zamanın ile cümle

zamanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom asla zamanında gelmez, değil mi?Tom is never on time, is he?
Çok fazla boş zamanın var mı?Do you have a lot of free time?
Pazartesi günü bunu yapmak için zamanın var mı?Would you have time on Monday to do that?
Sınıf arkadaşlarınızın hepsi her zaman zamanında derse giriyor mu?Do all of your classmates always get to class on time?
Tom işi zamanında yetiştirebilmek için yırtınıyor.Tom is busting his balls to get the work done on time.
Tom her zaman zamanında gelir, değil mi?Tom is always on time, isn't he?
Zamanın kendini tüketmekten başka hiçbir işlevi yoktur. Kül bırakmadan yanar.Time has no function but to consume itself. It burns without leaving ashes.
Tom işi zamanında bitirebilmek için elinden geleni yapıyor.Tom is going to great lengths to finish the work on time.
Tom zamanında gelen tek kişiydi.Tom was the only one who was on time.
Sami'nin, zamanını boşa harcamaması gerekir.Sami shouldn't waste his time.
Tom'a sormakla zamanını harcama.Don't waste your time asking Tom.
Tom ve Mary hiç zamanında geldi mi?Have Tom and Mary ever come on time?
Oraya zamanında varamayacaktım neredeyse.I almost didn't get there in time.
Kendini gösterme zamanın geldi.This is your moment to shine.
Viking zamanında Grönland bugünkünden daha yeşildi.In Viking times, Greenland was greener than today.
İşe zamanında gel lütfen.Please be at work on time.
Tom tüm boş zamanını Mary ile geçiriyor.Tom spends all his free time with Mary.
Zamanını boşa harcamayı kes.Stop wasting your time.
Tom zamanını harcamak istemedi.Tom didn't want to waste his time.
Akşam yemeği için eve tam zamanında geldi.He came home just in time for dinner.
Boş zamanının tamamını evde ailesiyle geçirdi.He spent all of his free time at home with his family.
Daima yerinde ve zamanında konuşuyor.He seems to always say the right thing at the right time.
Artık gitme zamanının geldiğini söyledi.He mentioned that it was about time to leave.
Çok fazla zamanınızı almayacağım.I won't take too much of your time.
Zamanında yaptı.He made it on time.
Treni kaçırmazsan oraya zamanında yetişirsin.If you don't miss the train, you'll get there on time.
Zamanında gelmeyeceğiz.We won't be on time.
Koşabildiğim kadar hızlı koştum, ama son trene zamanında yetişemedim.I ran as fast as possible, but I was not in time for the last train.
Hemen hemen herkes buraya zamanında geldi.Nearly everybody got here on time.
Oraya zamanında yetişemeyiz sanıyordum, ama yetiştik.I thought that we wouldn't get there on time, but we did.
Bu kadar zamanın ardından Yanni'yi bulmak kolay olmayacak.Finding Yanni after all this time won't be easy.
Zamanını harcamak için daha kötü yollar var.There are worse ways to spend your time.
Hiroşi boş zamanının çoğunu anime izleyip manga okuyarak geçiren bir otaku.Hiroshi is an otaku who spends most of his free time reading mangas and watching animes.
Zamanın ötesinde bir şarkı bu.This song is timeless.
Oraya zamanında varmayı başaramadım.I couldn't get there in time.
Kate boş zamanında müzik yazar.Kate composes music in her spare time.
Oraya zamanında ulaşabildiniz mi?Were you able to get there on time?
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.This allowed the other workers to get out in time.
Başkalarıyla zamanında bilgi paylaşın.Share information with others in a timely fashion.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(The Marais was just outside the city wall at the time.)
Güneş zamanının temel birimi gündür.The fundamental unit of solar time is the day.
Kendi zamanına geri dönmesine yardım etmeleri için halkı korkutur.She offers to help Will upon their return to their own world.
Heydrich, o zamanın standartlarına göre mükemmel tıbbi bakım aldı.Heydrich received excellent medical care by the standards of the time.
2:50pm EST zamanında Falcon 9 roketi başarılı bir şekilde yörüngeye ulaştı.At 2:50pm EST the Falcon 9 rocket successfully reached orbit.
Bu yüzden Bacher zamanını Ithaca ve New York arasında geçirmek zorunda kaldı.Bacher therefore had to divide his time between Ithaca and New York City.
Zamanının çoğunu meditasyon yaparak ya da Shuggazoom'da devriye gezerek geçirir.He spends most of his time either meditating or patrolling Shuggazoom City.
Hemsworth burada zamanının çoğunu kardeşleriyle sörf yaparak geçirdiğini söylüyor.Hemsworth says he spent much of his time there surfing with his brothers.
Matematiksel olarak, uzay zamanındaki her yönü işaret edebilir.Mathematically, it can point towards any direction in space-time.
Ancak, NSEC3 zamanında tamamlanamadı.However, at the time NSEC3 had not been completed.
Tarkington, zamanının en popüler Amerikan romancılarından biriydi.Tarkington was one of the more popular American novelists of his time.
O zamanın valisi Pablo Vicente de Solá eğitimi önemli bir öncelik yaptı.Governor Pablo Vicente de Solá made education a core priority.
Zamanın çoğunu amcasıyla birlikte öğrenmeye harcadı ve kasabadaki tek okulda öğretmenliğe başladı.He spent much of his time with his uncle learning and began to teach at the only school in town.
Şu Huangdi zamanında yıkıldı (MÖ 226).Then indeed he may plunder his house" (Matthew 12:29).
Bu materyaller, zamanında kullanılmadı ama 1940'lı yıllarda propagandalar için temel oluşturdu .This material was not used at the time, but served as a basis for propaganda in the 1940s.
Vi şu anda New York Avcı birliğinin lideridir ("Zamanın Oyunu").Vi currently leads the New York Slayer squadron ("Time of Your Life").
2014'teki ölüm zamanında hala bu onuru alabilecek tek kadın çalışanıydı.At the time of her death in 2014, she was still the only female employee to receive that honor.
Tundra'daki sığınıklar hala kış zamanında kullanılmaktadır.Their shelters in the tundra, are still in use in winter time.
2 sene önce doğru zamanın geldiğini hissettim ve olayları akışına bıraktım." demiştir.2 years ago I felt the right time was coming and I let the events flow."
Shakespeare kariyeri boyunca zamanını Londra ve Stratford arasında paylaştırdı.Throughout his career, Shakespeare divided his time between London and Stratford.
Paeonia Philip zamanında zorla Makedonya yönetimi altına girmişti.Paeonia was already forcefully integrated into Macedon under Philip's rule.

İlgili Sayfalar