zamanın ile cümle

zamanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben son trene tam zamanında yetiştim.Я как раз успевал на последний поезд.
Tom zamanından önce dünyaya geldi.Том родился раньше срока.
Muhtemelen benim sahip olduğum zaman kadar zamanınız yok.У тебя, наверно, не так много времени, как у меня.
Tom'un buraya zamanında varmayacağına bahse girerim.Бьюсь об заклад, что Фома не поспеет туда вовремя.
Bir ay kadar zamanınız var.Сроку вам - месяц.
Tom'a zamanında ulaşamadık.Мы не смогли вовремя добраться до Тома.
Oraya zamanında gidebileceğimizi düşünmüyor musun?Ты не думаешь, что мы можем успеть туда вовремя?
Sovyetler zamanında Baptistler tutuklanmamak için ormanda gece vakti vaftiz olmaya mecbur kalıyordu.Во времена СССР баптисты вынуждены были креститься ночью в лесу, чтобы избежать ареста.
Geçmişte, Polonya'nın taksimi zamanında, Türkiye Polonya Büyükelçisi'nin gelişi için 150 sene beklemiştir.В своё время, после раздела Польши, Турция ждала прибытия польского посла 150 лет.
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.Со времен Аристотеля они считались специфически биологическими.
Böylece, modern fiziğin bu dili uzay zamanının dört boyutlu olduğunu söyler.Таким образом, на языке современной физики, пространство-время четырёхмерно.
Zamanının çoğunu meditasyon yaparak ya da Shuggazoom'da devriye gezerek geçirir.Проводит большинство свободного времени размышляя, медитируя или патрулируя Шугазум.
Zamanına göre ağır silahlıdır.Для своего времени это было сильное вооружение.
Beyaz Gardiyan, Doktor'a zamanın anahtarlarının altı parçasının bulunması için görev verir.Белый Страж предлагает Доктору миссию: собрать шесть спрятанных и замаскированных фрагментов Ключа времени.
Programın zamanınını tutar.Окончание времени программы.
Patterson 1986 yılında reklamcılık sektöründen emekli olmuştur ve zamanını roman yazmaya vermiştir.В 1996 году Паттерсон ушёл из рекламы и посвятил всё своё свободное время написанию романов.
"Tüm Zamanın En İyi 100 Şarkıcısı".“100 величайших гитаристов всех времен”.
Ödemelerini zamanında yapmalısın.Своевременная оплата своего труда.
Arap Philip ve Valerian zamanında Roma ordusunda subaydı.Он был офицером Римской армии при Филиппе Арабе и Валериане.
Derginin fiyatı o zamanın parasıyla 35 cent idi.Их денежный приз составил 350 $ по курсу того времени.
Sovyet zamanında istasyon Gorki Demiryolu'nun Kazan Şubesi tarafından işletildi.С советского времени вокзал находится в ведении Казанского отделения Горьковской железной дороги.
Ancak, mektup Romeo'ya zamanında ulaşmaz.Но этот приказ не дошёл до Варшавы вовремя.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Он настолько беден, что не каждый день у него еcть еда, но зато каждый день он сыт преследованиями.
Lidyalılar zamanında kurulmuştur.Но линкольнширцы подоспели вовремя.
Zamanının en popüler ve en çok satan opera sanatçılarından biridir.Одна из наиболее значительных и популярных оперных певиц своего времени.
Yahudiler onun zamanından bir süre sonra, kurtuluşa ermek yerine vatanlarından sürüldüler.Юдифь вернулась к своей прежней жизни и до конца соблюдала безбрачие.
Ölmek için ne kadar zamanının kaldığını göremez.Никто не мог сказать, сколько ему осталось жить.
Tabii ki bu durum Vedik zamanında farklıydı; çünkü o zamanki yaşam koşulları farklıydı.Конечно, жизнь не была одинаково хороша для всех — в то время существовало огромное социальное неравенство.
Kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesinin sağlanması.Народ нужно информировать всегда и вовремя.
Ancak, işten arta kalan zamanında, futbol topuyla vakit geçirmekteydi.При этом все свободное время он посвящал футболу.
Snorri Sturluson, çağdaşı İsveç kralı Adils'in (Eadgils) zamanının en iyi atlarına sahip olduğunu yazmıştır.Снорри Стурлусон писал, что у Адильса были лучшие лошади своего времени.
Zamanının prehistorik hayvanlarıda burada yaşamışlardı.Это были доминирующие животные своего времени.
