Oburluğu kendisinin bir zaafıdır.Opakem pýchy je pokora.
İnsanların zaaflarını esprili bir anlayış ve zarif bir mizahla eserlerinde işlemiştir.Lucrările sale se disting prin erudiție și printr-un autentic simț al frumosului.
Sporcu açısından da kadro zaafımız vardı.Nekem testgyakorlásként szükségem volt valami sportra.
İnsanların zaaflarını esprili bir anlayış ve zarif bir mizahla eserlerinde işlemiştir.A fiataloknak szóló munkáit humorral és a természet iránti csodálattal töltötte meg.
Oburluğu kendisinin bir zaafıdır.Hänen arvonimensä on Naik Subedar.
Kızlara zaafı vardır.Pierevätkö tytöt?
Dünyevi zaafları insanoğluna çok pahalıya patlayacaktır.Ihmisten uhraukset isänmaalle tulevat olemaan kovat.
Kadınlara olan aşırı zaafı yüzünden başı çeşitli dertlere girer.Hänen äitinsä muodostaa tahollaan hankalia parisuhteita erilaisten naisten kanssa.
Kızlara zaafı vardır.Γονιμοποιούν τα θηλυκά.
Oburluğu kendisinin bir zaafıdır.Έδρα της ήταν το Αίγιο.
Sporcu açısından da kadro zaafımız vardı.Sportslige skandaler var der skam også.
Ancak ortaya çıkan bir zaaf, önceki tüm planları değiştirdi.Musikkstilen var totalt endret fra alt av deres tidligere materiale.
Shaquille O'neal'ın en büyük zaafı kariyeri boyunca çok kötü serbest atış kullanması olmuştur.Shaquille O'Neal memiliki kelemahan yang paling utama, yaitu Free throw.
Oburluğu kendisinin bir zaafıdır.Ibukotanya adalah Sumbawa Besar.
Kızlara zaafı vardır.女の子が少し苦手。
Güce ve paraya karşı zaafı vardır.お金と精力が余っている。
Güç ve zaaf onun hayatında savaş halinde. #fi123" (Tweet).柴田巌著『戦中の「マタイ受難曲」』(2009年、みやび出版)123ページ。
Özellikle kadın küloduna zaafı vardır.特に女心には鈍感。
Onun zaafı, servisidir.Bazen bir top atışıylatopu sola sürükler.左右に移動し、時々弾を放つ。
Bu süre zaafında 3 kez forma giydi.今回使われた衣装は3種類。
Atina ise, kendi topraklarının korunmasını zaafa uğratmamak için kuvvet göndermeye yanaşmamıştır.しかし中つ国へと渡った叛乱者のためにかれは助力を与えず、かれらがアマンの地へと逃げ帰ることも禁じた。
Ancak ortaya çıkan bir zaaf, önceki tüm planları değiştirdi.但是,一個確定的弱點改變以前所有的計劃。
Kadınlara karşı zaafı vardır ve güçlü bir şövalyelik hissi vardır.劍術拔群,有著強烈的騎士道精神。
Kızlara zaafı vardır.害怕女生。
Dosta düşmana karşı daima dik durmuş asla zaafiyet göstermemiştir.面對強敵,始終不見疲態。
Büyük bir kusuru vardı ki, o da, paraya karşı olan zaafıydı.但这都是放屁,他们最后把钱也拿走了。
Bazen de onların zaaflarından yaralanılır.때로는 자신의 가시에 의해서 상처가 발생하기도 한다.
Oburluğu kendisinin bir zaafıdır.זו מועצה שצריכה להתבייש בעצמה.
Böylelikle çocuğun altına olan zaafını kontrol edeceklerdir.אחר-כך הם מורחים את צואת הילד על פניו.
Bu süre zaafı içinde, Mora'nın Mani burnunda yaşayan halkı isyana teşvik etti.В това мрачно за народа време народната гордост у Душо живо трептяла.
FAI en büyük zaafı bu şaseye sahip olmasıydı.Najpoznatiji poglavica Kata bio je čuveni Dohäsan.
Bu da öğretici tarzın en büyük zaafını teşkil etmiştir.Z tohto dôvodu nariadil najvyšší stupeň tajnosti.
Özellikle kadın küloduna zaafı vardır.Na znáška sedí najmä samička.
Bu zaafı sebebiyle Politbüro'da çok etkili olamadı.Ani v puberte to nemal ľahké.
Onun zaafı, servisidir.Bazen bir top atışıylatopu sola sürükler.Hráva ľavého obrancu, niekedy ľavého záložníka.
Ancak ortaya çıkan bir zaaf, önceki tüm planları değiştirdi.Každá z predchádzajúcich fáz pritom mení tie predošlé.
Oburluğu kendisinin bir zaafıdır.Opakom pýchy je pokora.
Oburluğu kendisinin bir zaafıdır.Mar mu je znana njegova sramota?
Sonraki yenilgisini 3 ay sonra aldı, bu süre zaafında 1 beraberlik 10 galibiyet elde etti.Õnneks ei tulnud ka sellega kaua maadelda: kolme seljavõidu peale kokku kulutas Kotkas 10 minutit.
Fakat zayıf bir noktası da var. Küreselleşmenin iki zaafı far.Однак існують також вразливі місця, дві Ахіллесові п'яти глобалізації.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.두번째 취약성은 복잡성입니다.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Le deuxième talon d'Achille est la complexité.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Al doilea călcâi al lui Ahile e complexitatea.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır. Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.A másik Achillles-sarok a komplexitás -- a fokozódó érzékenység és törékenység.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır. Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Druhá Achillova pata je složitost - rostoucí křehkost.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır. Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.O segundo calcanhar de Aquiles é a complexidade — uma crescente fragilidade, uma crescente instabilidade.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır. Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Και από την άλλη είναι η πολυπλοκότητα -- η αυξανόμενη ευθραυστότητα, η αυξανόμενη ευθρυπτότητα.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.De tweede achilleshiel is de complexiteit.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Điểm yếu thứ hai là sự phức tạp.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Drugą piętą achillesową jest złożoność.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Druhou Achillovou pätou je zložitosť.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.El segundo talón de Aquiles es la complejidad.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Il secondo tallone d'Achille è la complessità.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Toinen globalisaation Akilleen kantapää on sen monimutkaisuus.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Tumit Achilles kedua adalah kerumitan.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Zum anderen die Achillesferse der Komplexität.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Втората ахилесова пета е сложността.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.Вторая ахиллесова пята - повышение уровня сложности.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.По-друге, це її заплутаність.
İkinci zaafı karmaşıklığıdır.עקב האכילס השני הוא המורכבות.