zamanın ile cümle
zamanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
98-117) zamanında restore edilmiştir.98–117) no longer saw the need for local intermediaries.
Zamanın Konya Valisine çıkarlar.Now we want to come back in the time domain.
Sessizlik zamanın başlangıcından bu yana yeryüzünde var olmuştur.That symbol in itself has been around since the dawn of time.
Râşidîn Ordusu, zamanında güçlü ve çok etkili bir güçtü.In its time, the Rashidun army was a powerful and very effective force.
Loeb bu sıralarda ayrıca zamanını başka şarkılar besteleyerek geçirdi.In addition, Vae also composed a lot of other songs during this time.
Ayrıldığı nokta ise uzay zamanın bükülmesidir.The sought extended system would then happen to be space-time itself...
Video klipte mevsimler ve zamanın geçişi anlatılmaktadır.Points are awarded for rope tricks and time.
Pagoda 652 yılında Tang Hanedanlığı zamanında yapılmıştır ve o tarihlerde beş katı vardı.It was built in 652 during the Tang dynasty and originally had five stories.
Çünkü bu onun yer ve zamanını seçtiği durum değildi.It had its time and place.
Aslında, biz insanoğlu zaman sabitini parçalar içine boşluk zamanına ayırmak için istekli görünürüz.Essentially, we humans seem to wish to separate spacetime into slices of constant time.
Gübreleme çiçeklenme zamanında haftada bir kere yapılır.A bottle oven would be fired once a week.
Zamanında Avrupa'nın en büyük yönetici binasıydı.It was at the time the largest department store in Europe.
Rogaland, Vikingler zamanında Rygjafylke olarak anılırmış.Rogaland was called Rygjafylke in the Viking Age.
Bu yüzden de kilise, zamanın feodal sisteminin bir parçası haline gelmişti.Such social organization corresponded to a feudal system of the time.
Iddin-Dagan zamanında Der alınmıştır.It is dated to the Permian.
Uzay-zamanın matematikteki karşılığı manifold'dur."The Space-time Manifold of Relativity.
Tabii ki bu durum Vedik zamanında farklıydı; çünkü o zamanki yaşam koşulları farklıydı.In part these differences in emphases occurred because their times at the University were different.
Artık ondan kurtulma zamanının geldiğini ekler.The moment has come to be rid of him.
Zamanının önemli bilim insanlarından biriydi.He was one of the best known scientists of his time.
Adventist kilisesinde zamanının en önde gelen yazar ve akademisyeniydi.He was the most prominent author and scholar of his time, in the Adventist church.
Güneş zamanı gökyüzündeki Güneş’in konumunu temel alan zamanın yolunun bir hesaplamasıdır.Solar time is a calculation of the passage of time based on the position of the Sun in the sky.
Eserin zamanın ilerleyişini gösteriş tarzının batı sanatında bir örneği daha yoktur.The way the painting shows the progress of time is also without precedent in Western art.
Emmy zamanındaki birçok kız gibi yemek ve temizlik yapmayı öğrenmiş, piyano dersleri almıştır.She was taught to cook and clean, as were most girls of the time, and she took piano lessons.
Rehavam zamanında yaşadığı söylenen peygamber İddo'ya atfedilir.It is attributed to the biblical prophet Iddo, who is said to have lived at the time of Rehoboam.
Einstein bu problemi çözmek için uzay zamanına eğmeyi önerdi.To resolve this difficulty Einstein first proposed that spacetime is curved.
B1A4’un ilk solo konseri ‘BABA B1A4’ zamanında dünyanın her yerinden birçok fan bağışta bulundu."비원에이포 단독 콘서트 'BABA B1A4', 스토리가 있는 '종합 선물세트'".
Zamanının en saygı duyulan hükümdarlarından olmayı başarmıştır.He proved himself one of the most capable rulers of his time.
Yılın en soğuk zamanını ifade eder.One of the coldest nights of the year.
Zamanının çoğunu banyoda TV seyrederek geçirir.They spend much of their day basking in the sun.
