Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanında ile cümle

zamanında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Jednotlivé misie sa robia na čas.
Kent en ihtişamlı dönemini Roma zamanında yaşamıştır.Počas jeho vlády zažil Rím poslednú slávu.
Bu binalar da İspanyol koloni zamanından kalmadır.V centre mesta sa nachádzajú budovy ešte z koloniálnej éry.
Bu hükümet zamanında ekonomik ilerleme büyük ölçüde devam etti.Počas ich vlády nastal určitý ekonomický rozvoj.
Çünkü onun kendi evinde kayıt stüdyosu vardı ve boş zamanında orada şarkılar besteleyebilecekti.V blízkosti domu má vlastné nahrávacie štúdio v ktorom trávi svoj voľný čas.
Onun zamanında Hindistan ticaretinde Hollandalılar'da rol almaya başlamışlardır.V jeho obchode sa začali tajne stretávať albánski komunisti.
Ölüm zamanında o, Amerika'nın en ünlü insanlarındandı.Svojho času patril medzi najpopulárnejšie americké celebrity.
Araplar en önemli başarılarını onun zamanında elde ettiler.Na prvých dvoch dosiahol svoje najväčšie úspechy.
Şehir MÖ 26'da Romalılar zamanında Portus Victoriae Iuliobrigensium olarak kurulmuştur.Počas Rímskej ríše bolo mesto známe ako Portus Victoriae Iuliobrigensium.
Tüm pencerelerin zamanında kaldırılmış olması büyük bir şanstı.Francúzske dvere sú dvere s mnohými okienkami po celej svojej dĺžke.
Zamanında, bu çok cesaret isteyen bir tasarımdı.V dobe projektovania to bol odvážny konštrukčný systém.
Savaş zamanında üç binleri bulan personel sayısı binlere kadar düşmüştü.Za 24 hodín boli u väčšiny vojenských útvarov prezentované tri štvrtiny povolaných záložníkov.
80 yılında İmparator Titus zamanında bir kez daha yanmıştı.V roku 586 pred Kr. sa Tyros znovu vzoprel.
Onun zamanında saray aristokratik bir aileden gelen kişiye kiralandı.Narodil sa v Konštantínopole v aristokratickej rodine.
14. yüzyılın ortalarında pseudo-Kodinos'un zamanında, kırmızı zeminde kartal standart hale geldi.V času psevdo Kodina sredi 14. stoletja so bili standardni vezeni orli na rdeči podlagi.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Vazulovi sinovi pa so pravočasno pobegnili iz kraljestva.
Ben de Mevlânâ zamanında gelseydim Mesnevî'yi yazardım.Toda pri pisanju sem bil samostojen.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Ostale religije so sčasoma pregnali.
Otobüs zamanında gelmezse / geç kalacağız.Če bom zamudila vlak, bom zamudila šolo.
Grup, zamanında Amerika'da oldukça popülerdi.V ZDA je hitro postal priljubljen.
Askeriyede geçirdiği kısa zamanında çok şey deneyimledi ve savaşın sarsıcı etkilerine tanıklık etti.V njegovem kratkem službovanju se je nagledal vojnih grozot.
Kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesinin sağlanması.Zagotoviti pravočasno in informativno povratno informacijo.
İmparator II. Franz Joseph zamânından beri şehrin tiyatrosunda operetler sahnelendirilir.Umre cesar Franc Jožef, z bojišča prihajajo žalostne novice.
Birinci Dünya Savaşı zamanında şirket zarar etti.V času 1. svetovne vojne je bila cerkev porušena.
Ayrıca ışık hızı, 1 Planck uzunluğundaki mesafeyi 1 Planck zamanında kat eder.Planckov čas je tudi čas, v katerem svetloba prepotuje pot 1 Planckove dolžine.
Bu da Hadrianus zamanından.Delo je napisal verjetno v Hadrijanovem času.
Urartular zamanında şehir bir imparatorluk merkezi haline gelmiştir.Njegovo bivališče je sčasoma postalo prestolnica skupne države.
Ördek, Çin'de Güney Kuzey Hanedanları zamanından beri kavrulur.Huni zavzamejo severno Kitajsko.
Savaş zamanında savaş gemisi ile ticari gemi arasındaki fark sıklıkla bulanıktır.Karo metu skirtumai tarp karo ir prekybinių laivų dažnai beveik išnykdavo.
Romalılar zamanında şehrin ismi Colonia Iulia Urbs Triumphalis Tarraco 'dur.Romėnų miesto pilnas pavadinimas buvo Colonia Iulia Urbs Triumphalis Tarraco.
Bu kararlar İzlanda'nın savaş zamanında sahip olduğu iyi yaşam şartlarını sürdürmek için alınmıştı.Taip buvo stengiamasi išlaikyti islandų pragyvenimo standartą tokį pat aukštą, koks buvo karo metais.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Sausuoju metu laiku labai nusenka.
