İlkbahar geldiği zaman günler gün be gün uzar.When spring comes, the days get longer day by day.
Japonya'yı ilk ne zaman ziyaret ettiniz?When did you first come over to Japan?
Kadınlar her zaman şapkalar alıyorlar.Women are always buying hats.
İşimden dolayı her zaman kravat takmak zorundayım.I always have to wear a tie because of my job.
Gelecekte ne olacağını hiçbir zaman söyleyemezsin.You never can tell what will happen in the future.
Çocuk göle taşlar fırlatarak zaman geçirdiThe boy passed the time by flinging stones into the lake.
Lütfen müsait olduğunuz zaman cevap verin.Please respond at your earliest convenience.
Zam alma umuduyla patrona gittim.I went to the boss in hopes of getting a raise.
Zam beklemesen iyi olur.You'd better not count on a raise.
Ayrıntılı olarak açıklamak için zaman yok.There isn't time to explain in detail.
Gösteri ne zaman başlar?When does the show start?
Üst düzey yöneticiler astlarına eğitim vermek için çok zaman harcıyorlar.Senior executives spend a lot of time training their subordinates.
Tokyo'ya ne zaman geldiğini önceden bilmeme izin ver.Allow me to know in advance when you are coming up to Tokyo.
Her zaman babana uy.Always obey your father.
Her zaman babana itaat et.Always obey your father.
Her zaman elinden geleni yapmalısın.You should always do your best.
Ben her zaman aç hissediyorum.I always feel hungry.
Konuşmadan önce her zaman düşünmelisin.You should always think before you speak.
Her zaman doğru olanı yapmalısın.You must always do what is right.
Her zaman doğru olanı yap.Always do what is right.
Ne zaman yiyelim?When shall we eat?
Yemek yemek için yeterli zamanımız var.We have time enough to eat.
Akşam yemeğinde iyi zaman geçirdin mi?Did you have a good time at the dinner?
Gıda malzemeleri o zamana kadar dayanmaz.The food supplies will not hold out till then.
Trafik ışıkları her zaman çalışır.Traffic lights work all the time.
Uyusam da uyumasam da her zaman seni düşünüyorum.Whether I'm sleeping or awake, I think of you all the time.
Uyusam da uyumasam da bu konu her zaman aklımda.Whether I'm sleeping or awake, this subject is always in my mind.
Bir yenilik zamanla yok olur.A novelty wears off in time.
Yeni dergi ne zaman çıkacak?When will the new magazine come out?
Yeni bir yere alışmak her zaman zaman almaktadır.It always takes time to get used to a new place.
Edison'un yeni şeyler icat etmesi her zaman kolay değildi.It wasn't always easy for Edison to invent new things.
Gazeteciye göre, bu, hayatı zaman harcamaya değer yapar.According to the newspaperman, it makes life worthwhile, doesn't it?
Daha derine daldığımız zaman su soğur.As we dive deeper, the water becomes colder.
Mariko sadece İngilizce değil aynı zamanda Almanca eğitimi de aldı.Mariko studied not only English but also German.
Bir beyefendi diğerlerine karşı her zaman kibardır.A gentleman is always kind to others.
Ebeveynler her zaman çocuklarının geleceği hakkında endişeli.Parents are always worried about the future of their children.
Her zaman birisinin frag-kuyruğunda yolculuk yapmayın.Do not always ride on someone's coat-tail.
Biri insan her zaman elinden geleni yapmalıdır.One should always do one's best.
İnsanlar o zaman kendi ağırlığı taşıdı.People carried their own weight then.
İnsanlar ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, her zaman daha fazlasını isterler.No matter how rich people are, they always want more.
Övüldüğümüz zaman güven kazanırız.When we are praised, we gain confidence.
Bir insan her zaman sözünü tutmalı.One must always keep one's promise.
Sadece ilk insanların Mars'a ne zaman varacağı zamanla görülecek.Just when the first human beings will reach Mars remains to be seen.
İnsanoğlu ne zaman aletler kullanmaya başladı.When did man start to use tools?
Para her zaman insan ilişkilerinde çok önemli sayılmaz.Money doesn't always count for much in human relationships.
İnsanların her zaman olduğundan daha çok boş zamanı var.People have more leisure than they have ever had.
Bir zamanlar insanlar dünyanın düz olduğuna inanırdı.People once believed the world was flat.
İnsanlar her zaman göründüğü gibi değildir.People are not always what they seem.
Yaşamın en iyi zamanı genç olduğun zamandır.The best time of life is when you are young.
Yaşamın en iyi zamanı genç olduğumuz zamandır.The best time of life is when we are young.
Hayat çoğu zaman bir dağa tırmanmakla karşılaştırılmıştır.Life has often been compared to climbing a mountain.
Hayat çoğu zaman bir yolculukla karşılaştırılır.Life is often compared to a journey.
Hayat her zaman gitmesini istediğimiz tarzda gitmez.Life doesn't always go the way we want it to.
Hayat kısa ve zaman hızlıdır.Life is short and time is swift.
Hayatımda geriye baktığımda, ben ne kadar çok zamanı boşa harcadığımın farkındayım.When I look back on my life, I realize how much time I wasted.
Zamanında yapılan eylem gelecekteki sorunu engeller.Prompt action prevents trouble in the future.
Su olmazsa kısa zamanda ölürüz.Without water, we would soon die.
Su donduğu zaman, ona ne denir?What do you call it when water freezes?
Su sıvıdır. Donduğu zaman, katılaşır.Water is liquid. When it freezes, it becomes solid.
Keşke uyumak için yeterli zamanım olsa.I wish I had enough time to sleep.