Savaş zamanında kervanların yağmalanması olayı olağandır.Accusations of media bias are normal in times of war.
Bu kuram, zamanının çok ilerisindeydi.In all this he was far ahead of his time.
Hikâyenin başında 15 yaşındayken, zamanın ilerlemesiyle 19 yaşına basmıştır.Being that it is 1995 at the time of this scene, that would make her 11 years old.
The Child in Time Zamanın İzlerinde.The Sweet Spot in Time.
Yorumculuk zamanında ECW’yi ‘’Extreme Crappy (Saçmalık) Wrestling’’ olarak belirtti."ECW is Extremely Crappy Wrestling".
İşte o okul tam zamanında, 20 Eylül’de kapılarını öğrencilere açmış bulunmaktadır.The school opened its doors to students in September 1923.
Kilisede yaşanan ilk büyük kargaşa da onun zamanına rast gelir.The great schism that occurred in the church remains with us.
Zamanında Crips'in üye sayısı Bloods'unkinden 3'e 1 oranda fazlaydı.Crips still outnumbered Bloods 3 to 1.
Tabi büyük konuşmamak lazım zamanın ne getireceği belli olmaz." diyerek şeklinde açıklamıştır."You Can't Ask How Big it is Without Defining What it is".
Zamanının bir çoğunu köşeye çekilip kendi kendine gitarını tınlatarak geçirmiştir.She would spend considerable time grooming herself with her strong tongue.
Bu da zamanına göre ileri bir tekniktir.It was also technologically advanced for its time.
Utangaç bir çocuk olduğu doğruydu; zamanının çoğunu kitaplar arasında geçiriyordu.He was a sickly child and spent much of his childhood in bed reading.
Öykü Filistin'de Kudüs yakınlarında Üçüncü Haçlı Seferi zamanında geçmektedir.The story is set near Jerusalem, in Palestine, during the Third Crusade.
Biz bu hareketlerden, zamanın geçtiğini anlarız.From these movements, we infer the passage of time.
Zamanın çoğunu hesap yaparak geçiriyorum.They spend much of their time soaring.
Çiftleşme zamanında birçok erkek bir dişinin peşine düşer.Financial support is many times lost when an adult goes through a divorce.
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.Since Aristotle these had been considered essentially biological (vital) processes.
Tom, bu alevin yaratacağı büyük patlama öncesinde kaçmaya çalışır fakat zamanında kaçamaz.Tom sees a big explosion of the gunpowder can is imminent, but cannot escape it in time.
Jukov çıkmazı bozma zamanın geldiğine kararlaştı.Zhukov decided it was time to break the stalemate.
Ancak Büyük İskender zamanında artık eser vermiyor olduğu düşünülür.In a highly technological age people no longer understand them.
"Bu kitap zamanın ziyneti ve süsüdür.No Great Mischief is the book of the year – and of this decade.
Hamlet birkaç farklı yönden, zamanının drama yazım adetlerinden ayrılır.Hamlet departed from contemporary dramatic convention in several ways.
Zamanın kendisi tanrıdır.The Name itself was God.
Mahallenin tarihçesi Artuklular zamanına kadar dayanmaktadır.The features of the palace depend on the time period.
Arap Philip ve Valerian zamanında Roma ordusunda subaydı.He was an officer in the Roman army under Philip the Arab and Valerian.
Ölmek için ne kadar zamanının kaldığını göremez.It is not known how long he resided there.
Selçuklular zamanından bu yana yerleşimin olduğu rivayet edilmektedir.The rookie appears to have taken charge of the group since his demise.
Zamanının şehir duvarları dışına yapılmıştır.It is located outside the walls of the city.
Lidyalılar zamanında kurulmuştur.Journeys in Time.
Monozigotik ikizler hamileliğin çok erken bir zamanında ikiye bölünür.Monozygotic twins split into two zygotes at some time very early in the pregnancy.
Avrupa kolonizasyonu zamanında, Kanarya Adalarının yerlileri Canarians yaşıyordu.Prior to the arrival of European settlers, Aboriginal peoples in Canada walked.