Ana içeriğe geç
Sözlük

zamana ile cümle

zamana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Zımmiler, uygulanması ve şiddeti zamana ve yere göre değişiklik gösteren, bir dizi kısıtlamaya tabiydiler.Ebbe vita travagliata, con cambi di nomi e di formato repentini.
Motor fabrikası o zamana doğru 2 milyon dizel motor üretti.Nel 1930 l'azienda realizzò il primo motore diesel a due tempi.
O zamana kadar, 14 milyon evde mevcuttu.Aveva all'epoca 11.000 abitanti.
O zamana kadar, kendisi ve roket çalışmaları bilinmiyordu.Dopodiché i suoi movimenti e le sue attività sono sconosciuti.
Bu da o zamana kadar görülmemiş bir şeydir.Anche questa caratteristica è una novità che non si era ancora vista prima di allora.
Şehir aynı zamana The Jackson 5 ailesinin doğduğu yer olarak da tanınmıştır.La città è conosciuta per le sue grandi acciaierie e come luogo di nascita del gruppo musicale dei Jackson 5.
Bilimsel çalışmaları zamana meydan okumuştur.In molte occasioni gli scienziati hanno perso il fatidico momento.
Bu zamana kadar, bu etkisinin varlığı henüz kanıtlanamamıştır.Per il momento, la sua esistenza non è stata ancora confermata.
Bu raporu bitirebilmek için zamana ihtiyacım var.Consente di terminare il programma.
O zamana dek sigorta işi tüccarlar tarafından yapılıyordu.All'epoca il fallimento era disciplinato solo per i mercanti.
Ancak, Azerbaycan elemeleri dördüncü sırada tamamlayarak bu zamana kadarki en başarılı sonucunu elde etti.Il quinto tentativo, Data, fu quello che ebbe maggiore successo.
O zamana kadar Konstantinopolis kuşatmaları karadan gelmekte idi ve bu sefer ise denizden kuşatma başlamıştı.La capitale Costantinopoli all'epoca era quindi isolata e poteva essere rifornita solo via mare.
Aynı zamana Berzem adlı bir tarihi roman kaleme almıştır.Scrisse anche un romanzo d'appendice intitolato História de um Nome.
Dükkân ne zamana kadar açık?До скольки открыт магазин?
Zamana ihtiyacım var.Мне нужно время.
Ne kadar zamana ihtiyacın var?Сколько времени тебе нужно?
Motor fabrikası o zamana doğru 2 milyon dizel motor üretti.Завод двигателей произвёл к тому времени 2 миллиона дизельных двигателей.
O zamana kadar, 14 milyon evde mevcuttu.К тому времени он был доступен в 14 миллионах домашних хозяйств.
Özellikle, 2013 yılında John Hurt, konuk oyuncu olarak Doktor'un o zamana kadar bilinmeyen bir yüzünü oynadı.Так, в 2013 году Джон Хёрт сыграл неизвестную ранее инкарнацию, Военного Доктора.
Yakın zamana kadar Pampa kedisinin bir alt türü sayılmaktaydı.До недавнего времени считалась подвидом пампасской кошки.
Bunun için ekstra çalışmaya, zamana ve sabıra ihtiyacı var. "Для этого требуется много времени и терпения…».
O zamanadek .Значит, пора.
O günden bu zamana kadar bu hastalıkla mücadele başlatılmıştır.С этого времени борется с болезнью.
Lee o zamana kadar Queen, Kiss, Deep Purple, Led Zeppelin ve Judas Priest dinliyordu.Будучи подростком, Томми слушал Queen, Kiss, Led Zeppelin, Deep Purple, и Judas Priest.
Bu tarih davanın zamanaşımı süresinin dolmasından tam iki hafta sonraydı.Это было за два часа до истечения данного нами срока.
Başka bir zamana...) dedi.В другое место, в другое время.
Bu, o zamana kadar hiçbir tablo için ödenmemiş bir miktardı.К тому времени был напечатан большой объём ничем не покрытых банкнот.
Bu miktar, o zamana kadar bir devlet okuluna yapılan en büyük bağıştı .В то время это была самая крупная сумма, когда-либо пожертвованная высшему учебному заведению.
Quosque tandem abutere, Catilina, patientia nostra Ne zamana kadar sabrımızı suistimal edeceksin Catalina?Начало первой речи Цицерона против Катилины «Доколе же ты, Катилина, будешь злоупотреблять нашим терпением?
Şehrin o zamana kadar 15.000-30.000 kişilik bir nüfusu vardı.В это время население составляло 15—20 тысяч жителей.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Время для размышления не оставалось.
Fakat o zamana kadar Mime'nin dövüp yaptığı kılıçları Siegfried kırabilmiştir.Однако, какой бы меч ни сковал Миме, Зигфрид его ломает.
Ne zamana kadar mı?Но надолго ли?
Bu karara Şili hükümeti tarafından muhalefet edilmiştir ve şu zamana kadar anlaşmazlıklara yol açmıştır.Это решение было осуждено чилийским правительством и было источником конфликта долгое время.
Bu zamana kadar Yahudilerin durumu genel olarak iyiydi.Посему евреи оказались до поры благословенны.
Albümün hazırlık aşaması iki yıl sürerken stüdyo kayıtları ise bir buçuk yıllık bir zamana yayıldı.Прежде чем приступить к записи альбома, мы гастролировали в течение полутора лет.
Zar(die) içinde çok yakın bir zamana kadar sadece bir tane işlemci çekirdeği bulunuyordu.Напротив него лежало существо, только отдаленно напоминавшее человека.
O zamana kadar Kempka 40 araçlık bir filoyu denetledi.За это время Куракин совершил ещё 40 боевых вылетов.
Unvan hakkı bulunan makamlar zamana göre değişmekteydi.Среди тех обрядов хаджа, которые были изменены мекканскими многобожниками, значится и тальбия.
Bu raporu bitirebilmek için zamana ihtiyacım var.Должно быть включено время подготовки отчета.
Sürekli sistem ise, zamana göre durum değişkeninin sürekli olarak değişmesidir.Оставляя старую форму, они иногда совершенно меняют содержание.
O zamana kadar bu amaçla sadece bir iç kimlik belgesi kabul ediliyordu.В результате он смог увезти с собой в последний момент только ящик с документами.
Yakın zamana kadar kullanılan cami, artık metruk bir haldedir.Ключ, бьющий здесь с давних времен, в настоящее время образует небольшой водоем.
O zamana kadar orijinal disketler 8 inç boyutundalardı ve çok büyüklerdi.Перья первого порядка имели длину до 8 сантиметров.
Amerika Birleşik Devletleri, o zamana göre tarihin en büyük kurtarma operasyonunu gerçekleştirdi.ООН объявила, что текущая спасательная операция будет самой дорогостоящей из всех проводившихся когда-либо.
O zamana kadar, hastalık için farklı insanlar farklı isimler kullanmışlardı.За время своего существования здравница сменила несколько наименований.
Fakat gemilerin ne zamana kadar Kraliyet Donanması'nda kalacağına dair bilgi verilmedi.لم تعطي أي معلومات الي إي مدي سوف تظل السفن في البحرية الملكية البريطانية.
Bu zamana kadar, bu dil ayrı bir dil olarak düşünülmedi ve sadece Fars dili olarak tanımlanıldı.إلى حد الآن، لم تعتبر هذه اللغة كلغة مستقلة أو ببساطة لغة فارسية.
Bu biçim spekülasyonlardı sadece yakın zamana batılı tıpta kaydedilene kadar.وقد كان يتم التكهن بهذا النموذج حتى تم تسجيله مؤخرا في الطب الغربي.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.لكن، اختلفت حريتهم وحالتهم الاقتصادية من وقت لآخر ومن مكان إلى آخر.
Bu zamana kadar gökada merkezinin yapısı ve konumu kesin olarak bilinmiyordu.وحتى هذا الوقت لم يكن بنية وموقع مركز المجرة معروفًا يقينًا.
Bu o zamana kadar yapılan ilk metal bacak idi.وكانت أول ساق معدنية يتم صنعها على الإطلاق.
"1:2 Ya RAB, ne zamana dek seni yardıma çağıracağım, Beni duymuyor musun?لوقا 14:27 " وَمَنْ لاَ يَحْمِلُ صَلِيبَهُ وَيَتْبَعُنِي، فَلاَ يُمْكِنُهُ أَنْ يَكُونَ تِلْمِيذاً لِي ".
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.منذ ذلك الحين فقد أصبح الاستطلاع على الانترنت.
Ne zamana kadar mı?إلى متى.
Dolayısıyla yere ve zamana göre değişir.يختلف مقدارها حسب الزمان والمكان.
O zamanadek .آن الأوان.
Lazcanın yakın bir zamana kadar yazı dili bulunmamaktaydı.حتى سن السادسة عشر لم تكن تتحدث جيداً اللغة الإيطالية .
O zamana kadar Akademi'ye kabul edilen en genç üyeydi.كان قد أصبح أصغر مدرب في الولايات المتحدة في ذلك الوقت.
Bu raporu bitirebilmek için zamana ihtiyacım var.التنبؤ بالوقت اللازم لإنهاء المشروع.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod