zamanın ile cümle

zamanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Zamanının önemli bilim insanlarından biriydi.Foi um dos maiores vultos científicos do seu tempo.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.As autoridades conseguiram evacuar, a tempo, o local.
Ekim Devrimi zamanında, bina yaklaşık 1200 mağaza içeriyordu.Ao tempo da Revolução Russa de 1917, o prédio continha por volta de 1 200 lojas.
Tarihi, dünyanın kuruluşuyla başlar ve kendi zamanına kadar devam eder.Sua história começa com a criação do mundo e segue até a época dele.
98-117) zamanında restore edilmiştir.98–117) e denominada em sua memória.
Oraya zamanında varamamıştır.Não chegaria a tempo.
Cam çatılı tasarım binayı inşaat zamanında eşsiz kıldı.O teto envidraçado fez a construção ser única em seu tempo.
Üreme zamanın'ın dışında yalnız yaşar.Fora do período reprodutivo vive solitariamente.
Kuvaterner zamanında iki alt devre vardır, Pleistosen ve Holosen.O período Quaternário por sua vez é dividido em duas épocas, o Pleistoceno e o Holoceno.
Zamanın bir başlangıcı var mıdır?Pode existir um início?
Zamanın kendisi tanrıdır.O tempo de Deus é hoje.
Belki de zamanın başlangıcından beri vardılar.Está desde o começo do grupo.
Bundan uzay zamanın eğri olduğu sonucu çıkarılabilir.A partir disso, pode-se deduzir que o espaço-tempo é curvo.
Ödemelerini zamanında yapmalısın.Entretanto, ele faz questão de pagá-la pelo seu tempo.
Zamanını üniversite ve AT&T Bell Laboratories ile paylaştırdı.Depois da guerra, voltou a Princeton, dividindo seu tempo entre a universidade e os AT&T Bell Laboratories.
Atom saati icadının öncülüğüyle bu mevcut zamanın ölçümde en güvenilir kaynak oldu .Antes da invenção relógio atômico, esta era a maneira mais precisa para medir o tempo.
İlk amniyonlar, reptilimorphlar zamanında yani Karbonifer çağının sonlarına doğru görülmüştür.Os primeiros amniotas aparentemente surgiram no final do Carbonífero a partir de reptiliomorfos ancestrais.
Savaş zamanında gelişen Alman karşıtı hassasiyetler nedeniyle Saxe-Coburg-Gotha'dan değiştirildi.Foi alterado de Saxe-Coburgo-Gota por causa do sentimento anti-germânico no Reino Unido.
"Tüm Zamanın En İyi 100 Şarkıcısı".«100 melhores vocalistas de todos os tempos».
Rose Tyler ve Doktor, TARDIS'le tekrar Rose'un zamanına gelirler.O Doutor e Rose voltam para a TARDIS juntamente com Adam.
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.Está muito à frente de seu tempo.
Avrupa kolonizasyonu zamanında, Kanarya Adalarının yerlileri Canarians yaşıyordu.Na época da conquista européia, as Ilhas Canárias eram habitadas por várias comunidades indígenas.
Maori mitolojisine göre Yeni Zelanda'nın Kuzey ve Güney Adaları yarıtanrı olan Maui zamanından kalmadır.A mitologia Maori diz que as Ilhas Norte e Sul da Nova Zelândia vieram do tempo de Maui, que era um semideus.
Sonradan Nero zamanında idam edilmiştir.Neri foi mais tarde canonizado.
Urartular zamanında şehir bir imparatorluk merkezi haline gelmiştir.Envolvem diretamente na velocidade de um império.
Caracalla zamanında Ankara ayrıca "Neokoros" unvanını da almıştır.No caso de São Carlos, prevaleceu o "neocolonial simplificado".
Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı.Novas Diretrizes em Tempos de Paz.
Bunların oluşumu orijinal yerşekillerinin oluşum zamanından başlar ve günümüze kadar devam eder.Ela existe desde a mais remota antiguidade e persiste até os dias de hoje.
Zamanın geçişini bazen hızlandırır, bazen yavaşlatır.Tem o seu tempo, às vezes lento.
Karakterlerin zamanın gerçekliği hakkında sorular sormaları Tony'i kızdırır.Os protagonistas questionam a realidade do tempo, para o aborrecimento de Tony.
Ayrıca yılın hiçbir zamanında su sıkıntısı yaşanmamaktadır.Além disso, não conseguirá desenvolver muito o bólido ao longo do ano.
Lasker, Capablanca ve Alekhine zamanın dünya şampiyonlarıydı.Lasker e Capablanca, o segundo e o terceiro campeões mundiais, concordaram.
Hükmü zamanında imparatorluğun genel durumu babasının devrine göre sakindi.Bem colocado desde muito cedo na corte real pela influência de seu pai.
