Titanyumun cevherlerinden çıkarmak zahmetli ve pahalı bir süreç gerektirir.A ma ismert eljárások a titán különféle érceiből való előállítására költségesek és sok munkát igényelnek.
Lütfen zahmet etmeyin.Älkää turhaan vaivautuko.
Bir KKP paketini şirkete göre kişiselleştirmek hem pahalı hem de zahmetli bir iştir.Η μετάδοση μέσω τέτοιου καλωδίου θα ήταν δαπανηρή και προβληματική.
Sadece deneyimli ustalar tarafından yapılan İskilip dolması yapılışı zor ve zahmetlidir.Ωστόσο, τα εμπόδια που προκαλούνταν στο έργο κηρύγματος των Μαρτύρων ήταν πολλά και δύσκολα.
Gelmek için niye zahmet ettin ki?Γιατί έκανες τον κόπο να έρθεις;
Ama bu çok zahmetli bir işti.Men det var hårdt arbejde.
Böyle bir ısmarlama hürriyeti restoranın mutfağı için daha büyük bir zahmet yaratır.Jeg klager mig saa meget haardt for den Sal.
Bu kişiler sadece kimsenin bu kadar büyük bir zahmete girmeyeceğini düşündüklerini dile getirmişlerdir.Dér troede folk bare ikke på, at det ville komme så hurtigt.
Maalesef zahmetinin karşılığıda alınamamaktadır.Det oparbejdes der ikke resistens imod.
Evime gelmek için zahmet etmeyin.Bryd dig ikke om at komme hjem til mig.
Bu, hem senin ve hem de okurunun zahmetlerini azaltacaktır.Dette tilsvarer omtrent å blande hva som er hva av en bokside og en bok.
Ama bu çok zahmetli bir işti.Dette var et svært hardt arbeid.
Ama aynı zamanda da çok zahmetli" dedi.Tapi pada saat yang sama sangat menyakitkan."
Bana da bunca zahmet verdiniz; üzerime hücum eylediniz; Malımı yağmaladınız.矧亦、汝与吾対揚之処、何有勝劣哉。
Arızalandıklarında, tamir edilmesi çok zahmetlidir.一旦破損すると修理は困難となる。
Bu, hem senin ve hem de okurunun zahmetlerini azaltacaktır.金庫や書庫などで登録証のみ別に管理している場合もある。
Maalesef zahmetinin karşılığıda alınamamaktadır.しかし逆上されたりと報われない。
Bana da bunca zahmet verdiniz; üzerime hücum eylediniz; Malımı yağmaladınız.在世上,你們有苦難;但你們可以放心,我已經勝了世界。
Bir proteinin diğer tüm proteinlerden ayrıştırmak, protein saflaştırmasının en zahmetli yanıdır.将一种蛋白质与其他蛋白质分离通常是蛋白质纯化中最费力的方面。
Bu, hem senin ve hem de okurunun zahmetlerini azaltacaktır.廼洎學諭樊君相典、訓何君洪高商其事。
Bu durumda IA-32 buyruklarını çözmek oldukça zahmetli bir iş haline dönüşmektedir.이것은 IA-32 명령어들을 아이테니엄 명령어 집합으로 동적으로 변환을 해주게 된다.
Böylece boşuna delme zahmetinde bulunmaz.하지만 완득은 그가 귀찮기만 하다.
Ama aynı zamanda da çok zahmetli" dedi.אבל באותו הזמן זה היה גם מאוד כואב."
Çağdaş insanın amacı, zahmetsiz bir yaşam geçirmektir.לאדם המודרני קשה לתאר לעצמו חיים ללא קריאה.
Ama bu çok zahmetli bir işti.הוא היה קשה; זו הייתה עבודה קשה.
Oldukça büyük yüzeyleri zahmetsiz ve kağıda zarar vermeden silebilirler.הוא מתאים במיוחד למחיקת אזורים גדולים ולא פוגע בנייר.
Titanyumun cevherlerinden çıkarmak zahmetli ve pahalı bir süreç gerektirir.Построяването на ганатите е дълъг и скъп процесс.
Koyun yetiştiriciliğindeki en zahmetli işlerden birisi, koyunların ilkbahardaki kuzulama dönemleridir.По-качествената вълна се добива, когато стрижбата на овцете се провежда през пролетта.
Sadece deneyimli ustalar tarafından yapılan İskilip dolması yapılışı zor ve zahmetlidir.Samim tim, napredak prema zajedničkim institucijama bio je spor i težak.
Bu durumda IA-32 buyruklarını çözmek oldukça zahmetli bir iş haline dönüşmektedir.Ma-ru sa zmení na úplne iného človeka.
Ama bu çok zahmetli bir işti.To je bilo težaško delo.
Senin refahını zahmetle, sevgiyle ve barışla elde edeceğiz, Sana karşı her zaman dürüst olacağız!Būk už Gėrį ir Teisybę, Gerbkime vieni kitus.
Evime gelmek için zahmet etmeyin.Nepasivarginkite ateiti į mano namus.
Erecto: Asa ile zahmetsizce ve hızlıca çadır kurmak için kullanılır.Inge Arro: Üllatas, kui sihikindlalt ja kontsentreeritult töötatakse.
Geçmişte animasyon yapmak, uzun ve zahmetli bir iş idi.Tulistamise parandamine oli kompleksne ja raske ülesanne.
Ah, ne zahmet.Ah, che seccatura.
Ah, ne zahmet.Ah, que maçada.
Ah, ne zahmet.Åh, sikke et arbejde ...
Ah, ne zahmet.Åh, vilken möda...
Ah, ne zahmet.Ay, qué pereza.
Ah, ne zahmet.Jaka udręka.
Ah, ne zahmet.Mikä harmi!
Ah, ne zahmet.Μεγάλη ενόχληση!
Ah, ne zahmet.Какая досада.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Aber wir können die Erde nicht bewegen, zumindest nicht so einfach, aber wir können kleine Asteroide bewegen.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Ale keďže Zem nevieme pohnúť, teda aspoň nie tak ľahko, ale vieme pohnúť malým asteroidom.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Ale nie możemy przesunąć Ziemi, przynajmniej nie tak łatwo, ale małą asteroidę -- owszem.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.A Zemlje ne moremo premakniti, vsaj ne zelo lahko, lahko pa premaknemo majhen asteroid.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Dar nu putem mişca Pământul, cel puţin nu uşor, dar putem mişca un asteroid mic.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.De nem mozdíthatjuk el a Földet, legalábbis nem könnyen, de elmozdíthatunk egy kicsi aszteroidát.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Ma non possiamo spostare la Terra, almeno non facilmente, ma un piccolo asteroide sì.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Men vi kan inte flytta på Jorden, åtminstone inte enkelt, men vi kan påverka en liten asteroid.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Namun kita tidak dapat memindahkan bumi, setidaknya tidak gampang, tapi kita bisa memindahkan asteroid kecil.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Nedokážeme sice pohnout Zemí, alespoň ne snadno, ale dokážeme pohnout malým asteroidem.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Pero no es posible mover la Tierra, al menos no es fácil, pero sí podemos mover un asteroide pequeño.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Но мы не можем отодвинуть Землю, по крайней мере не без труда, но мы можем подвинуть небольшой астероид.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce... Ama küçük bir asteroidi oynatabiliriz.Но ние не можем да изместим Земята, поне не и лесно, но можем да преместим малък астероид.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...하지만 우리는 지구를 움직일 수가 없죠.
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...Nhưng chúng ta không di chuyển được Trái Đất, ít nhất
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...O carro passa por nós.