Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama eğer hasat zamanında saldırırsan, o zaman da yiyecek taşımanıza gerek kalmaz.Оскільки провізія завжди досить важка, такий наступ завжди повільніший.
American Airlines'ın uçağı zamanında kalkamadı yolda kaldım ve charter uçaklardan kiralamak zorunda kaldım.아메리칸 에어라인 비행기가 연기되면서 전세기를 타야했는데
Anat oğlu Şamgar zamanında, Yael zamanında kervanların ardı kesildi. Yolcular sapa yollardan gider oldu.Di masa Samgar, anak Anat, dan di masa Yael juga, tiada kafilah di negeri, tiada kelana di jalan raya
Anat oğlu Şamgar zamanında, Yael zamanında kervanların ardı kesildi. Yolcular sapa yollardan gider oldu.I Samgars, Anats sønns dager, i Jaels dager var stiene øde, de veifarende gikk på krokete stier.
Anat oğlu Şamgar zamanında, Yael zamanında kervanların ardı kesildi. Yolcular sapa yollardan gider oldu.I Samgars dagar, Anats sons, i Jaels dagar lågo vägarna öde; vandrarna måste färdas svåra omvägar.
Anat oğlu Şamgar zamanında, Yael zamanında kervanların ardı kesildi. Yolcular sapa yollardan gider oldu.I Sjamgars, Anats Søns, Dage, i Jaels Dage lå Vejene øde, vejfarende sneg sig ad afsides Stier;
Anat oğlu Şamgar zamanında, Yael zamanında kervanların ardı kesildi. Yolcular sapa yollardan gider oldu.아낫의 아들 삼갈의 날에 또는 야엘의 날에는 대로가 비었고 행인들은 소로로 다녔도다
Anat oğlu Şamgar zamanında, Yael zamanında kervanların ardı kesildi. Yolcular sapa yollardan gider oldu.בימי שמגר בן ענת בימי יעל חדלו ארחות והלכי נתיבות ילכו ארחות עקלקלות׃
Anat oğlu Şamgar zamanında, Yael zamanında kervanların ardı kesildi. Yolcular sapa yollardan gider oldu.في ايام شمجر بن عناة في ايام ياعيل استراحت الطرق وعابرو السبل ساروا في مسالك معوجة.
Anat oğlu Şamgar zamanında, Yael zamanında kervanların ardı kesildi. Yolcular sapa yollardan gider oldu.在 亞 拿 之 子 珊 迦 的 時 候 、 又 在 雅 億 的 日 子 、 大 道 無 人 行 走 、 都 是 繞 道 而 行
Anat oğlu Şamgar zamanında, Yael zamanında kervanların ardı kesildi. Yolcular sapa yollardan gider oldu.在 亞拿 之 子 珊迦 的 時候 、 又 在 雅億 的 日子 、 大道 無人 行走 、 都 是 繞道 而行
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaAle v tomto případě mám zájem včas, krmiva
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaAle w takim przypadku jestem zainteresowany paszowych czasu
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaDar în acest caz, eu sunt interesat şi de timp pentru furaje
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaDe ebben az esetben én vagyok érdekelt a takarmány idő
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanında하지만 경우 피드 시간에 관심이 있어요
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaMaar in dit geval, ik ben geïnteresseerd in diervoeders tijd
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaMa in questo caso, io sono interessato nel tempo mangime
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaMais dans ce cas, je m'intéresse à la fois pour l'alimentation animale
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaMas neste caso, estou interessado em tempo de avanço
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaMen i dette tilfælde er jeg interesseret i foder tid
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaMutta tässä tapauksessa olen kiinnostunut rehun aika
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaNhưng trong trường hợp này, tôi đang quan tâm đến nguồn cấp dữ liệu thời gian
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaPero en este caso, estoy interesado en el tiempo de alimentación
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaΑλλά στην περίπτωση αυτή, ενδιαφέρομαι για χρόνο ζωοτροφών
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaАле в даному випадку, я зацікавлений в корм раз
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaНо в този случай, аз съм се интересуват от фуражните време
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaНо в этом случае, я заинтересован в корма времени
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaאך במקרה זה, אני מעוניין בזמן ההזנה
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaولكن في هذه الحالة، أنا مهتم في الوقت تغذية
Ancak böyle bir durumda, Im'alâkalı ile besleme zamanındaこのエンドミル 60 分を実行することを知っています。
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.C'est une longue histoire, mais j'ai réussi à toutes les faire à temps et elles ont toutes été appréciées.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.C'è una lunga storia per questo, ma li ho finiti in tempo, e sono stati davvero ben accolti.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.Dat is een langer verhaal, maar ik heb ze op tijd klaar gekregen, en ze werden buitengewoon goed ontvangen.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.Esta história é mais comprida, mas consegui terminá-los a tempo. Foram muito bem aceites.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.Hosszú történet, de időben készen lettek mind, és nagyon jól fogadták őket.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.여기에는 더 긴 이야기가 있지만, 어쨌든 저는 제 시간 안에 카드를 보낼 수 있었고 모두 더할나위없이 잘 전해졌습니다.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.La historia es un poco más larga pero logré terminarlas a tiempo y fueron muy bien recibidas.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.To długa historia, ale wszystkie powstały na czas i były bardzo dobrze przyjęte.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.Είναι μεγάλη ιστορία, αλλά κατάφερα να τα τελειώσω όλα στην ώρα τους, και είχαν πολύ μεγάλη απήχηση.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.Историята е по-дълга, но успях да ги завърша навреме и бяха много добре приети.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.Це окрема історія, проте я все ж таки зробила їх вчасно, і вони надзвичайно усім сподобались.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.יש סיפור יותר ארוך, אבל בסופו של דבר הצלחתי להכין אותם בזמן, והם אכן התקבלו מאוד יפה.
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.هناك قصة طويلة لذلك, لكنني قمت بأنجازها جميعا في الوقت المحدد وكان قبولها بشكل ممتاز جدا
Anlatması uzun bir hikaye ancak hepsini zamanında yetiştirdim ve çok güzel karşılandılar.時間内に全部仕上げることは出来て 大好評を得ました 100%近くの反応率を獲得しました
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Ai suoi tempi mia madre non è andata all'università. Non molte donne ci sono andate.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Als meine Mutter jung war, ging sie nicht zum College. Nicht viele Frauen gingen.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Anyám idejében, anyám még nem járt egyetemre. Nem sok nő járt.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.A son époque, ma mère n'est pas allée à l'université. Peu de femmes le faisaient.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.In de tijd van mijn moeder ging ze niet studeren. De meeste vrouwen niet.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.우리 어머니 시절에는, 어머니는 대학에 가지 않으셨습니다. 많은 여성들이 대학에 가지 않았습니다.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Mi madre, en su época, no fue a la universidad. No muchas mujeres iban.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Moja matka nie poszła na studia, w jej czasach niewiele kobiet szło.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Moje máma nestudovala na vysoké škole. Jako mnoho žen.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.No tempo da minha mãe, ela não foi para o ensino superior. Muitas mulheres não iam.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Pe vremea mamei mele, ea n-a mers la facultate. Puţine femei mergeau.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Vào thời của mẹ tôi, bà không học đại học. Rất ít phụ nữ học đại học.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Στην εποχή της η μητέρα μου δεν πήγε σε κολλέγιο. Δέν πήγαιναν πολλές γυναίκες.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Моя мама не вчилася в коледжі. Як і більшість її ровесниць.
Annem üniversiteye gitmedi, onun zamanında çoğu kadın gitmiyordu.Моя мама не ходила в колледж. И не только она, так как лишь немногие девушки поступали в колледж.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod