zamanım ile cümle

zamanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Şu anda kahve için zamanım var. Bir kahve de siz ister misiniz?Ich habe gerade Zeit für Kaffee. Möchtet Ihr auch einen?
O yüzden hiç zamanım yoktu.Deshalb hatte ich überhaupt keine Zeit.
Öğle yemeği için az zamanımız var.Ich habe wenig Zeit fürs Mittagessen.
O işe ayıracak zamanım yok.Ich habe keine Zeit, mich dieser Arbeit zu widmen.
Giles: "Bunlarla uğraşacak zamanımız mı var?" der.Ich fragte (meine beiden Begleiter): ‚Wer sind diese beiden?'
Zamanımızın kraliyet prensesi Prenses Anne'dir.Die derzeitige Princess Royal ist Prinzessin Anne.
Bizim Zamanımız!Unsere Zeit.
Hiç zamanım yok.Sie haben keine Zeit.
Benim zamanım." demiştir).Zeit.“ ).
Bir araya geldik ve bilirsiniz, aynı odada kalma zamanımız oldu.Ich war, ich bin in Raum und Zeit zerrissen.
Zamanımızda muhtemelen 130 türü bulunmaktadır.Bis zur Wendezeit lagen etwa 130 Titel vor.
Hatta bir gün bu hayalim gerçekleşirse emekli olma zamanım gelmiştir diye yazmıştım.Damals habe ich mir geschworen: diese Bar wird einmal mir gehören!
Başlangıcından Zamanımıza Kadar Türkiye Tarihi.Geschichte Russlands von den Anfängen bis zur Gegenwart.
Kitap okumak için zamanım yok.Je n'ai pas le temps de lire des livres.
Bir yolculuk yapmak için ne param ne de zamanım var.Je n'ai pas le temps ni l'argent à consacrer à un voyage.
Zamanım az. Lütfen acele eder misiniz?J'ai peu de temps. Pourriez-vous vous dépêcher ?
Zamanım olsaydı, sana yardım ederdim.Si j'avais le temps, je t'aiderais.
Gerçekten zamanım yoktu.Je n'ai vraiment pas eu le temps.
Artık zamanımız yok.On n'a plus le temps.
Şu anda sana yardım edecek zamanım yok.Je n'ai pas le temps de t'aider maintenant.
Tom'a yardım edecek zamanım yok.Je n'ai pas le temps d'aider Tom.
Yardım edecek zamanım yok.Je n'ai pas le temps d'aider.
Hiç zamanım yok.Je n'ai pas le temps.
Keşke daha çok zamanımız olsaydı.Nous avons besoin de plus de temps.
Zamanımızda muhtemelen 130 türü bulunmaktadır.Plus de 130 cursus sont possibles.
Ancak zamanımızda bu teori geçerliliğini yitirmiş durumdadır.Il faut nous arrêter quelques instants sur cette théologie.
Ayrıca zamanımın büyük bir bölümünü bunu düşünerek geçiriyorum.Je me souviens en avoir débattu avec lui une bonne partie de la nuit.
Zamanım olup olmadığını bilmiyorum.No sé si tengo tiempo.
Kitap okumak için zamanım yok.No tengo tiempo para leer libros.
Benim kitap okumak için zamanım yok.No tengo tiempo para leer libros.
Zamanım yok.No tengo tiempo.
Benim okumak için zamanım yok.No tengo tiempo para leer.
Okumak için zamanım yok.No tengo tiempo para leer.
Zamanımız yok.No tenemos tiempo.
İşim kolay ve bir sürü boş zamanım var.Mi trabajo es fácil y tengo mucho tiempo libre.
Şimdi zamanım yok.Ahora no tengo tiempo.
Bu kitabı okurum ama zamanım yok.Leería este libro, pero no tengo tiempo.
Okumak için zamanım bile yok.Ni siquiera tengo tiempo para leer.
Hâlâ zamanımız var.Todavía tenemos tiempo.
Ona yazacak zamanım yok.No tengo tiempo para escribirle.
Artık sehayat etmek için zamanım yok.Ya no tengo tiempo para viajar.
Ben hâlâ bir fincan daha kahve için zamanımın olduğunu düşünüyorum.Creo que todavía tengo tiempo para otra taza de café.
Sanırım hâlâ çok zamanımız var.Creo que todavía tenemos mucho tiempo.
Ne kadar zamanım var?¿Cuánto tiempo tengo?
Daha fazla zamanım olsa, nasıl dans edileceğini öğrenirim.Si tuviera más tiempo, aprendería a bailar.
Çok fazla zamanımız var.Tenemos mucho tiempo.
Daha fazla zamanım olsaydı daha iyi yapabilirdim.Podría haberlo hecho mejor si hubiera tenido tiempo.
Neden zamanımı boşa harcıyorsun?¿Para qué me hacés perder el tiempo?
Dün TV izlemek için zamanım yoktu.Ayer no tuve tiempo de ver la televisión.
Ne kadar zamanımız var?¿Cuánto tiempo tenemos?
Bunun için zamanım yok.No tengo tiempo para esto.
Onu yapacak çok zamanımız var.Tenemos mucho tiempo para hacerlo.
Çamaşır yıkamak için zamanım yok.No tengo tiempo para hacer la colada.
Akşam yemeği yemek için neredeyse zamanımız yoktu.Apenas tuvimos tiempo para cenar.
Az zamanımız var.Tenemos poco tiempo.
Üzgünüm. Fazla zamanım yok.Lo siento. No tengo mucho tiempo.
Zamanımız bitti.Se nos ha acabado el tiempo.
Çok zamanım var.Tengo un montón de tiempo.
Çok zamanımız var.Tenemos mucho tiempo.
Yeterli zamanım var.Tengo bastante tiempo.

İlgili Sayfalar