Elam'a karşı zaferi ve kült putu Marduk'u kurtarması ile bilinir.Ele é mais conhecido por sua vitória sobre o Elam e a recuperação do ídolo de culto de Marduk .
103 Alman savaş pilotu toplamda yaklaşık 15.400 hava zaferinde olmak üzere 100'den fazla uçak düşürdü.103 pilotos alemães abateram mais de 100 aeronaves inimigas, totalizando 15 400 vitórias aéreas.
Savaş Arjantin zaferi ile sonuçlandı.A Argentina precisava da vitória.
Murphy'nin zaferi büyük sürpriz olarak nitelendirildi.No entanto, o sucesso inicial de Gray veio como uma surpresa.
Muharebe, Otuz Yıl Savaşı'nda Protestanların ilk büyük zaferiydi.Esta foi a primeira principal batalha da guerra dos 30 anos.
Değişik şekilde tasarlanmış olan sekiz kubbe, sekiz ayrı zaferi simgelemektedir.Ele determina oito emoções primárias dispostas em quatro pares de opostos.
Maçı kazanmayı hak ettiler." demiş, Roberto Mancini ise zaferi Manchester City taraftarlarına armağan etmişti.Mantenha a Promessa"), fazendo referência a sua promessa de vingança contra Roberto de Bruce.
Ligny meydan muharebesi Napolyon'un son zaferi oldu.A Batalha de Rivoli foi outra importante vitória para Napoleão.
Gelecek hafta Raw'da, Charlie Haas'ı yendiğinde, ilk yayınlanan zaferini aldı.No Raw da semana seguinte, ele derrotou Charlie Haas, sua primeira vitória por pinfall.
Ancak Bulgar zaferi, Bulgaristan'ın Bizans egemenliğine girmesini ancak 1018 yılına erteledi.Contudo, a vitória bizantino apenas adiou a queda da Bulgária para o Império Bizantino em 1018.
Şampiyonlar Turunda yedi zaferi vardı.O vencedor, Sérvia, teve 7 pontos deles.
Muharebe, ABD zaferi ile sonuçlandı.Da batalha resultou a vitória americana.
Kitabın zaferi ("Beyazıt Devlet Kütüphanesi 100.Edição comemorativa: 100 anos do Relatório White.
Charles Martel özellikle Poitiers Muharebesi zaferi sebebiyle tarihçilerce günümüze kadar ünlenmiştir.Em primeiro lugar, Carlos Martel sempre será lembrado por sua vitória em Tours.
Sonuç Polonya zaferiydi.O resultado foi uma vitória búlgara.
Yeğeni Gratianus'un başarısını kıskanan Valens zaferi kendi başına kazanmak istediğine karar verdi.Valens, jaloers op het succes van zijn neef Gratianus, besloot dat hij de overwinning voor zichzelf wilde.
Morgoth'un zaferi tamamlanır.De overwinning van Morgoth was volledig.
Sonuç Polonya zaferiydi.De slag werd door Polen gewonnen.
Lucien Petit-Breton'un 1907 zaferinden sonra onun ana favori olduğu kabul ediliyordu.De zege van Lucien Petit-Breton in 1907 werd enorm bekritiseerd.
Pirus zaferiOverwinningen Overwinningen
Tur Miguel Indurain'ın beşinci ve son zaferiydi.In 1995 won Indurain zijn vijfde en laatste Tour.
Elagabalus Antakyadaki zaferin tarihini saltanatının başlangıcı olarak ilan etti.Elagabalus riep de datum van de overwinning in de slag bij Antiochië als de begindatum van zijn regering uit.
Buna rağmen, anlaşma Batı Avrupa’da bir diplomasi zaferi olarak kutlandı.Het verdrag wordt gezien als een diplomatieke overwinning van Oostenrijk.
Armstrong en sonunda etabı kazanmaya devam etti ve tur zaferini sağladı.Armstrong wint eindelijk zijn etappe in de Tour.
Muharebe, ABD zaferi ile sonuçlandı.De slag is in een Amerikaanse zege geëindigd.
Bu zaferin ardından Claudius, "Gothicus" (Gotların fatihi) soyadını aldı.Deze overwinning bezorgde Claudius II de bijnaam "Gothicus".
26 Temmuz (1999'dan beri) Hindistan'da Kargil Zaferi Günü (Kargil Vijay Diwas) olarak.In India wordt die dag herdacht als “Kargil Vijay Diwas” (Kargil-overwinningsdag).
Muharebe, İngiliz donanmasının kayıpsız zaferi ile sonuçlanmıştır.De slag eindigde met een zege voor de Britse vloot.
Bununla birlikte, De Gaulle'ün siyasi zaferi kısa süreli olur.Maar de triomf van Hawkins is van korte duur.
Kennedy, Demokratik Parti başkanlığı zaferini ilan eder.Kennedy: wint Amerikaanse presidentverkiezingen.
Daha sonra yapılan seçimlerle liberaller zaferi kazandılar.Het daaropvolgende jaar wonnen zijn liberalen de algemene verkiezingen.
Yoda, üzüntüyle Geonosis’teki zaferin aslında bir zafer olmadığını belirtir.Uit het vertrouwen van Yodo in Yoshida kwam jammer genoeg niets dan ellende.
Doğunun zaferi Roma İmparatorluğu'nun son kez kısa bir süreliğine birleşmesine neden oldu.Het Romeinse Rijk wordt voor de laatste keer verenigd.
"Sabrın zaferi".Steen van geduld.
Murphy'nin zaferi büyük sürpriz olarak nitelendirildi.Morgans aanval kwam als een complete verrassing.
İnsanın ölüme karşı zaferini sembolize eder.Deze staat symbool voor haar triomf op de dood.
Gunther bu zaferi kutlamak için büyük şenlikler düzenler.Pyrrhus organiseerde feesten ter ere van deze overwinning.
Bu onun arkası arkaya ilk yedinci zaferiydi.Het was zijn zevende deelname op rij en eerste overwinning.
En büyük başarısı, 2004'teki çiftlerde Roland Garros zaferidir.De grootste prestatie is de dubbeltitel op het Grand Slam-toernooi van Roland Garros in 2004.
Onun sonu daha sonra birbiri ardı sıra gelen beş zaferi.Daarna schreef hij echter vijf opeenvolgende overwinningen op zijn naam.
Bartu, Fenerbahçe'de 330 lig maçında 162 gol atmış ve 4 lig zaferi yaşamıştır.Bartu heeft 326 wedstrijden gevoetbald en 162 keer gescoord voor Fenerbahçe.
Hekimoğlu Ali Paşa'nın bu zaferi İstanbul'da büyük bir sevince yol açtı.Deze onverwachte overwinning bracht Achille in hoog aanzien in Polen.
1936 Olimpiyat Oyunları'nda kazandığı zaferin ardından profesyonel oldu.Na het wereldkampioenschap van 1936 werd ze professional.
Çıldır Zaferi'nden hemen sonra ayrıca Çıldır Eyaleti kuruldu.Het kasteel verkeerde in en na de Franse tijd in vervallen staat.
İlk Grand Prix (GP) zaferi sadece üç yarış sonra İspanya'da meydana gelmiştir.Pierwsze zwycięstwo Austriaka przyszło w Grand Prix Hiszpanii zaledwie 3 wyścigi później.
Savaş Arjantin zaferi ile sonuçlandı.Wynik zweryfikowano jako zwycięstwo Argentyny.
Muharebe, İngiliz donanmasının kayıpsız zaferi ile sonuçlanmıştır.Bitwa zakończyła się zwycięstwem floty brytyjskiej.
Milan, 1950-51 sezonuna kadar herhangi bir kupa zaferi elde edemedi.W USM Casablanca grał do końca sezonu 1950/1951.
Bu onun arkası arkaya ilk yedinci zaferiydi.Było to jej siódme turniejowe zwycięstwo.
En büyük başarısı, 2004'teki çiftlerde Roland Garros zaferidir.Jego największym osiągnięciem deblowym jest wygrana w wielkoszlemowym Rolandzie Garrosie z roku 2004.
Seçim sandıklarının kapanmasının ardından, her iki aday da kendi zaferini ilan etti.Tuż po zakończeniu głosowania obaj kandydaci ogłosili się zwycięzcami.
Gorki'nin Faşist İtalya'dan geri dönüşü Sovyet zaferinin büyük bir propagandası olur.Uratowanie załogi Czeluskina stało się dużym sukcesem propagandy radzieckiej.
Bolşevik Parti'nin Kiev Komitesi ve Ukrayna Merkez Konseyi'nin zaferi ile sonuçlandı.Melnykowcy popierani byli przez Ukraiński Komitet Centralny.
Onun sonu daha sonra birbiri ardı sıra gelen beş zaferi.Ostatecznie przegrał z nim różnicą zaledwie pięciu punktów.
Düşman merkez üssünü yok etmek zaferi garanti eder.Zniszczenie wszystkich jednostek wroga również powoduje wygraną.
Pirus zaferiPrawda zwycięża.
Haziran 1968 seçimleri, liberallerin zaferini pekiştirdi.W styczniu 1906 r. odbyły się wybory parlamentarne, które przyniosły lawinowe zwycięstwo Partii Liberalnej.
Bu takımla da bir Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası zaferi yaşadı.Zwycięsko z tej rywalizacji wyszedł klub z Europy.
Haziran 1968 seçimleri, liberallerin zaferini pekiştirdi.Vid valen i juni 1878 segrade liberalerna.
Fransız sınırında Eylül 1939'da ilk hava zaferini elde etti.Hans första luftseger ägde rum i september 1939 vid den franska gränsen.