Ana içeriğe geç
Sözlük

zır ile cümle

zır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu hızlı ilerleyen tanklar ve diğer zırhlı araçlar Blitzkrieg'ın kritik unsurları olmuşlardır.Ces chars rapides et d'autres véhicules blindés furent des éléments importants de la guerre éclair.
2,4 milyon hektar üzerine yayılmış 29.700 ziraî işletme bulunmaktadır.Près de 29 700 exploitations agricoles sont répertoriées sur une surface atteignant 2,4 millions d'hectares.
Zırhlı savaş Motorize piyade Dunstan, Simon.Biodiesel Véhicule polycarburant Dunstan, Simon.
En yüksek zirve olan Thaba Ntlenyana 3.482 metre yüksekliğindedir.Son point culminant est Thabana Ntlenyana à 3 482 m d'altitude.
Amerika, Avrupa derken bir süre sonra zirve yaptı.L'Amérique du Nord s'est longtemps définie contre l'Europe.
Demet Akalın, "Olacak Olacak zirvede bir şarkı...Naked Eye est une chanson disant: "Debout...
Ziraat Bankası'nın tesisi.100 % propriété de Banco Sabadell.
Temmuz 1941 yılında OKH yılında Zırhlı Kuvvetler Müfettişliği görevine döndü.En juillet 1941, il retourne travailler à l'état-major au bureau des inspections des forces armées de l'OKH.
Bu zirvede temeli atılan bu kuruluş, 2014 yılında kurulacak olan Yeni Kalkınma Bankası’ydı.Ce projet sera un complément à la Nouvelle Banque de développement proposé par les BRICS en 2014.
Zırh, geminin farklı bölümlerinde farklı kalınlıklarda olabilir.Elle peut concerner n'importe quel segment de ce vaisseau.
Şehrin güneyi de 1. Zırhlı Tümen tarafından tutulur.Bas-côté sud, vue par la 1re grande arcade.
Zırhlı ambulans.Ambulancier !
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.À son pied se trouve un lac.
Zırhlı 3 Şubat günü Pearl Harbor'a geri döndü ve Pasifik Filosunun eğitimlerine katıldı.Le 1er août, il appareille de Pearl Harbor et reprend ses opérations dans le Pacifique.
En yüksek zirvesi 5,642 metrelik Elbrus Dağı'dır.Les principaux sommets incluent : L'Elbrouz 5 642 mètres.
Çok dayanıklı bir vücut zırhı giyer.Il porte un redoutable arsenal.
Cücelerin çok kaliteli zırhlar yapmak konusunda şöhreti vardır.Les Fulvii bénéficient d'une réputation d'excellents militaires.
Sonra zırhını çıkarıp nehrin karşısına geçmek için suya girdi.Il prit alors sa tête, traversa la rivière et mourut sur l'autre rive.
Zira cehalet de bazen inkârcılığın sebebi olabilmektedir.Les firmes liées à la FoI suscitent parfois une certaine méfiance.
"Davud, alışılmamış zırhı reddediyor" (13. yüzyıl Morgan İncili'nde bulunan bir resmin sadece bir bölümü).La clef de voûte subsistante, bien que très abimée, présente très certainement une étoile de David.
Akagi Kure Japonya'da Amagi sınıfı zırhlı olarak denize indirildi.Le porte-avions Akagi fut mis en chantier comme croiseur de bataille de la classe Amagi, à Kure (Japon).
Yan zırhlar tekrar azaltıldı.Les artères sont elles-mêmes réduites.
Zirve numarasına listedeki beşinci haftasına çıktı.Il s'est classé n° 5 la semaine de sa sortie.
Büyük Sıkıntı'nın zirvesi ise Armageddon savaşıdır.Mais le principal sujet de préoccupation va être la guerre d’Algérie.
Zirve 7-8 Temmuz 2017 tarihinde Almanya'nın Hamburg şehrinde düzenlendi.Ce sommet se tient les 7 et 8 juillet 2017 à Hambourg en Allemagne.
M3 TCM-20 - M3/M5 yarı paletli araç üzerine İsrail yapım TCM-20 zırhlı taret takıldı.BTR-152 TCM-20 conversion israélienne équipée d'une tourelle bitube de 20 mm française TCM-20.
R&B listelerinde tam 7 hafta zirvede kaldı.Elle se classe à la première place des charts R&B pendant sept semaines.
Ancak ortaya çıkan sonuç muhteşem oldu zira bu sonuç Carl'ı tanrılaştırıyordu.Mais c'était beau parce que quelque part, c'était l'apothéose de Carl.
Ezio'nun zırhı parçalanır.L'épée d'Aubry se brise.
Kalın zırhı ile toplamda 26 ton gelen araç neredeyse orta sınıf bir tank ağırlığına ulaşıyordu.Son épais blindage portait son poids à 26 tonnes, à peu près le poids d'un char moyen de l'époque.
Bu savaşlardan tam bir sonuç alınamıyordu zirâ Yunanistan'ın ekonomisi de iyiden iyiye bozulmaya başlamıştı.Ce système s'est effondré quand même les riches ont commencé à éprouver des difficultés pour eux-mêmes.
Sekiz isabet alan zırhlının ön tareti devre dışı kalmıştır.Le mode classique avec huit angles de tir reste activable.
Bununla beraber manga da popülaritesini Japonya'da ve dünyada zirveye taşımıştır.Le manga a eu une énorme popularité, tant au Japon que dans le reste du monde.
En yüksek noktası Ellesmere Adası'ndaki Barbeau Peak (2,616 m) zirvesidir.Le point culminant du territoire est le mont Barbeau, sur l'île d'Ellesmere (2 616 mètres).
Sankt-Peterburg, Rusya İmparatorluğunun zirvesi olarak ayakta duruyordu.Saint-Pétersbourg a été durant longtemps le siège du pouvoir impérial russe.
BTR-152 (Rusça: БТР-152), bir Sovyet zırhlı personel taşıyıcıdır.BTR-152 I (1955) version du BTR-152V véhicule de commandement d'artillerie.
Zira yılan çoğu Doğu mitolojisi gibi Pers mitolojisinde de kötülüğün sembolüdür.Le serpent, comme dans d'autres mythologies orientales, était un symbole du mal.
15-16 Kasım - 2015 G-20 zirvesi Antalya'da düzenlendi.15 et 16 novembre : sommet du G20 à Antalya.
Marauder, Paramount Group tarafından üretilen bir Güney Afrika yapımı zırhlı personel taşıyıcıdır.Le Marauder est un véhicule blindé léger résistant aux mines, produit par Paramount Group en Afrique du Sud.
Doktor'un en büyük düşmanlarından olan Daleklerin zırhını yapmıştır.Les Daleks étant le plus grand ennemi du Docteur.
Helgoland sınıfı, Alman İmparatorluğu için üretilen ikinci dretnot zırhlı sınıfıdır.La classe Helgoland est la deuxième classe de cuirassés de type dreadnought construits par l'Allemagne.
Bu dönemde İspanya gücünün zirvesine ulaşmıştı.C’est en effet dans ce pays que l’ouragan était à l’apogée de sa puissance.
İlk zirve toplantısı Temmuz 2008'de Paris'te gerçekleştirildi.La première conférence avait eu lieu en juillet 2007 à Paris.
Pre-dreadnought, çelikten yapılır ve dayanıklı bir zırh ile kaplanırdı.Les pré-dreadnoughts furent développés à partir des cuirassés à coque en fer.
Zirvesine ulaşmak için pek çok yol vardır.Il y a beaucoup de sentiers pour la randonnée.
Ülkenin en yüksek noktasını Chappal Waddi oluşturmakta olup, dağın zirvesi 2.419 m yüksekliktedir.Près de la frontière camerounaise, le Chappal Waddi culmine à 2 419 mètres.
Skagit Sıradağlar bölgesinde Glacier Zirvesi: 3.213 m.Le pic Glacier culmine à 3 213 mètres d'altitude,,,,.
Piyade ve hafif zırhlı taşıtlara karşı kullanım içindir.Il est efficace contre l'infanterie et les véhicules légers.
Özellikle Somebody Like You, tam 8 hafta zirveden inmemişti.Comme elle ne s'attendait pas à en avoir autant, elle en tua huit.
Nanga Parbat, Pakistan, dünyanın 8.125 m. ile en yüksek 9. zirvesi.Le Nanga Parbat est le neuvième plus haut sommet du monde (8 125 mètres), dans la chaîne de l'Himalaya.
Bu iki takım en son teknoloji silahları ve zırhlı araçları kullanmakta.Les deux armées utilisent des armes à feu et des canons les plus modernes.
Solo kariyeri de bu dönemlerde zirvedeydi.Seule la motte castrale subsiste de cette époque.
B / Zırhlı muharebe aracı VI Ausf.C, du Panzerkampfwagen II Ausf.
Zira onu o göreve getiren benim.Elle charge Lisa de cette mission.
"Causing a Commotion" Hot Dance Club Play listesinin zirvesine çıktı.Causing a Commotion est numéro un du Hot Dance Club Play.
Çelikten zırh yapar.Fabrication tout acier.
İtalyan zırhlı birlikleri de Alpler bölgesinden Fransa'ya girdi.L'armée française entre dans le Piémont à travers les Alpes.
Atlarını düşman okçularından korumak için atları tabakalı zırhlarla kaplıydı.Les chevaux étaient couverts d’une armure faite de lamelles pour les protéger des archers ennemis.
Birleşik Krallık'ta zirvede altı hafta kaldı.Il reste 6 semaines dans le coma.
"Sözde Ayrılık" dört hafta, "Yeni Biri" bir hafta zirvede kaldı.Mais 6 nouveaux, "les Autres" entrent dans une seconde maison.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod