Biz bunu tüm dünyada 300 zümre içinde yaptık.Világszerte 300 közösségen tudtunk segíteni.
Biz bunu tüm dünyada 300 zümre içinde yaptık.Wir haben es weltweit in 300 Gemeinden gemacht.
Biz bunu tüm dünyada 300 zümre içinde yaptık.Το έχουμε κάνει σε 300 κοινότητες σε όλο τον κόσμο.
Biz bunu tüm dünyada 300 zümre içinde yaptık.І ми повторили це в 300 громадах по всьому світу.
Biz bunu tüm dünyada 300 zümre içinde yaptık.Мы сделали это в 300 общинах по всему миру.
Biz bunu tüm dünyada 300 zümre içinde yaptık."Направи го отново." (Смях) Направихме го в 300 общности по света.
Biz bunu tüm dünyada 300 zümre içinde yaptık.עשינו זאת בקרב 300 קהילות ברחבי העולם.
Biz bunu tüm dünyada 300 zümre içinde yaptık.قمنا بعمل ذلك في 300 مجتمع حول العالم.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu.Et tout le monde était censé être heureux dans cette communauté
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu.Iedereen werd verondersteld gelukkig te zijn in die gemeenschap.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu.그 동네 사람들은 전부 행복해야 마땅하건만
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu. Oysa hayatım cehennem gibiydi.Era suposto que todos fossem felizes nessa comunidade mas a minha vida era um inferno.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu. Oysa hayatım cehennem gibiydi.In teoria, tutti dovevano essere felici in quella comunità, ma in realtà la mia vita era un inferno.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu. Oysa hayatım cehennem gibiydi.Jeder sollte glücklich sein in dieser Gemeinde, aber tatsächlich war mein Leben die Hölle.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu. Oysa hayatım cehennem gibiydi.Și se presupunea că toți trebuiau să fie fericiți în acea comunitate pe când de fapt viața mea era un iad.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu. Oysa hayatım cehennem gibiydi.W tej społeczności wszyscy mieli być szczęśliwi, a moje życie było piekłem.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu. Oysa hayatım cehennem gibiydi.Y se suponía que todo el mundo era feliz en esa comunidad cuando de hecho mi vida era un infierno.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu. Oysa hayatım cehennem gibiydi.Υποτίθεται πως εκεί όλοι έπρεπε να είναι ευτυχισμένοι, αλλά για την ακρίβεια, η ζωή μου ήταν κόλαση.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu. Oysa hayatım cehennem gibiydi.В таком обществе всем полагалось быть счастливыми, но на самом деле моя жизнь была кромешным адом.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu. Oysa hayatım cehennem gibiydi.И всеки би трябвало да е щастлив в такава общност, но, всъщност, животът ми беше ад.
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu.וכולם היו אמורים להיות שמחים בקהילה הזאת
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu.و كان كل فرد يفترض ان يكون سعيدا في ذلك المجتمع
O zümrede herkesin mutlu olması bekleniyordu.私の生活は地獄で アル中の父親に
Size bir sır vereyim. Zümre toplantılarında bir sorun vardır.Să vă spun un secret, e o problemă cu întâlnirile publice.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırA to pre reprodukčnú deľbu práce.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırDan alasan untuk itu adalah karena ada bagian pekerja reproduksi.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırDer Grund dafür ist, dass es eine reproduktive Arbeitsteilung gibt.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırE a razão é que há uma divisão de trabalho reprodutora.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırEn de reden daarvoor is de reproductieve taakverdeling.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırEt la raison en est qu'il y a une division du travail en matière de reproduction.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırIar motivul pentru asta e că avem o diviziune reproductivă a muncii.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırIl motivo è la divisione riproduttiva del lavoro.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanır그 이유는 노동을 위한 번식의 방이 있기 때문입니다.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırMégpedig azért nem, mert ez a munkamegosztás reproduktív célzatú.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırNepracují pro ostatní napříč koloniemi.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırOg grunden til det er, at avlsarbejdet er opdelt.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırPowodem jest reprodukcyjny podział pracy.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırVà lý do là vì có sự phân chia lao động theo khả năng sinh sản.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırY la razón de esto es porque hay una división reproductiva del trabajo.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırΚαι ο λόγος για αυτό είναι ότι υπάρχει αναπαραγωγικός καταμερισμός της εργασίας.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırИ причината е, че има репродуктивно разделение на работата,
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırПричина этого в том, что присутствует репродуктивное разделение труда.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırוהסיבה לכך היא שיש חלוקה עבודה לפי רבייה.
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanırوالسبب في ذلك هو أن هناك تقسيم إنتاجي للعمل .
Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanır生殖能力のあるなしが労働の種類を決定します
Yani artýk belli bir zümrenin konuţma ayrýcalýđý yoktur, herkes bu ayrýcalýđa sahiptir.Ce n'est plus une question de "Seuls certains ont le droit de parler".
Yani artýk belli bir zümrenin konuţma ayrýcalýđý yoktur, herkes bu ayrýcalýđa sahiptir.Nicht nur Leute mit einer Lizenz dürfen reden , sondern es darf jeder reden
Yani artýk belli bir zümrenin konuţma ayrýcalýđý yoktur, herkes bu ayrýcalýđa sahiptir.Så det er ikke bare bestemte folk der får lov til at tale, alle kan tale.
Yani artýk belli bir zümrenin konuţma ayrýcalýđý yoktur, herkes bu ayrýcalýđa sahiptir.Už to není tak, že můžou mluvit jen určití lidé, dnes má právo mluvit úplně každý.
Yani artýk belli bir zümrenin konuţma ayrýcalýđý yoktur, herkes bu ayrýcalýđa sahiptir.Ya no solo algunas personas tienen licencias para hablar, ahora todos tienen una licencia para hablar.
Yani artýk belli bir zümrenin konuţma ayrýcalýđý yoktur, herkes bu ayrýcalýđa sahiptir.Έτσι δεν είναι μόνο ορισμένα άτομα που έχουν άδεια για να μιλάνε, τώρα ο καθένας έχει άδεια να μιλήσει.
Yani artýk belli bir zümrenin konuţma ayrýcalýđý yoktur, herkes bu ayrýcalýđa sahiptir.Така че не само някои хора имат право да говорят, сега всеки го има.
Yani artýk belli bir zümrenin konuţma ayrýcalýđý yoktur, herkes bu ayrýcalýđa sahiptir.Так что это не только определенные люди имеют лицензию говорить, теперь у всех есть лицензия говорить.
Yani artýk belli bir zümrenin konuţma ayrýcalýđý yoktur, herkes bu ayrýcalýđa sahiptir.情報を伝える権利を持っている。 これは誰からその情報を得るのかという問題なんだ。
Zümreleri harekete geçiriyoruz.Aktivoimme yhteisöjä.
Zümreleri harekete geçiriyoruz.Attiviamo comunità.
Zümreleri harekete geçiriyoruz.Beindítjuk a közösségeket.
Zümreleri harekete geçiriyoruz.Chúng tôi kích hoạt những cộng đồng.
Zümreleri harekete geçiriyoruz.Kami mengaktifkan masyarakat.
Zümreleri harekete geçiriyoruz.저희는 이렇게 그 공동체를 활성화시킵니다.