zamanım ile cümle
zamanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Bitkiler CO2'yi zamanımızın en büyük zehri olarak görmüyor."Planten zien CO2 niet als het grootste vergif van onze tijd.
"Bitkiler CO2'yi zamanımızın en büyük zehri olarak görmüyor."Sai, le piante non vedono la CO2 come il peggior veleno dei nostri tempi.
"Bitkiler CO2'yi zamanımızın en büyük zehri olarak görmüyor.Viete, rastliny nevidia v CO2 najväčší jed našej doby.
"Bitkiler CO2'yi zamanımızın en büyük zehri olarak görmüyor.אתם יודעים, צמחים לא רואים בפחמן דו חמצני את הרעל הגדול ביותר של זמננו.
"Bitkiler CO2'yi zamanımızın en büyük zehri olarak görmüyor.كما تعلمون، النباتات لا ترى ثاني أكسيد الكربون كأكبر سم في وقتنا الحاضر.
"Bitkiler CO2'yi zamanımızın en büyük zehri olarak görmüyor.我々がそう思っているだけで 植物はひたすら 二酸化炭素から
Bizim hala zamanımız var.Abbiamo ancora tempo.
Bizim hala zamanımız var.Ešte stále máme čas.
Bizim hala zamanımız var. Güçlü olun..עדין יש לנו זמן. תהיו חזקים
Bizim hala zamanımız var. Güçlü olun.بقي لدينا وقت . كوني قويه
Bizim hala zamanımız var. Güçlü olun.みんな 明日から3日間 随時 発表があるでしょう
Bizim hala zamanımız var.Inca mai avem timp.
Bizim hala zamanımız var.Kita masih punya waktu.
Bizim hala zamanımız var.Mamy czas.
Bizim hala zamanımız var.On a encore du temps.
Bizim hala zamanımız var.Ta vẫn còn thời gian.
Bizim hala zamanımız var.Vi har fortfarande tid kvar.
Bizim hala zamanımız var.We hebben nog tijd.
Bizim hala zamanımız var.Wir haben noch Zeit.
Bizim hala zamanımız var.Έχουμε ακόμα χρόνο.
Bizim hala zamanımız var.Времето е пред теб.
Bizim hala zamanımız var.У нас ещё есть время.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.Ai giorni nostri, abbiamo la digitalizzazione.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.A lidé se scházeli v kavárnách, diskutovali a plánovali revoluci.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.As pessoas encontravam-se nos cafés, debatiam as ideias e conspiravam revoluções.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.Heutzutage wird digitalisiert.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.În zilele noastre, avem digitizarea.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.우리 시대에는 모든게 디지탈화되어 있어요. 그건 모든 정보에 대한 불편함을 벗겨주죠.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.Mensen kwamen samen in koffiehuizen, bespraken ideeën, planden de revolutie.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.Thời đại này chúng ta có số hóa.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.Сегодня у нас есть оцифровка.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.У наш час ми маємо інформаційні технології.
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.בזמננו יש לנו דיגיטציה. זה פושט את כל המסה הפיזית מהמידע שלנו,
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.لدينا في أيامنا هذه الثورة الرقمية التى جردت كل شئ من الغموض ..
Bizim zamanımızda, dijitalleşme var.コピーして情報を共有する これが今の時代 ほぼ無料でできます
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.A mi időnk kihívása az a brutalitás, amivel megannyi ember kell szembenézzen a világban a neme miatt.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.Cauza momentului e brutalitatea cu care atât de mulţi oameni se confruntă pe glob din cauza genului lor.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.Današnji problem je krutost, ki jo tako veliko ljudi izkusi po vsem svetu zaradi svojega spola.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.우리 시대의 문제는 전세계 너무나 많은 사람들이 그들의 성별 때문에 당면하게되는 잔인성입니다.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.là sự tàn bạo mà rất nhiều người đang chịu đựng trên toàn thế giới vì giới tính của họ
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.Problémem naší doby je surovost, které čelí tolik lidí po celém světě kvůli svému pohlaví.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.Taką sprawą w obecnych czasach jest brutalność, z jaką tak wielu spotyka się na świecie z powodu swojej płci.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.В наше време това е жестокостта, която толкова много хора срещат навсякъде по света заради своят пол.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.הסיבה בזמן שלנו היא הברוטאליות שכל-כך הרבה אנשים מתמודדים מולה ברחבי העולם בגלל המגדר שלהם.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.قضية زمننا هذا هي الوحشية التي يعامل بها الكثير من الناس حول العالم بسبب جنسهم.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.世界中で多くの人々が 性差のために直面する残虐性なのです 皆さんの中には こう考えている方があるでしょう
Biz, zamanı geçmiş programların, zamanımızın ihtiyaçlarını yerine getirmediğini anlıyoruz.Entendemos que los programas caducos son insuficientes para las necesidades de nuestro tiempo.
Biz, zamanı geçmiş programların, zamanımızın ihtiyaçlarını yerine getirmediğini anlıyoruz.우리는 낡은 제도는 미래가 원하는 것이 아님을 이해하고 있습니다
Biz, zamanı geçmiş programların, zamanımızın ihtiyaçlarını yerine getirmediğini anlıyoruz.新しい発想や技術を活用して 政治を作り直し 税法を改正し
BL: Karar noktasına hızlıca atlayacağım, çünkü fazla zamanımın olmadığını biliyorum.시간이 많이 없으니까 중요한 부분 까지
BL: Karar noktasına hızlıca atlayacağım, çünkü fazla zamanımın olmadığını biliyorum.Я сейчас прокручу до момента, когда решение будет принято, знаю, время поджимает.
BL: Karar noktasına hızlıca atlayacağım, çünkü fazla zamanımın olmadığını biliyorum.ב.ל: אני הולכת להריץ קדימה לנקודת ההחלטה
BL: Karar noktasına hızlıca atlayacağım, çünkü fazla zamanımın olmadığını biliyorum.سأقوم بإتخاذ قرار سريع.
BL: Karar noktasına hızlıca atlayacağım, çünkü fazla zamanımın olmadığını biliyorum.ゲームメインとなる選択ポイントまで早送りします。
Boş zamanım var.J'ai du temps libre.
Boş zamanım var.Most van időm.
Bu 30-60-90 dediğmiz başka çeşit bir üçgen. Eğer zamanımız kalmazsa da başka bir sunum daha yapacağım.И я пойду всё тем же путём: сначала определю задачу и затем использую теорему Пифагора, чтобы всё посчитать.
Bu arada zamanımızın dolduğunu fark ettim, bu nedenle bu konuyu bir sonraki videomda anlatacağım. -E eu percebo que eu ultrapassei o limite de tempo. Eu vou cobrir isso no próximo vídeo.
Bu arada zamanımızın dolduğunu fark ettim, bu nedenle bu konuyu bir sonraki videomda anlatacağım. -Uvědomuji si, že mi dochází čas. Budu to řešit v dalším videu.
Bu bizim kendi sahamız. Cameron Sinclair: Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor.Este es nuestro campo de juego.