Bazı gençler gündüzden kına evinin tavanına çıkar orda beklerdi kına zamanını.Prófi então fica em seu quarto por dias, aguardando o fim de seu castigo.
Yaşlı Herakleios zamanının önemli bir generaliydi, askeri başarıları oldukça ortalamaydı.Heráclio, o Velho foi um importante general em sua época, mas suas conquistas foram modestas.
Zamanının en gözde kadınlarından birisidir.Era considerada uma das mulheres mais bonitas de sua época.
Fakat zamanının bir kısmını Albuquerque, New Mexico'da geçirdi.É filmado e se passa em Albuquerque, Novo México.
Robin ise sadece zamanını beklediğini söyler.Robin pede que ele reconsidere.
Boş zamanının çoğunu yüzme antrenmanı yapmakla geçirir.Passa a maior parte de sua vida voando.
Kamu kuruluşlarının büyük bölümü hem Pinochet zamanında hem de daha sonraki yönetimlerde özelleştirilmiştir.Abaixo, a lista dos ministérios e seus respectivos ministros, durante o Governo Piñera:
Bu yenilgiden sonra, Knowles'in babası Mathew, gönüllü olarak zamanını gruba menajerlik yapmaya adadı.Devido a derrota do grupo, o pai de Beyoncé, Mathew, voluntariamente dedicou seu tempo para produzir elas.
Romalılar zamanında şehrin ismi Colonia Iulia Urbs Triumphalis Tarraco 'dur.O nome da província foi-lhe dado pelo da sua capital, a Colônia Júlia Cidade Triunfal Tarraco.
Zamanının büyük bölümünü müzik yaparak geçirdi.Passava boa parte do tempo escrevendo músicas.
Fakat zamanında yetişemez ve Farah ölür.Ele então desaparece, deixando Farah surpresa.
Onun zamanında büyüdü rağmen, Miyosen geçmiş hayatta değildi.Ele viveu durante o tempo de vida de Maomé, mas nunca se encontraram pessoalmente.
Daha sonra güreşçi, doğru zamanın geldiğini hissettiği zaman döneceğini söyledi.Will volta correndo quando percebe seu erro.
14. yüzyılın ortalarında pseudo-Kodinos'un zamanında, kırmızı zeminde kartal standart hale geldi.No período de pseudo-Codino em meados do século XIV, as águias bordadas sobre um fundo vermelho eram padrão.
Yine bu tatil esnasında zamanın ABD Başkanı John F. Kennedy ile tanıştı.Como parte da viagem, Ban conheceu o presidente John F. Kennedy.
Modern tarih ya da çağdaş tarih, çağdaş zamanın tarihidir.Tempo histórico - refere-se à época ou momento histórico em que a ação se desenrola.
Nero'un ölümünde yaklaşık 20 yıl sonra İmparator Domitianus zamanında üçüncü bir taklitçisi ortaya çıkmıştır.Vinte anos depois do suicídio de Nero surgiu, durante o cruel reinado de Domiciano, outro usurpador.
Roma İmparatorluğu doğuda bir daha onun zamanındaki kadar genişlemedi.Nunca o Império Romano tinha avançado ou voltaria a avançar tão longe a oriente.
Yaklaşık beş bin ciltlik bir kütüphane, zamanın en önemli eserlerini içermektedir.Biblioteca do Sesi - Possui mais de 5 000 obras.
Göze çarpan bir örnek de sözde Öklid uzayı olarak ,uzay zamanının tasviridir.Um mundo onde, de fato, a própria noção de espaço-tempo desaparece.
Oysa bu iki melek zamanın başlagıcından beri buradadır.Estes dois anões foram os ancestrais de todos anões.
Direniş zamanında, bir küçük azınlık dışında tüm toplum isyana katılmıştı.Contrariamente à ideia concebida, apenas uma minoria vivia a tempo inteiro na total clandestinidade.
Oğlu Thengel, onun zamanında Rohan'ı terkederek Gondor'a geldi ve Vekilharç Turgon'a hizmet etti.Thorondor então o levou a seu filho, Turgon, que enterrou-o ao norte de Gondolin.
Zamanın ünlü orkestralarında solistlik yapmıştır.Colaborou ativamente nas manifestações artísticas do seu tempo.
Portekiz şarapları Romalılar zamanından beri ülke sınırları dışına gönderilir.A exportação dos vinhos portugueses iniciou-se para Roma durante o Império Romano.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Nós não podemos ter algo frágil, não podemos fazer algo que precisa ser carregado todo dia.
Rehabilitasyondan sonra zamanını daha fazla karısı ve çocuklarıyla geçirmeye başladı.Financeiramente mais estável, voltou a morar sozinha com a filha.

İlgili Sayfalar