Ana içeriğe geç
Sözlük

zamana ile cümle

zamana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onu ikna etmek için zamana ihtiyacım vardı.Ik had tijd nodig om haar te overtuigen.
Dükkân ne zamana kadar açık?Tot hoe laat is de winkel open?
Quosque tandem abutere, Catilina, patientia nostra Ne zamana kadar sabrımızı suistimal edeceksin Catalina?W dosłownym tłumaczeniu: „Jak długo, Katylino, będziesz nadużywał naszej cierpliwości?”
Soyuz'a 15 uçuşunda 48 yaşındaydı ve o zamana kadarki en yaşlı kozmonottu.Diomin miał wówczas 48 lat i był najstarszym człowiekiem jaki znalazł się w kosmosie.
Bu zamana kadar Alman kuvvetleri geniş bir bant üzerinde yayılmıştı.Do tego czasu Niemcy zostali rozproszeni na dużym obszarze.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Ma za mało czasu, by się nad tym zastanawiać.
İlk olarak seçilen birim zamana göre gözlem yapılıyor.Pierwszy prowadzący takie obserwacje w sposób długoterminowy.
Toplamda 28 etap kazanmıştır ve bunların 13'ü bireysel zamana karşı etaplarıdır.Łącznie wygrał 28 etapów (z czego 13 w jeździe indywidualnej na czas).
O zamanadek .W taki czas.
Çünkü yeni materyali tamamlamak için zamana ihtiyaçları vardı.Dawniej dało się pracować nad nowym materiałem na żywo.
O zamana kadar, kız kardeşi evlenmişti ve Londra’da yaşıyordu.Kiedy się ożenił, wyjechał do Londynu.
Bu sınır topluma ve zamana göre değişecektir.Tak więc pojęcie to będzie się zmieniać z biegiem czasu, w zależności od kultury i grupy społecznej.
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.Od tego momentu pismo funkcjonowało jedynie w internecie.
Bu zamana kadar zaten bütün savaş suçluları afla salıverildi.Zwolniono wówczas wszystkich więźniów kryminalnych.
Bu zamana kadar hep takım olarak bir şeyler yapmışlardı.Odtąd zespół był już w trasie niemal bez przerwy.
Zamanaşımına uğramış bir borç, eksik borç haline gelir.Zaciągany jest w sytuacji chwilowego braku gotówki.
Ne zamana kadar mı?Czym był dotąd?
Aktivite zamana bağlı şekilde azalır, genelde üssel azalma göstererek.Skokami porusza się nieporadnie – zazwyczaj tylko w czasie ucieczki.
Oyunda ilerledikçe modern zamana geliyoruz.Gra toczy się w czasach współczesnych.
Genel klasmanda elde ettiği zamanları, zamana karşı yarışlarında kaybetti.O przewadze niższych klas decydowały czasy uzyskane podczas regularnych wyścigów.
Yarışmada 5. olarak Kıbrıs'a o zamana dek en iyi sonucu getirmiştir.Do końcowej punktacji zaliczano zawodnikom 5 najlepszych wyniki.
Ancak o zamana kadar Praejecta çoktan evlenmişti.Bonifacy był w tym czasie żonaty.
Gemi bulunduğu zamana göre gelişmiş teknolojik özellikler ile donatılmıştı.Wnętrze zostało zaprojektowane według najbardziej rozwiniętych wówczas technik.
Polonya'nın bu sonucu bu zamana kadar aldığı en kötü sonuçtur.Jak na dziś jest to najgorszy rezultat Litwy.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Prawdopodobnie dom ten był w tym czasie ich własnością.
Bu saldırı şehrin karakterini bu zamana kadar kötü yönde etkilemiştir.Wygląd miasta w tym okresie nie przedstawiał się imponująco.
Yalnızca biraz zamana ihtiyacımız var.Potrzebujemy trochę czasu na osobności.
Quosque tandem abutere, Catilina, patientia nostra Ne zamana kadar sabrımızı suistimal edeceksin Catalina?Hur länge ännu, Catilina, skall du missbruka vårt tålamod?
O zamana kadar, hastalık için farklı insanlar farklı isimler kullanmışlardı.Innan dess använde olika människor olika namn på sjukdomen.
Adada tarih öncesi zamana ait insan izleri bulunmuştur.De fann dock spår av tidigare mänsklig aktivitet på ön.
Bu o zamana kadar yapılan ilk metal bacak idi.Det var det första metallbenet någonsin.
O zamana kadar bu amaçla sadece bir iç kimlik belgesi kabul ediliyordu.Till anmälan krävdes dock endast ett åldersbevis.
Bu raporu bitirebilmek için zamana ihtiyacım var.Protokollet ska färdigställas omedelbart i samband med att undersökningen avslutas.
Kırmızı abajurun ortaya çıktığı yerlere ve zamana dikkat edin.Lägg märke till situationer där den röda lampskärmen förekommer.
Ancak zamana ve modaya göre, tercih edilen kumaşlarda değişim olmuştur.Med honom börjar en ny tid, med förädlad smak.
Çünkü böyle bir olay o zamana kadar ne duyulmuş ne de görülmüştür.Något vi tidigare inte sett eller hört.
Mahallenin adı Beyköy olarak bu zamana kadar gelmiştir.Uppföljaren hette Been There, Done That.
Eşitlik ilkesini kullanarak bu tensör kolayca eğri uzay zamana genelleştirilir.Genom att använda ekvivalensprincipen generaliseras tensorn lätt till krökt rumtid.
Bu şehirde 1846'da o zamana göre modern stilde çok büyük bir büyük güvenlikli hapishane yapıldı.1846 påbörjade staden bygget av ett för tiden modernt cellfängelse vid Myntgatan.
Ancak o zamana kadar Praejecta çoktan evlenmişti.Detta trots att Demetrios redan var gift.
Ne zamana kadar mı?Hur länge?
O zamana kadar yetişkin bebekler sadece kartondan yapılıyordu.Råttkungar skapas först efter födseln.
Aynı zamanda 18. etaptaki zamana karşı yarışını takım arkadaşı David Zabriskie'nin önünde kazandı.Han vann också etapp 5 av tävlingen framför stallkamraten Juan José Haedo.
O zamana kadar Çek operası pek az temsil edilen birkaç zayıf eserden oluşmaktaydı.Innan dess bestod bebyggelsen endast av ett fåtal torp.
O zamana dek sigorta işi tüccarlar tarafından yapılıyordu.Livförsäkringen hade dittills bedrivits av utländska bolag.
Ancak, o zamanan kadar hiçbir dekkaplet parçası gözlenmememişti.Vid den tiden hade jag ännu inte sålt någon novell.
O zamana kadar, 14 milyon evde mevcuttu.År 1430 fanns här 60 hushåll.
Şu zamana kadar Mac OS X sürümlerinin logosu "X" şeklinde idi.Efter 18 månader var deras Loughead Model G klar.
O zamana kadar, kız kardeşi evlenmişti ve Londra’da yaşıyordu.Senare samma år gifte han och Milli sig i London.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Som änka var hon vid denna tid familjens överhuvud.
O zamanadek .І вчасно.
Lee o zamana kadar Queen, Kiss, Deep Purple, Led Zeppelin ve Judas Priest dinliyordu.Будучи підлітком, Томмі слухав Queen, Kiss, Led Zeppelin, Deep Purple, та Judas Priest.
Bu zamana kadar bütün nötronlar helyum-4 çekirdeğinin içine katılmıştı.До цього часу всі нейтрони були включені в ядра гелію.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Тут було багато часу для роздумів.
Unix zamana göre saniye türünden zaman dilimleri.Від цього моменту зчитується час у секундах в Unix, так званий формат unix time stamp.
Yakın zamana kadar yapılmayan odun kömürü imalatı tekrar yapılmaya başlamıştır.Промислове видобування нетрадиційної нафти почалось порівняно недавно.
Bu zamana kadar anne yavruları ile toplam sadece 1,5 saat geçirmiştir.Таким чином, за весь час лактації самка проводить з дитинчатами не більше як півтори години.
Ağzın zamana ve tekniğe tahammülü yoktur.Не вистачало робочих рук і техніки.
İşte ömrün bittiği,hayatın sona erdiği zamana ecel denir.Причина в самому її народженні, і час її життя закінчився.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.До того часу у Єгипті майже не будувалося кам'яних будівель.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod