Ana içeriğe geç
Sözlük

zaman ile cümle

zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bana toplantı zamanını hatırlat.Please remind me of the time of the meeting.
Toplantı her zamankinden daha erken sona erdi.The meeting ended earlier than usual.
Toplantıya zamanında yetişmek için acele edelim.Let's hurry to be in time for the meeting.
Sadece birkaç kişi toplantıya zamanında geldi.Only a few people showed up on time for the meeting.
Kawazoe beni toplantıda sıkıştırdığı zaman, soğuk terler döktüm.When Kawazoe pinned me down at the meeting, I broke out in a cold sweat.
Üyelerin adlarını ne zaman kaydettiler?When did they register the names of the members?
Beni görmek için biraz zaman bulup bulamayacağınızı merak ediyorum.I wonder if you could find some time to see me.
Onu ne zaman görmeye gitsem, o yatakta.Every time I go to see him, he is in bed.
Açlığın eşiğinde olduğumuz zaman, onlar hayatlarımızı kurtardı.When we were on the brink of starvation, they saved our lives.
Her zaman başkalarına hizmet etmeye çalışmalıyız.We must always try to serve others.
Yaptığımız hakkında her zaman dikkatli olmalıyız.We should always be careful of what we do.
Biz her zaman elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.We must always do our best.
Her zaman en kötü için hazırlıklı olmalıyız.We must always be prepared for the worst.
Biz her zaman servis kalitesinde iyileştirmeyi amaçlıyoruz.We are always aiming at improving the quality of service.
Elle mektuplar yazarak çok zaman harcıyoruz.We're eating up a lot of time writing letters by hand.
Zamanların gerisinde kalmamak için gazete okumalıyız.We should read the newspaper so as not to lag behind the times.
Zamana ayak uydurmalıyız.We must keep up with the times.
Biz boşa zaman geçirmeye eğilimliyiz.We are apt to waste time.
Her zamankinden daha hızlı yürüdük.We walked more quickly than usual.
Kart oynayarak zaman öldürdük.We killed time by playing cards.
Bizim fırtınalı bir zamanımız oldu.We had a rough time.
Sözümüzü her zaman tutmalıyız.We should always keep our promise.
Her zaman haklarımız için ayağa kalkmalıyız.We must always stand up for our rights.
Her zaman birtakım tehlikeye maruz kalırız.We are always exposed to some kind of danger.
Ayağa kalkmamızın zamanı geldi.The time has come for us to stand up.
Toplantımız nadiren zamanında başlar.Our meeting rarely starts on time.
Zamanda geçmişe seyahat etmenin imkansız olduğu düşünülüyor.It is considered impossible to travel back to the past.
Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın.You must live in the present, not in the past.
Çiçekler her zaman kabul edilebilir.Flowers are always acceptable.
Yangın olursa diye el altında her zaman bir kova su bulundur.Always keep a bucket of water handy, in case of fire.
Ateş her zaman tehlikelidir.Fire is always dangerous.
Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.In Kabuki not only talent but also heredity counts.
Zaman geçirmek için caddelerde dolaştım.I strolled along the streets to kill time.
Zaman öldürmek için bazı video oyunları oynayalım.Let's play some video games to kill time.
Boş zamanınızda bu kitabı okuyun.Read this book at your leisure.
Boş zamanında bu kitabı oku.Read this book at your leisure.
Boş zamanında ne yaparsın?What do you do in your free time?
Boş zamanlarında ne yapıyorsun?What do you do in your free time?
Boş zamanında bunu yap.Do this at your leisure.
Dikkatsizce uygulandığı zaman bilim tehlikeli olabilir.Science can be dangerous when applied carelessly.
Her zaman ailemle birlikte Avustralya'ya gitmek istedim.I've always wanted to go to Australia with my family.
Bir aile tartışmamız olduğunda, kocam her zaman benim yerime annesiyle taraftır.When we have a family argument, my husband always sides with his mother instead of me.
Ne zaman gitsem, köpeğim beni izler.My dog follows me whenever I go.
Ne zaman eve döneceğini bana bildir.Let me know when you'll return home.
Yaz zamanı soğuk patates yemeyi severim.I like cold potato salad in the summertime.
Ne zaman sona erdi?When was it finished?
Ne zaman rezervasyon yapmalıyız?When should we make reservations?
Yatılı ne zaman başlar?What time does boarding begin?
Oraya ne zaman varırım?When do I get there?
Ne zaman ayrılıyorsun?What time are you leaving?
Trenimiz Hakata'ya ne zaman varıyor?What time is our train arriving at Hakata?
Ne zaman kalktın?When did you get up?
Eve ne zaman geleceksin?When will you come home?
Ne zaman otelden ayrılmalıyım?What time should I leave the hotel?
Ne zaman çıkış yapmalıyız.When should we check out?
Ne zaman giriş yapmalıyım?What time should I check in?
Trenin ne zaman kalkacağını lütfen bana söyleyebilir misin?Can you please tell me what time the train leaves?
Oraya ne zaman vardın?What time did you arrive there?
Onu ne zaman yapalım?What time shall we make it?
Bagaj kontrolüne ne zaman başlarsınız?What time do you start check-in?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod