må ikke fanges og ved fangst skal den genudsættes.
O zamana kadar sadece birkaç parça Türkçe söylenmiştir.Flere tyrkiske versioner fandtes i forvejen.
Daha fazla zamana ihtiyacım var.Jeg har brug for mere tid.
O zamana kadar, kız kardeşi evlenmişti ve Londra’da yaşıyordu.Til da, hadde hennes søster giftet seg og flyttet til London.
Unvan hakkı bulunan makamlar zamana göre değişmekteydi.Likeledes ble den omtalte vekseler Erfeldt hardt medtatt.
Böylece, o zamana kadar dört ligin bulunduğu 104 yaşındaki Football League parçalanmış oldu.Dette betød at den 104-årige Football League, som hadde operert med fire divisjoner, ble oppløst.
Durgunluğun başlangıcı Batı Avrupa ve ABD'deki finansal krizle aynı zamana denk geldi.Begynnelsen av stagnasjonen sammenfalt med en finanskrise i Vest-Europa og USA.
Başka bir zamana...) dedi.'En gang, i en annen tid ... "
Çünkü yeni materyali tamamlamak için zamana ihtiyaçları vardı.De hadde drevet på med innspillingen av nytt materiale i lengre tid.
Bu raporu bitirebilmek için zamana ihtiyacım var.Det kan ta lang tid å bli ferdig med denne prosessen.
Yakın zamana kadar köy ekonomisininin temeli hayvancılıktı.Bydelen har siden tidlig i middelalderen vært en jordbruksbygd.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.Statusen til «sloboda» varierte over tid og etter territorium.
Bu zamana kadar Roma deniz taktikleri de gelişme göstermişti.På denne tiden var de romerske sjøkrigstaktikkene relativt godt utviklet.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Huset har siden vært i familiens eie.
Dişileri daha uzun yaşar ve eylül ayı gibi geç zamana kadar kalırlar.Hannene dør innen midtsommer, mens hunnene lever lengre, helt til begynnelsen av september.
Anne Boleyn o zamana kadar Hollanda'daydı.Thomas Danielsen har bodd i Holstebro siden 2000.
Bu yıl içerisinde o zamana kadar en çok satan grup olmuştu.Det var det høyeste noen hadde hoppet det året.
O zamana kadar, hastalık için farklı insanlar farklı isimler kullanmışlardı.Sebelumnya, orang-orang menggunakan nama berbeda untuk penyakit ini.
Bu zamana kadar, bu dil ayrı bir dil olarak düşünülmedi ve sadece Fars dili olarak tanımlanıldı.Sampai saat ini, bahasa tersebut tidak dianggap sebagai terpisah dan hanya dianggap sebagai bahasa Persia.
Not alma, zamana karşı bir yarışdır.Mencatat adalah sebuah perlombaan melawan waktu.
Bu zamana kadar Macaristanda yapılmış son turnuva 1936 Macaristan Grand Prix yarışı olmuştur.Jalan-jalan di taman ini pernah menjadi tempat diadakannya Grand Prix Hongaria 1936.
O zamana kadar, kız kardeşi evlenmişti ve Londra’da yaşıyordu.Ia telah menikah dan saat ini tinggal di London.