Barış zamanında asayişi sağlamakla, itfaiye işleriyle ve saray korumalığından görevlilerdi.Taikos metu jie palaikydavo vidinę tvarką, dirbdavo ugniagesiais, policininkais.
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Taikos metu vadovavo seimukų darbui.
Zamanında bile müziği gittikçe popülerliğini kaybetmeye başlamıştır.Keliaujant po turus, jos muzika pradėjo populiarėti.
Sovyetler Birliği zamanında pamuk üretim merkezi haline geldi.Kolonijiniais metais tapo svarbiu medvilnės auginimo centru.
Dava, zamanında Gürcistanın bir parçası olduğu Rusya'da ilgi topladı.Rusijoje praleistą laiką aprašė savo memuaruose.
Birinci Dünya Savaşı zamanında şirket zarar etti.Pirmojo pasaulinio karo metu fabrikas nukentėjo.
Moorlar zamanında şehre Šiqūbiyyah (Arapça شقوبية) adı verilmiştir.Arabų valdymo metais buvo pavadintas Šiqūbiyyah (arab. شقوبية).
Semtte Osmanlı zamanından çeşmeler ve birkaç ev kalmıştır.Yra išlikę keletas Osmanų laikų gyvenamųjų namų, kelios mečetės.
Çünkü onun kendi evinde kayıt stüdyosu vardı ve boş zamanında orada şarkılar besteleyebilecekti.Ten ji dirbo signalizacijos įrengimo bendrovėje, o vakarais studijoje įrašinėjo savo dainas.
Savaş zamanında, diğer yeniçerilerle birlikte çarpışmaya giderlerdi.Ir jūs per Vietnamo karą miegojote su savo vyrais“.
Augustus zamanında Gallia Lugdunensis boyut olarak küçültüldü.Valdant Augustui Lugduno Galijos teritorija buvo sumažinta.
Avrupa kolonizasyonu zamanında, Kanarya Adalarının yerlileri Canarians yaşıyordu.Iki pasirodant europiečiams zuniai gyveno kanjonų gyvenvietėse – puebluose.
Hızlı yürürse zamanında okula varabilir.Ekspozicija sparčiai augo, kol ilgainiui mokykloje nebeužteko vietos.
II. Felipe zamanında imparatorluk için “üzerinde güneş batmayan” benzetmesi yapılmaktadır.Ispanijos imperija buvo įvardinta „imperija, kurioje saulė niekad nenusileidžia“.
Okula zamanında vardım.Buvau mokykloje laiku.
Böylece Truman zamanında Soğuk Savaş başlamış oldu.President Trumani ametiajal algas ka külm sõda.
II. Stjepan Kotromanić zamanında tüm üç kilise de Bosna’da mevcuttu.Stjepan II Kotromanići valitsemise ajal olid kõik kolm kirikut Bosnias esindatud.
Ödemelerini zamanında yapmalısın.Ostusumma tasuti õigeaegselt.
Vakti zamanında böyle birşeyin var olduğu fikri hatta gerekli olup olmadığı dahi kesin değildi.Tollal ei olnud selge, kas taoline osake eksisteerib või kas selleks üldse on vajadust.
Devrimin hemen sonrasında, Senato ve kurullar tekerklik zamanında oldukları denli güçsüzdüler.Kojusaabunud ratturid: röövijad olid lõpuks sama väsinud kui meie.
Rivayete göre 11 kardeşli bir aile zamanında göçmüşlerdir.Strolli järgi oli peres 11 last.
Uyumluluk uzunluğu LC dalganın τc zamanında aldığı mesafedir.Koherentsuse teepikkus Lc on määratud kui kaugus, mille jooksul laine läbib aja τc sees.
Oyun zamanında ticari amaçla geliştirilmiş olup, 1999 yılında piyasaya sürülmüştür.See protsessor oleks olnud muljetavaldav, kui ta oleks tähtajaliselt 1999. aastal müügile tulnud.
Rusların nehri geçmesini önlemek ile görevlendirilen Osmanlı güçleri, zamanında yetişemedi.Kindluse varustamist jõe kaudu venelastel takistada ei õnnestunud.
Burada yaşayan halk Oğuzlar zamanında gelmişlerdir.Poiste magamistoas elasid omal ajal kaugemal elavad poisid.
Zamanında Avrupa'nın en büyük yönetici binasıydı.See oli valmimise ajal Euroopa kõrgeim kontorihoone.
Sovyetler Birliği zamanında Ortodoks din adamları buraya gömülürdü.Nõukogude okupatsiooniperioodil asus külas Orava sovhoosi keskus.
Portekiz şarapları Romalılar zamanından beri ülke sınırları dışına gönderilir.Juba Rooma ajast alates on Portugali veinid olnud rahvusvaheliselt tuntud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod