zamanın ile cümle

zamanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Zamanın ne zaman doğru olduğunu Tom'un bileceğini düşündüm.I thought Tom would know when the time was right.
Zamanın israf edilmeyecek.Your time won't be wasted.
Tam zamanında geldim.I was just in time.
Zamanında geleceğini düşündüm.I thought you'd be on time.
Tom Mary'nin zamanında geleceğini düşündüm.Tom thought that Mary would be on time.
Buraya zamanında gelmek için elimden geleni denedim.I tried my best to get here on time.
Umarım bunu zamanında yapabilirsin.I hope you can make it on time.
Tom zamanını nasıl iyi kullanacağını biliyor.Tom knows how to make good use of his time.
Sanırım eve gitme zamanın.I think it's time for you to go home.
Tom bütün zamanını çalışarak geçiriyor.Tom spends all his time studying.
Tom bütün zamanını spor hakkında düşünerek geçirir.Tom spends all his time thinking about sports.
Bize yardım etmek için zamanın olmadığını biliyorum.I know you don't have time to help us.
Her zaman olduğu gibi, Tren bugün zamanında geldi.The train was on time today, as always.
Bugün tren zamanında.The train was on time today.
Herkesin zamanında burada olmalarını beklemeyin.Don't expect everyone to be here on time.
Bu raporu yazman ne kadar zamanını aldı?How long did it take you to write this report?
2.30'dan önce onu yapmak için hâlâ zamanın var.You still have time to do that before 2:30.
Zamanında yapmayacağız, değil mi?We're not going to make it in time, are we?
Hâlâ zamanın var mı?Do you still have time?
Boş zamanını nerede geçirdin?Where do you spend your free time?
Gelecek sefer zamanında olmak için biraz daha çok çalışmak isteyebilirsin.You might want to try a little harder to be on time the next time.
Tom zamanında havaalanına varamayacak.Tom won't be able to get to the airport on time.
Kirayı her zaman zamanında ödedim.I've always paid the rent on time.
Belki onu zamanında yapabilirz.Maybe we can make it on time.
Bunu güçbela zamanında yaptım.I barely made it on time.
Tom okula hiç zamanında gitmez.Tom doesn't ever get to school on time.
Tom ev ödevini zamanında teslim eden tek kişiydi.Tom was the only one who handed in his homework on time.
Oraya zamanında varamayacaksın.You won't be able to get there on time.
Tom zamanında hazırlanamayabilir.I can't get ready in time.
Ben zamanında hazırlanamayacağım.I won't be able to get ready in time.
Tom onu zamanında bitirmek için gerçekten çok çalışmak zorunda kaldı.Tom had to work really hard to finish it in time.
Tom zamanında oraya varmak için elinden geleni yaptı.Tom tried his hardest to get there in time.
Yeterli zamanın olmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't have enough time.
Hâlâ zamanın var.You still have time.
Artık zamanın bitti.Your time is over now.
Zamanınız olduğunda sizi görebilir miyim?Could I see you when you have a moment?
Tom Mary ile konuşarak zamanını boşa harcamadı.Tom didn't waste his time talking to Mary.
Bu çok uzun zamanını alacak.It'll take you too long.
Gitme zamanın.It's time for you to leave.
Onun hakkında endişe ederek zamanını israf etme.Don't waste your time worrying about it.
Onun hakkında düşünerek zamanınızı israf etmeyin.Don't waste your time thinking about it.
Tom Noel için tam zamanında geri geldi.Tom came back just in time for Christmas.
Tom Noel için tam zamanında geri gelecek.Tom will be back just in time for Christmas.
Toplantı için zamanın değiştirildiğini düşünüyordum.I thought the time for the meeting had been changed.
İnşaat ekibi işi zamanında bitirmek için gece boyunca çalışmak zorunda kalacak.The construction team will have to work through the night to finish the job on time.
Neredeyse gitme zamanın.It's almost time for you to go.
Onu zamanında yapıp yapmayacağımızı bilmiyorum.I don't know if we're going to make it on time.
Kendi zamanında ne yaptığın beni ilgilendirmez.What you do in your own time is none of my business.
Tom buraya zamanında geldi.Tom got here on time.
Yarın zamanın var mı?Do you have time tomorrow?
Okul için hazırlanmak ne kadar zamanını alır.How long does it take you to get ready for school?
Zamanında varır mıyız?Will we arrive in time?
Yarın buraya zamanında gelmeye çalış.Try to get here on time tomorrow.
Zamanın bolsa, dil öğrenmek için para harcamana gerek yok.If you have a lot of time, you don't have to spend money to learn a language.
Biz oraya asla zamanında varmayacağız.We'll never get there in time.
Dinlenmek için çok zamanın var mı?Do you have a lot of time to relax?
Gerçekten ne kadar zamanını alır?How long will it really take you?
Tom bütün zamanını çalışarak geçirdi.Tom spent all his time working.
Zamanını nasıl geçireceksin?How will you spend your time?
Sorun Tom'un faturalarını zamanında ödememesi.The problem is that Tom doesn't pay his bills on time.

İlgili Sayfalar