İnsanlar ona karşı geldiği zaman o sinirlenmek eğilimindedir.He tends to get angry when people oppose him.
İnsanlar çoşkuluyken, o her zaman uzak durur.He always stands off when people are enthusiastic.
O, her zamanki kadar geveze.He is as talkative as ever.
O, onun her zamanki hali.He is his usual self.
O her zamanki kadar tembel.He is as lazy as ever.
O her zamanki kadar çok çalışıyor fakat fakir kalıyor.He works as hard as ever, but he remains poor.
Onlar her zamanki kadari çok çalışırlar.They work as hard as ever.
Her zamanki gibi, o bir sulu gözlüdür.He's a crybaby, just like always.
O, her zamanki gibi genç görünüyor.He looks as young as ever.
Her zamanki kadar nazik.He is as kind as ever.
Her zamanki kadar zavallı.He is as poor as ever.
O her zaman fakir kaldı.He always remained poor.
O, her zamanki gibi fakir görünüyor.He looks as poor as ever.
O her zamanki kadar meşgul.He is as busy as ever.
O her zamanki kadar meşgul görünüyor.He seems as busy as ever.
Okula koştu, zamanında vardı.He ran to school, arriving in time.
O her zaman ön sırada bir koltuk aldı.He always took a seat in the front row.
O sadece gelmedi fakat aynı zamanda bana yardım etmeyi önerdi.Not only did he come but he also offered to help me.
Onların büyük gününün ne zaman olduğunu onlara sormak istiyorum.I want to ask them when their big day is.
Onlar ne zaman bir konser verecekler?When will they give a concert?
Onlar her zaman birbirlerinin boğazına sarılırlar.They are always at each other's throats.
Her zaman para konusunda tartışıyorlar.They are always arguing about money.
Onlar her zaman tartışıyorlar.They are always quarreling.
Onların her zaman parası az.They are always short of money.
Onlar her zaman köpeği kapıya bağlı tutar mı?Do they always keep the dog tied to the gate?
"O ne zaman çalışır?" "Akşam yemeğinden önce.""When does he study?" "He studies before dinner."
" O kızdığı zaman bir kaplandır " sözü metafora bir örnektir."He's a tiger when he's angry" is an example of metaphor.
Her ne zaman başım dertte olsa erkek kardeşim hâlâ beni destekler.My brother still stands by me whenever I am in trouble.
Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.When a dog is very hungry, it devours its food.
Zamanın uçtuğunun söylenildiğini çoğunlukla duyarız.We often hear it said that time flies.
Zaman bir ok gibi uçar.Time flies like an arrow.
Bazı insanlar, park bankları üzerinde rahatlayarak zaman öldürüyorlar.Some people are killing time relaxing on park benches.
O artık zamana karşı bir yarıştı.It was now a race against time.
Bu sabah ne zaman kalktın?When did you get up this morning?
Son zamanlarda hiç film izlediniz mi?Have you seen any movies lately?
Son zamanlarda ilginç bir şey okudun mu?Have you read anything interesting lately?
Son zamanlarda tembelleştim.I've been sluggish recently.
Son zamanlarda tembellik ediyorum.I've been sluggish recently.
Son zamanlarda miskinleştim.I've been sluggish recently.
Son zamanlarda onu fazla görmedim.I haven't seen much of him recently.
Yakın zamanda bir araba kazası geçirdim.I was recently in an automobile accident.
Son zamanlarda hiç iştahım yok.Recently I have had no appetite.
Son zamanlarda sıkça depremler yaşamamız beni korkutuyor.It scares me that we have frequently had earthquakes lately.
Son zamanlarda solucanlar arttı.Recently the number of worms increased.
Son zamanlarda ondan hiç haber aldın mı?Have you heard from him recently?
Son zamanlarda ondan haber almadım. Umarım hasta değildir.I haven't heard from him of late. I hope he is not sick.
Yakın zamanda öldü.He died lately.
Onu yakın zamanlarda pek görmedim.I have not seen much of him recently.
Son zamanlarda onu çok görüyor musun?Have you been seeing a lot of him recently?
Son zamanlarda onunla temas kurdun mu?Have you been in contact with him recently?
Son zamanlarda onu gördüm.I saw him recently.
Son zamanlarda onu görmedimI have not seen him lately.
Son zamanlarda onun konuşma tarzına alıştım.I have recently become accustomed to his way of speaking.
Son zamanlarda yeni bir iş başlattı.Recently he launched a new business.
Son zamanlarda ondan haber aldın mı?Have you heard from her recently?
Ben son zamanlarda onu görmedim.I have not seen her lately.
Son zamanlarda onu görmedik.We haven't seen her of late.
Son zamanlarda tuhaf bir deniz yaratığı bulundu.A strange marine creature was found recently.
Son zamanlarda Bay Kimura ile ilgili bir şey görmedim.I haven't seen anything of Mr Kimura lately.
Son fiziksel muayeneni ne zaman yaptırdın?When did you have your last physical examination?