Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz? Sadece bir şey hissetmenizi istiyorum.Vă rog să vă detaşaţi de creier, şi doar să simţiţi ceva.
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz? Sadece bir şey hissetmenizi istiyorum.Vi spiacerebbe spegnere il cervello, vorrei solo farvi provare qualcosa.
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz? Sadece bir şey hissetmenizi istiyorum.Wyłączcie proszę myślenie, bo chciałbym, żebyście po prostu coś poczuli.
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz? Sadece bir şey hissetmenizi istiyorum.Xin hãy đừng dùng lý trí, mà hãy cảm nhận điều này.
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz? Sadece bir şey hissetmenizi istiyorum.Απλά σταματήστε να σκέφτεστε, και θέλω απλά να νιώσετε κάτι.
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz? Sadece bir şey hissetmenizi istiyorum.Ако нямате против да не включвате мозъка, и искам само да почувствате нещо.
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz? Sadece bir şey hissetmenizi istiyorum.И, если вы не против, отключите мышление и просто чувствуйте.
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz? Sadece bir şey hissetmenizi istiyorum.Чи не погодилися-б ви вимкнути мозок, я просто хочу щоб ви щось відчули.
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz?¿Serían tan amables de sacarse el cerebro?
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz?Wil je je hersenen even uitzetten, en ik wil dat je iets voelt.
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz?בבקשה תנתקו את המוח
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz?هلا تكرمتم وقمت بإطفاء أدمغتكم
Beyinlerinizi çıkarmaya zahmet eder misiniz?感じることに集中してください
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Bukan berarti banyak orang mencari tahu sisa satu botolnya untuk seorang wartawan.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Ikke så mange mennesker søger efter en mulighed for at åbne deres sidste flaske for en journalist.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Il n'y a pas beaucoup de gens qui ont envie d'ouvrir leur unique bouteille pour un journaliste.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.In ni prav veliko ljudi, ki bi hoteli novinarju odpreti njihovo zadnjo steklenico.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.기자 한 명을 위해 그런 귀한 와인을 내줄 사람은 없었습니다.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Não há muitas pessoas a quererem abrir a sua última garrafa para um jornalista.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Nem mondhatnám, hogy sokan szeretnék kibontani egyetlen palack borukat egy újságírónak.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Není moc lidí, co by chtěli otevřít jejich poslední lahev pro novináře.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Niet veel mensen zijn bereid hun laatste overgebleven fles open te maken voor een journalist.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Niewielu ludzi zgodziłoby się otworzyć swoją ostatnią butelkę na życzenie dziennikarza.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.No mucha gente tiene pensado descorchar... ...su única botella a un periodista.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Puţini oameni sunt de acord să deschidă ultima sticlă pentru un jurnalist.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Rất khó tìm được người sẵn lòng bật mở chai duy nhất còn lại của họ cho một nhà báo đâu.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Немногие захотят откупорить последнюю оставшуюся бутылку для журналиста.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Не че много хора са склонни да отпушат единствената си останала бутилка заради един журналист.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.לא שכל כך הרבה אנשים שמחים לפתוח את הבקבוק האחרון שלהם עבור עיתונאי.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.ليس هناك الكثبر من الناس الذين يتطلعون الى فتح زجاجة النبيذ الوحيدة المتبقية لديهم لصحفي
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.ワインをあけてくれる人はあまりいません なので 私はこのワインはあきらめようとしていたんです
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Acționăm intuitiv, fără niciun efort.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Chúng tôi làm thế đó, nhớ là, bằng trực giác
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.우리는 그렇습니다. 기억하세요, 직관적으로, 힘들이지 않고.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Nós fazemos isso, lembrem-se, intuitivamente, sem esforço.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Önkéntelenül is így teszünk, gondoljunk csak bele.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Pamätajme, že tak robíme intuitívne, nenútene.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Pamiętajcie, że robimy to intuicyjnie, bez wysiłku.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Recuerden, lo hacemos por intuición, sin esfuerzo.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Ricordate, lo facciamo intuitivamente, senza sforzo.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Souvenez-vous qu'on fait ça instinctivement, sans effort.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Wij doen dit intuïtief, moeiteloos.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Wir machen das, erinnern Sie sich, intuitiv, ohne Anstrengung.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Το κάνουμε έτσι, θυμόμαστε διαισθητικά, αβίαστα.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Мы реагируем интуитивно, без усилий.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Правим това, запомняме интуитивно, без усилие.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.לפלוש למרחב הפיזי של מישהו מבלי לזכות בתגובה.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.ونحن نفعل ذلك, تذكروا, بالحدس, بدون مجهود.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.これは体の働き
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Celle-ci abordera plus l'aspect pratique.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.이것이 여러분들에게 더 실질적으로 도움이 될 것입니다
Bu birazcık daha zahmetli olacak.My budeme trošku praktičtější.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Qui andro' un po' di piu' sul pratico.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Tutaj będzie znacznie więcej przykładów.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Va a ser algo más práctico.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.Vai ser um pouco mais prático.
Bu birazcık daha zahmetli olacak.وهذا يتطلب تدريبات عملية أكثر
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Aici vedem un pic de zăpadă cu care unii dintre dumneavoastră s-au luptat cu curaj deja.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Aquí vemos un poco de la nieve que algunos habrán tenido que sortear al salir.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Đây chúng ta thấy 1 chút tuyết đang rơi.