Yakın zamana kadar şehirde küçük bir Yahudi topluluğu yaşasa da devrim sonrasında buradan çıkartılmışlardır.Була дуже красива Церква. яку після революції зруйнували.
O zamandan bu zamana dek ismi değişmemiş hep öyle kalmış.З того часу ця назва не змінювалась.
Bu zamana kadar zaten bütün savaş suçluları afla salıverildi.Бо всі вони були до того часу розпродані.
En iyi takım en az toplam zamana sahip olan takımdır.Останнє місце посіла команда Е, яка здобула найменше очок.
O zamana kadar Ukraynalı Kazaklar Osmanlı egemenliği altında bulunuyorlardı.В той період Галичина перебувала під владою Австро-Угорщини.
Bu zamana kadar Yahudilerin durumu genel olarak iyiydi.З цього моменту вбивства євреїв набули регулярного характеру.
Bu o zamana kadar bir NBA All-Star Maçı'nı izleyen en kalabalık seyirci kitlesiydi.Через рік був учасником Матчу всіх зірок НБА.
Aktivite zamana bağlı şekilde azalır, genelde üssel azalma göstererek.Дія зазвичай відбувається лінійно, але завжди містить відсилання до минулого.
Motor fabrikası o zamana doğru 2 milyon dizel motor üretti.На електричній станції до того часу вже працювало 5 дизельних двигунів.
Zamana ayak uydurmalıyız.Ми маємо йти в ногу з часом.
Güle güle! Daha fazla zamana sahip olduğunda, geri gel ve oyna!Бувай! Коли в тебе буде більше часу, повертайся, пограємо!
Ne kadar zamana ihtiyacınız var?Скільки часу вам потрібно?
Bizim yalnızca biraz zamana ihtiyacımız var.Нам просто потрібно трохи часу.
Toplamda 28 etap kazanmıştır ve bunların 13'ü bireysel zamana karşı etaplarıdır.Vyhrál celkem 28 etap, z toho 13 byly individuální časovky.
O zamanadek .Právě včas.
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.Zatím je na internetu .
Diğer bir ifadeyle fantaziyi eserlerinden uzaklaştırıp içinde bulundukları zamana ve yere odaklanmışlardır.Obrazy odrážejí nostalgii po domově, který mu byl odepřen a osamocení v čase i prostoru.
O zamana kadar, Kızıl Ordu Finlandiya'daki önemli stratejik noktaları almak için savaşmıştı.Do té doby Rudá armáda bojovala s cílem zabrat celé Finsko.
Eşitlik ilkesini kullanarak bu tensör kolayca eğri uzay zamana genelleştirilir.Při použití principu ekvivalence lze tento tenzor snadno zobecnit na zakřivený prostoročas.
Yüklemin zamana göre çekimi soneklerle yapılır.Hodinky přejdou do standardního režimu po nabití.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.Teprve v tomto období byli Cakóni konečně christianizovaní.
Kırmızı abajurun ortaya çıktığı yerlere ve zamana dikkat edin.Kryt valbový, červené eternitové šablony.
O zamana kadar, 14 milyon evde mevcuttu.Tehdy zde žilo v 19 domech 147 obyvatel.
Ancak o zamana kadar Praejecta çoktan evlenmişti.Porfyrogennet byl v té době ženatý.
Bu sınır topluma ve zamana göre değişecektir.Ten se však s chodem dějin a vývojem společnosti mění.
O zamana kadar orijinal disketler 8 inç boyutundalardı ve çok büyüklerdi.Úplně první gramofonové desky měly průměr 12 cm a byly vyrobeny z tvrzené pryže.
Bu zamana kadar en popüler cezalandırma yöntemi insanları sürgüne göndermekti.To byl nejdrastičtější trest, který mohl být na šlechtice té doby uvalen.
Bu o zamana kadar hiçbir hard rock grubunun başaramadığı bir başarıydı.Takto dobře se od té doby žádný další singl skupiny neumístil.
O zamana kadar postayı alan posta ücretini ödüyordu.Od té doby s ním udržoval čilou korespondenci.
Çünkü yeni materyali tamamlamak için zamana ihtiyaçları vardı.Poté ji doplňoval novým materiálem.
