zamanım ile cümle

zamanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Uykuya dalmak her zamankinden daha fazla zamanımı aldı.It took me a more time than usual to fall asleep.
Bunu yapmak için ne kadar zamanım olacağını bilmiyorum.I don't know how much time I'll have to do that.
Tom'a bunu yapmak için zamanımın olmadığını söyledim.I told Tom he didn't have time to do that.
Zamanım yoktu, bu yüzden bunu yapmadım.I didn't have time, so I didn't do that.
Öğlen yemeği için yeterince zamanım yoktu.I didn't have enough time to eat lunch.
Şimdi onu yapacak hiç zamanım yok.I don't have any time to do that now.
Bunu yapmak için yeterli zamanım yok.I don't have enough time to do that.
Yeterince zamanımız yoktu.We didn't have enough time.
Yaşamak için çok zamanım yok.I don't have long to live.
Benim zamanım çok değerlidir.My time is very valuable.
Bu sabah çok zamanım yok.I don't have a lot of time this morning.
Daha fazla zamanım olsaydı bunu senin için yapardım.I'd have done that for you if I'd had more time.
Eğer daha fazla zamanımız olsaydı, bunu yapardık.If we had more time, we'd do that.
Daha fazla zamanım olsaydı bunu yapardım.I'd do that if I had more time.
Yemek için zamanım olacak mı?Will I have time to eat?
Bunu yapmak uzun zamanımı alacak.It's going to take me a long time to do that.
Bunu yapmak bir günden fazla zamanımızı alır.It'll take us more than a day to do that.
Bunu yapmak çok zamanımı almadı.It didn't take me much time to do that.
Bunu yapmak çok zamanımızı almayacak.It won't take us much time to do that.
Bunu yapmak çok zamanımı almayacak.It won't take me much time to do that.
Bugün bunu yapmak için yeterli zamanımız yoktu.There wasn't enough time for us to do that today.
Bunu yapacak zamanım olmayabilir.I might not have time to do that.
Umarım bunu yapacak zamanımız vardır.I hope we have time to do that.
Bunu yapmayı bitirmek için fazla zamanımız yok.We don't have a lot of time to finish doing this.
Onu genelde boş zamanımda yaparım.I often do that in my free time.
Bunu yapmak için çok zamanım vardı.I had plenty of time to do that.
Fazla boş zamanım yok.I don't have much free time.
Çok boş zamanım var.I have a lot of free time.
Onu yapmak için hiç zamanım yoktu.I had no time to do that.
Onu bugün yapmak için zamanımız yok.We don't have time to do that today.
Onu yaparak zamanımızı boşa harcamamamız gerekirdi.We shouldn't have wasted our time doing that.
Öğleden sonra sana yardımcı olmak için zamanım olacak.I'll have time to help you later in the afternoon.
Bunu yapmak için fazla zamanım yok.I don't have a lot of time to do that.
Tom'a bunu yapmak için zamanım olmadığını söylemedim.I didn't tell Tom that I didn't have time to do that.
Umarım Tom zamanımızı boşa harcamaz.I hope Tom doesn't waste our time.
Eve gitmeden önce onu yapmak için yeterince zamanım var.I have enough time to do that before I go home.
Eve gitmeden önce bunu yapmak için yeterli zamanım yok.I don't have enough time to do that before I go home.
Hiç boş zamanım yok.I don't have any free time.
Onu yapmak için zamanımın olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if I have the time to do that.
Onu yapmak için zamanım olduğundan emin değilim.I'm not sure I have the time to do that.
Aradığım şeyi bulmak biraz zamanımı aldı.It took me a while to find what I was looking for.
Bunu yapmak için zamanım olsaydı, yapardım.If I'd had time to do that, I would've.
Burada yaşamaya alışmak uzun zamanımı alacak.It's going to take me a long time to get used to living here.
Şimdi bunu yapmak için zamanım yok, ama yarın sabah biraz zamanım olmalı.I don't have time to do that now, but I should have some time tomorrow morning.
Araba sürmeyi öğrenmek ne kadar zamanımı alır?How much time would it take me to learn how to drive a car?
Tom buraya gelmeden önce bunu yapmak için yeterli zamanımız olmayacak.We won't have enough time to do that before Tom gets here.
Zamanım olunca sana döneceğim.When I have time for that, I will return to you.
Bugün sana yardım edecek zamanımız olmayacak.We won't have time to help you today.
Hayat hikâyeni dinleyecek zamanım yok.I don't have time to listen to your life story.
Eve dönme zamanımız geldi.It's time for us to go back home.
Onu yapmak için gerçekten zamanım yoktu.I didn't really have time to do that.
Hiç zamanımız yoktu!We had no time!
Yüzecek zamanım olmadı.I didn't have time to swim.
Yüzmek için zamanım yoktu.I didn't have time to swim.
Artık roman okumaya hiç zamanım olmuyor.I never have time to read novels anymore.
Zamanım olsaydı, öğlenden sonra alışverişe gidebilirdim.If I have time, I might go shopping this afternoon.
Zamanımı harcadığım yer burası.This is where I spend my time.
Çokça zamanımı geçirdiğim yer burası.This is where I spend a lot of my time.
Zamanımın çoğunu seni düşünerek geçiriyorum.I spend most of my time thinking about you.
Zamanımın çoğunu böyle geçiriyorum.This is how I spend most of my time.

İlgili Sayfalar