Ana içeriğe geç
Sözlük

zaman ile cümle

zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Son zamanlarda ondan haber almadım.I have not heard from her recently.
Yakın zamanda bir deprem olacak mı?Will there be an earthquake in the near future?
Soğanları doğradığım zaman gözlerimden yaş geliyordu.Tears came into my eyes when I was chopping onions.
Oğlumuzun son zamanlarda birden büyümesi bize sürpriz oldu.To our surprise, our son has suddenly shot up recently.
Köprü o zamandan önce yapılmıştı.The bridge had been built before that time.
Bir sınıfa girdiğiniz zaman şapkanızı çıkarın.Take off your hat when you enter a classroom.
Öğretmenler bir sürü tavsiye vermelerine rağmen, öğrenciler her zaman onu almazlar.Although teachers give a lot of advice, students don't always take it.
Kyoto'da yaşadığım zamanlarda,müzeyi sıklıkla ziyaret ederim.I would often visit the museum when I lived in Kyoto.
Sadece balık değil aynı zamanda et de ye.Eat not only fish, but also meat.
Perde arası ne zaman?When is the intermission?
Geçen yaz, ben bir çiftlikte yarım zamanlı çalıştım.Last summer, I worked part time on the farm.
Geçen yaz her zaman sabah yürüyüşe çıkardım.Last summer, I always took a walk in the morning.
Acele et, ve zamanında okulda olacaksın.Hurry up, and you will be in time for school.
Acele et, otobüse zamanında yetişeceksin.Hurry up, and you will be in time for the bus.
Bir şeyler atıştırmak için yeterli zaman var.There's enough time for a quick snack.
Biraz zaman yaratsak iyi olur.We'd better make some time.
Dinlenme yerine, o her zamankinden çok daha sıkı çalıştı.Instead of taking a rest, he worked much harder than usual.
Tatiller her zaman zamansız sona erer.The holidays always end all too soon.
Onun boş zamanlarında, o yüzme ve tenisin tadını çıkarır.In her leisure time, she enjoys swimming and tennis.
Tepe her zaman yeşildir.The hill is always green.
İlk parlamentonun ne zaman ortaya çıktığını biliyor musun?Do you know when the first parliament came into being?
Kalkma zamanı.Time to get up.
Ben her zaman ne olursa olsun seni seveceğim.I'll always love you, no matter what happens.
Ne zaman varacağınızı bize bildirin.Let us know when you'll arrive.
Bana değerli zamanınızdan birkaç dakika ayırabilir misiniz?Can you spare me a few minutes of your valuable time?
Tren için oraya zamanında vardım.I got there in time for the train.
Tren gecikti, bu yüzden zamanında oraya ulaşamadım.The train was delayed, so I could not arrive there on time.
Kendine iyi bak ve iyi zaman geçir!Take care of yourself, and have a good time!
O geldikten sonra nerede olduğunu fark etmek biraz zamanını aldı.It took him a moment to realize where he was after he came to.
Kimse zamanı geriye alamaz.No one can turn the clock back.
Bir mücize olmazsa, bunu zamanında yapamayacağız.Unless there is a miracle, we won't be able to make it on time.
Hor görüldüğü zaman tehlike en kısa sürede gelir.Danger comes soonest when it is despised.
O zaman hiçbir tehlike fikri aklımdan geçmedi.No idea of danger crossed my mind then.
Zamanında teşhis konulursa kanser tedavi edilebilir.Cancer can be cured if discovered in time.
Son zamanlarda deneyin başarısızlığını bulduk.We found the failure of the experiment at the last moment.
Yanlış zamanda, yanlış yerde.The wrong time, the wrong place.
Hatalar yapmak her zaman yanlış değildir.To make mistakes is not always wrong.
Zamanında ulaşmak için hızlı yürü.Walk fast so as to be in time.
Senden bizi zamanında uyandırmanı bekliyoruz bu yüzden uykuya dalma.We're counting on you to wake us up in time, so don't fall asleep.
Bizim oraya zamanında varabileceğimizi düşünüyor musun?Do you think we can get there in time?
Okul ne zaman tatile giriyor?When does school break up?
Hisse senedi fiyat endeksi, tüm zamanların en yükseğine yükseldi.The stock price index soared to an all-time high.
Sen eğleniyorken zaman uçarak geçiyor gibi görünüyor.When you're enjoying yourself, the time seems to fly by.
Öğrencilerden hiçbiri zamanında gelmedi.None of the students have arrived on time.
Bir öğrenci çalışarak çok zaman harcar.A student spends a lot of time studying.
Öğrenciler boş zamanlarını iyi şekilde kullanmalılar.Students should make the most of their free time.
Öğrencilerin öğlen yemeği zamanı saat on ikiden saat bire kadardır.The students' lunch period is from twelve to one.
Okul ne zaman biter?When is school over?
Okulun ne zaman tatile giriyor?When does your school break up?
Okulun ne zaman bitiyor?When does your school break up?
Okula gittiğim zamanlar tavşan beslemiştim.I cared for the rabbits when I was at school.
Okula gitme zamanıdır.It's time to go to school.
Bunu okul için zamanında yapmayacaksın.You are not going to make it in time for school.
Okulda o her zaman sınıfın zirvesindedir.At school he was always at the top of his class.
Bir yabancı dili iyi konuşmak zaman alır.To speak a foreign language well takes time.
Açılış töreni belirtilen zamanında gerçekleşti.The opening ceremony took place on schedule.
Oyun ne zaman başlar?What time does the play begin?
Herkes sınıfa zamanında geldi.Everybody came to the class on time.
Her ne zaman yurtdışına gitsem saat farkı ve ishalden rahatsız olurum.Whenever I go abroad, I suffer from jet lag and diarrhea.
Çözümün zaman alacağı konusundaki açıklaması kimseyi tatmin etmedi.His explanation that a solution would take time didn't satisfy anyone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zaman ile cümle - Sayfa 3 - zaman kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App