Bir KKP paketini şirkete göre kişiselleştirmek hem pahalı hem de zahmetli bir iştir.Η μετάδοση μέσω τέτοιου καλωδίου θα ήταν δαπανηρή και προβληματική.
Sadece deneyimli ustalar tarafından yapılan İskilip dolması yapılışı zor ve zahmetlidir.Ωστόσο, τα εμπόδια που προκαλούνταν στο έργο κηρύγματος των Μαρτύρων ήταν πολλά και δύσκολα.
Ama bu çok zahmetli bir işti.Men det var hårdt arbejde.
Ama bu çok zahmetli bir işti.Dette var et svært hardt arbeid.
Ama aynı zamanda da çok zahmetli" dedi.Tapi pada saat yang sama sangat menyakitkan."
Arızalandıklarında, tamir edilmesi çok zahmetlidir.一旦破損すると修理は困難となる。
Bir proteinin diğer tüm proteinlerden ayrıştırmak, protein saflaştırmasının en zahmetli yanıdır.将一种蛋白质与其他蛋白质分离通常是蛋白质纯化中最费力的方面。
Bu durumda IA-32 buyruklarını çözmek oldukça zahmetli bir iş haline dönüşmektedir.이것은 IA-32 명령어들을 아이테니엄 명령어 집합으로 동적으로 변환을 해주게 된다.
Ama aynı zamanda da çok zahmetli" dedi.אבל באותו הזמן זה היה גם מאוד כואב."
Ama bu çok zahmetli bir işti.הוא היה קשה; זו הייתה עבודה קשה.
Titanyumun cevherlerinden çıkarmak zahmetli ve pahalı bir süreç gerektirir.Построяването на ганатите е дълъг и скъп процесс.
Koyun yetiştiriciliğindeki en zahmetli işlerden birisi, koyunların ilkbahardaki kuzulama dönemleridir.По-качествената вълна се добива, когато стрижбата на овцете се провежда през пролетта.
Sadece deneyimli ustalar tarafından yapılan İskilip dolması yapılışı zor ve zahmetlidir.Samim tim, napredak prema zajedničkim institucijama bio je spor i težak.
Bu durumda IA-32 buyruklarını çözmek oldukça zahmetli bir iş haline dönüşmektedir.Ma-ru sa zmení na úplne iného človeka.
Ama bu çok zahmetli bir işti.To je bilo težaško delo.
Geçmişte animasyon yapmak, uzun ve zahmetli bir iş idi.Tulistamise parandamine oli kompleksne ja raske ülesanne.
Artı; "b küp". Gördüğünüz gibi, çok zahmetli bir iş. Üstelik yalnızca 3. kuvvetini aldık.Ekkor használhatjuk a szorzás disztributív tulajdonságát, vagy ha tanulad az Algerbra I-ben, a kiemelést.
Aslında bizim telefon servisi öyle zahmetliydi ki, 1984'de bir Parlemento üyesi kalktı ve şikayetini bildirdi.사실, 인도의 전화 시스템은 1984년 당시 국회 의원이 불평했을 정도로 형편없었습니다.
Aslında bizim telefon servisi öyle zahmetliydi ki, 1984'de bir Parlemento üyesi kalktı ve şikayetini bildirdi.1984年に国会議員が そのことについて抗議したのですが 当時の通信大臣は横柄にこう答えました
Aslında bizim telefon servisi öyle zahmetliydi ki, 1984'de bir Parlemento üyesi kalktı ve şikayetini bildirdi.Onze telefoonservice was zo belabberd dat een parlementslid zich er in 1984 over ging beklagen.
Aslında bizim telefon servisi öyle zahmetliydi ki, 1984'de bir Parlemento üyesi kalktı ve şikayetini bildirdi.Tak fatalny był serwis telefoniczny, że członek parlament w 1984 roku wstał i złożył skargę.
Aslında bizim telefon servisi öyle zahmetliydi ki, 1984'de bir Parlemento üyesi kalktı ve şikayetini bildirdi.בעצם, כה עלובים היו שירותי הטלפון שלנו שחבר פרלמנט אחד קם והתלונן על כך ב-1984.
Aslında bizim telefon servisi öyle zahmetliydi ki, 1984'de bir Parlemento üyesi kalktı ve şikayetini bildirdi.في الحقيقة، كانت خدمات الهاتف من البؤس بحيث أن عضوا من البرلمان تقدم في عام 1984 واشتكى بخصوص هذا.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Celle-ci abordera plus l'aspect pratique.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.이것이 여러분들에게 더 실질적으로 도움이 될 것입니다
Bu birazcık daha zahmetli olacak.My budeme trošku praktičtější.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Qui andro' un po' di piu' sul pratico.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Tutaj będzie znacznie więcej przykładów.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Va a ser algo más práctico.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Vai ser um pouco mais prático.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.وهذا يتطلب تدريبات عملية أكثر
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Acum, să porţi cu tine asta e complicat.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Ahora, llevar esto encima es complicado.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Att bära runt på detta är komplicerat.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Bon, transporter ça partout c'est compliqué.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Dieses Ding mit sich herumzutragen ist ziemlich umständlich.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Ezt nehéz magunkkal hordozni.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Het valt niet mee om dit ding altijd bij te hebben.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.이것을 들고 다니는 것은 복잡합니다.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Noszenie tego ze sobą jest skomplikowane.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Ora, portarla in giro è complicato.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Да се разнася това нещо наоколо е сложно.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.Согласитесь, сложно носить это с собой.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.עכשיו, לשאת את זה איתנו זה קצת מסובך.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.الآن ، إستصحاب هذا الشئ معقد.
Bunu yanınızda taşımak biraz zahmetli.あなたはバイアルを持ち 注射器を持ち歩きます
Çok büyük, çok karmaşık, zahmetli, çetrefilli tüm dünya haritaları.이 아주 크고 아주 혼란스럽고, 인내를 요하며, 복잡한 모든 세계의 지도를 그리기 시작했습니다.
Çok büyük, çok karmaşık, zahmetli, çetrefilli tüm dünya haritaları.laboriose e complicate, elencavo tutti i posti sul pianeta, ce li inserivo,
Çok büyük, çok karmaşık, zahmetli, çetrefilli tüm dünya haritaları.laboriosos y complicados mapas del mundo entero
Çok büyük, çok karmaşık, zahmetli, çetrefilli tüm dünya haritaları.מפות מאוד גדולות, מאוד מקיפות מפורכות, מסובכות של העולם כולו
Çok büyük, çok karmaşık, zahmetli, çetrefilli tüm dünya haritaları.رسمت خرائط كبيرة جدا ومعقدة للعالم
Çok büyük, çok karmaşık, zahmetli, çetrefilli tüm dünya haritaları.骨がおれて 交錯した 世界地図で 地球上のすべての場所を書き込み
Çok zahmetli birisidir.Een erg veeleisend persoon.
Çok zahmetli birisidir.Er ist sehr fordernd.
Çok zahmetli birisidir.Este o persoană care cere foarte mult.
Çok zahmetli birisidir.Es una persona muy exigente.
Çok zahmetli birisidir.E' un personaggio molto esigente
Çok zahmetli birisidir.Il est très exigeant.
Çok zahmetli birisidir.Je hodně, hodně náročný.
Çok zahmetli birisidir.그(자동차)는 매우 요구가 많은 사람입니다.