Bir diğer ünlü ritim one droptur ve üçüncü zamana vurgu yapar.Jedna zobrazuje zlatý věk, druhá úpadek a třetí znovuvzkříšení.
Hazırlanmak için zamana ihtiyacım var.Potřebuji čas na přípravu.
Sanatçı o zamana kadar uygulanmakta olan oranlar sistemini değiştirmiştir.Artistul încalcă regulile stabilite până atunci.
Ne zamana kadar mı?Dar până când?
Albüm, grup için o zamana kadarki en büyük ticari başarıyı getirdi.Materialul conține și unele dintre cele mai mari succese comerciale ale grupului până în momentul de față.
Eşitlik ilkesini kullanarak bu tensör kolayca eğri uzay zamana genelleştirilir.Utilizând principiul de echivalență, acest tensor se poate generaliza la un spațiu-timp curbat.
Kırmızı abajurun ortaya çıktığı yerlere ve zamana dikkat edin.Observați aparițiile lămpii cu abajur roșu.
Başka bir zamana...) dedi.A fost odată” …..
Etapların bazıları takım ya da bireysel zamana karşı olabilir.Totuși, în unele zile se programează etape contratimp, individuale sau pe echipe.
Sürekli sistem ise, zamana göre durum değişkeninin sürekli olarak değişmesidir.Un sistem continuu este cel în care variabilele de stare se modifică continuu în timp.
Standart zamana yaz saati düzeltmesi dahil değildir.Singapore nu respectă ora de vară și nu schimbă vara fusul orar.
O zamana kadar ne işle meşguldü?Cu ce s-a ocupat până atunci?
O zamana kadar ne işle meşguldü?Până atunci cu ce treabă a fost ocupat?
Biraz daha zamana ihtiyacımız var.Avem nevoie de un pic mai mult timp.
Quosque tandem abutere, Catilina, patientia nostra Ne zamana kadar sabrımızı suistimal edeceksin Catalina?Fordítás: Ugyan meddig élsz vissza, Catilina, még a türelmünkkel?
O zamanadek .Az időkerék-tan.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Ekkor már a Széchényi család tulajdona volt.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Tom egy kis gondolkozási időt kér.
Kayıtların gönderildiği zamana göre TTL değerlerinden farklı olarak, zaman damgaları mutlaktır.Míg a TTL-értékek relatívak, a rekordok elküldésének idejétől kell számítani őket, az időbélyegek abszolútak.
O zamandan bu zamana dek ismi değişmemiş hep öyle kalmış.Ez a név azóta nem változott.
Böylece bu zamana kadarki en fazla lig golünü atmış oldu.Ő az egyetlen eddig aki ennyi gólt lőtt ezen a rangadón.
O zamana kadar yapılan en iyi modellemedir ve halen kullanılmaktadır.Ez egyben eddigi legmagasabb Élő-pontszáma, és az eddigi legjobb helyezése.
O zamana kadar Hristiyanlık toplumun büyük bir kesimi tarafından benimsenmişti.A város akkoriban nagy keresztény gyülekezettel rendelkezett.
1977 yılında şirket o zamana kadar mevcut bulunan bira tekelinden ayrıldı.Egy 1974-es ásatás megerősítette az elképzelést, hogy a ma is működő söröző helyén állt az egykori sörfőzde.
Şehrin o zamana kadar 15.000-30.000 kişilik bir nüfusu vardı.Ekkoriban a városnak mintegy 20 000–30 000 lakosa lehetett.
O zamana kadar, kız kardeşi evlenmişti ve Londra’da yaşıyordu.Amerikai útját követően megnősült és Londonban telepedett le.
TARİHİ ÇOK ESKİ ZAMANA DAYANIR.Eredete igen régi időkre nyúlik vissza.
Zamana göre 2Gstand 360 saattir ve 3Gstandby süresi 360 saattir. ^ 702TFok helyett általában időbeosztást használnak: 360° = 24h.
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.Azóta csak online érhető el.
Bu zamana kadar birçok çift yıldız ölçüldü ve kataloglandı.Rengeteg mélyégobjektumot, kettőscsillagot figyelt meg és katalogizálta is őket.