Yılın en soğuk zamanını ifade eder.Он также является самым холодным месяцем в году.
Thurn ve Taxis Avrupa'da 1650 Roma zamanından beri ilk defa atların çektiği posta arabasını hizmete soktu.В 1650 году почта Турн-и-Таксис применила в Европе первые со времён Древнего Рима конные почтовые кареты.
Giovanni kendi zamanının en önemli astronomlarından biri olarak kabul edilir.Джованни был одним из самых значительных астрономов своего времени.
Mürcie mezhebi ilk olarak üçüncü halife Osman zamanındaki kargaşalı dönemde ortaya çıkmıştır.Течение возникло в период третьего праведного халифа Османа.
Paralı askerlerin maaşlarının zamanında ödenmemesi.Денег на выплату солдатам жалованья не хватало.
Caracalla zamanında, 216 yılında, Romalılar bir kez daha Adiabene'ye girdiler.В правление Каракаллы римляне в 216 году повторно вторгались в Адиабену.
Swift daha sonra bununla ilgili "Kaçma zamanının gerçekten geldiğini hissediyordum." demiştir.Позже Уайт сказал: «Я знал, что это было всего лишь дело времени.
Zamanının büyük bölümünü müzik yaparak geçirdi.Он проводит всё своё время, сочиняя музыку.
Onarım kitabesi zamanında minbere konulmuş, ancak günümüze kadar ulaşamamıştır.Сегодня мы в эти плановые сроки пока не укладываемся, но не по нашей вине.
Görünen güneş zamanı (güneş saati zamanı) ve ortalama güneş zamanı(zaman saati) güneş zamanının iki tipidir.Услышав это, пророк Мухаммад сообщил, как говорят, «Солнце и луна — это два из знамений Всевышнего Аллаха.
Zamanının ve tüm zamanların gelmiş geçmiş en iyi kalecileri arasında sayılır.Все эти люди так или иначе с прошлым, видавшие и лучшие дни.
Yani, sağkalım fonksiyonu ölüm zamanının belirli bir zamandan sonra olma olasılığıdır.Возможно, в этом и кроется истинная причина сокрытия времени смерти.
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Ещё два спортсмена добирались по времени.
Zamanın çoğunu hesap yaparak geçiriyorum.По крайней мере, там они проводят большую часть своего времени.
Devlet Bey'in oğulları, Germiyanoğulları zamanında da şehirde nafiz olmuşlardır.Лишь войдя в город Вришни (Дварака), твои сыновья сразу же полюбили его жителей.»
Yaklaşan yabancıları tam zamanında haber verir.Ценные сведения своевременно передавал командованию.
Zamanın Konya Valisine çıkarlar.Время имеет прямое отношение к власти.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Иногда гостями передачи становятся иностранные знаменитости.
Ölüm zamanında o, Amerika'nın en ünlü insanlarındandı.На момент смерти он являлся старейшим из американских генералов.
Geleneğe göre Romalı genç bir kadın olup Diocletianus zamanında inancından dolayı öldürülmüştür.Согласно традиции, она была молодой девушкой, пострадавшей за веру во время правления Диоклетиана.
Filo Sovyetler Birliği zamanında ülkenin Uzak Doğu sınırlarını güvence altına almıştı.В годы Великой Отечественной войны охранял советскую границу на Дальнем Востоке.
İhtiyaç duyulan bilgiyi; zamanında, uygun biçimde ve yerde sunmaktır.Вечно они проявленье добра судят согласно ученью, Царство подземное и небеса часто у них на устах.
Saat vuruş zamanını azalma nedeni de budur.То же самое относится к удару часов.
Daha önce, bu kıymetli hediye bir arazi olabiliyordu, Şogunluk zamanında arazi seyrek verilen bir hediyeydi.Мы знаем, что он феноменально дан как подарок, настоящее предоставленное в тревоге.
Unkapanı köprüsü yine onun zamanında yapıldı.Переправа (понтонный мост) была своевременно убрана.
Aynı zamanda 41 en hızlı tur zamanına imza attı.А в 44 туре команда досрочно завоевала первое место.
Bunlar, zamanında (JIT) üretime hassas izleme sayesinde olanak sağlamaktadır.Они употребляются в прошедшем времени в инфинитиве (совершенного и несовершенного вида).
Figaro Marcellina'dan borç para almış ve bunu zamanında geri ödeyemezse onunla evlenmeye söz vermiştir.В своё время Фигаро занял у Марселины деньги и письменно обязался в случае неуплаты жениться на ней.

İlgili Sayfalar