Saul, ‹‹Ey Efendim, sen kimsin?›› dedi. ‹‹Ben senin zulmettiğin İsayım›› diye yanıt geldi.Он сказал: кто Ты, Господи? Господь же сказал: Я Иисус, Которого ты гонишь. Трудно тебе идти против рожна.
Saul, ‹‹Ey Efendim, sen kimsin?›› dedi. ‹‹Ben senin zulmettiğin İsayım›› diye yanıt geldi.ויאמר מי אתה אדני ויאמר האדון אנכי ישוע אשר אתה רודף קשה לך לבעט בדרבנות׃
Saul, ‹‹Ey Efendim, sen kimsin?›› dedi. ‹‹Ben senin zulmettiğin İsayım›› diye yanıt geldi.فقال من انت يا سيد. فقال الرب انا يسوع الذي انت تضطهده. صعب عليك ان ترفس مناخس.
Saul, ‹‹Ey Efendim, sen kimsin?›› dedi. ‹‹Ben senin zulmettiğin İsayım›› diye yanıt geldi.他 說 、 主 阿 、 你 是 誰 。 主 說 、 我 就 是 你 所 逼 迫 的 耶 穌
Saul, ‹‹Ey Efendim, sen kimsin?›› dedi. ‹‹Ben senin zulmettiğin İsayım›› diye yanıt geldi.他 說 、 主阿 、 你 是 誰 。 主說 、 我 就是 你 所 逼迫 的 耶穌
Sen zuladan bana destek çýkarsýn, abim!Κοίτα τον, ακόμα κάνει πλάκα!
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Eén van de redenen dat geweld minder werd is dat men de slachtingen en het geweld beu was.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Einer der Gründe warum die Gewalt sank ist, dass Menschen der Gewalt in ihrer Zeit überdrüssig wurden.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Jedna z příčin poklesu násilí je, že lidem začala být odporná ta krveprolití a krutosti v jejich době.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.사람들이 자기 시대의 대학살과 잔인함에 넌덜머리가 났기 때문입니다.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Одна з причин, чому зменшилось насилля - людям остогидли різанина та жорстокість в їхній час.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Одна из причин сокращения насилия состоит в том, что людей стало тошнить от жестокости и резни в их время.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.אחת הסיבות לירידה באלימות היא שלאנשים נמאס מהטבח והאכזריות של תקופתם.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.هو إن الناس سأمت من المذابح و القسوة خلال أيامهم .
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.変化してしまうと 当時の歴史的な基準に照らした場合以上に 野蛮であったと見なされます
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.abençoai aos que vos perseguem; abençoai, e não amaldiçoeis;
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Áldjátok azokat, a kik titeket kergetnek; áldjátok és ne átkozzátok.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Bendecid a los que os persiguen; bendecid y no maldigáis
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Benedite coloro che vi perseguitano, benedite e non maledite
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Bénissez ceux qui vous persécutent, bénissez et ne maudissez pas.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Binecuvîntaţi pe cei ce vă prigonesc: binecuvîntaţi şi nu blestemaţi.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Blagoslavljajte tiste, ki vas preganjajo, blagoslavljate, a ne preklinjajte.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Dobrořečte protivníkům vašim, dobrořečte, pravím, a nezlořečte.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Dobrorečte tým, ktorí vás prenasledujú; dobrorečte a nezlorečte.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Dobrorzeczcie tym, którzy was prześladują; dobrorzeczcie, a nie przeklinajcie.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Hãy chúc phước cho kẻ bắt bớ anh em; hãy chúc phước, chớ nguyền rủa.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Hãy chúc phước cho kẻ bắt_bớ anh_em ; hãy chúc phước , chớ nguyền_rủa .
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.너희를 핍박하는 자를 축복하라 축복하고 저주하지 말라
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Segnet, die euch verfolgen; segnet und fluchet nicht.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Siunatkaa vainoojianne, siunatkaa, älkääkä kirotko.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Välsignen dem som förfölja eder; välsignen, och förbannen icke.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Velsign dem som forfølger eder; velsign, og forbann ikke!
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Velsigner dem, som forfølge eder, velsigner og forbander ikke!
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Wens de mensen die u vervolgen alle goeds toe. U moet hun niets kwaads toewensen.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Ευλογειτε τους καταδιωκοντας υμας, ευλογειτε και μη καταρασθε.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.ако е възможно, доколкото зависи от вас, живейте в мир с всичките човеци.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Благословляйте гонителей ваших; благословляйте, а не проклинайте.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.Благословляйте тих, хто гонить вас; благословляйте, а не кленїть.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.ברכו את רדפיכם ברכו ואל תקללו׃
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.باركوا على الذين يضطهدونكم. باركوا ولا تلعنوا.
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.逼 迫 你 們 的 、 要 給 他 們 祝 福 . 只 要 祝 福 、 不 可 咒 詛
Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.逼迫 你 們 的 、 要給 他 們 祝福 . 只要 祝福 、 不 可 咒詛
Soldaki figür oldukça zulme uğramış.Zucker: Postava ležiaca na ľavo vyzerá úplne zúbožene.
Soldaki figür oldukça zulme uğramış.Постать зліва справді страхітлива.
-Sorun bunun zulüm oluşudur.Care este problema?
Suriye halkının çektiği zulmün bitsin ve yeni bir gün doğsun.بحيث يمكن للمعاناة الشعب السوري وقف، وفجر جديد يمكن ان تبدأ.
Suriye halkının çektiği zulmün bitsin ve yeni bir gün doğsun.このような立場をとるのは 自由と自決が特定の文化に特有なもの ではないと信じているからです
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.Ahol a terroristák Korán részleteket idéznek sértettségük igazolására!
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.Dimana teroris mengutip ayat-ayat Qur'an untuk membenarkan kejahatan mereka.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.Gdzie terroryści cytują wersy z Koranu, żeby uzasadnić potworne czyny.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.În care teroriștii citează versuri coranice ca să-și justifice atrocitățile.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.세상에 살고 있습니다. 테러리스트들이 코란의 구절을 인용하며 자신의 악행들을 정당화하고 있습니다.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.le religioni sono state dirottate. Dove i terroristi citano il Corano per giustificare le loro atrocità.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.Onde os terroristas citam versículos do Corão para justificarem as suas atrocidades.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.Où les terroristes citent les versés du Coran pour justifier leurs atrocités.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.V ktorom teroristi citujú verše z Koránu, aby oprávnili svoju krutosť.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.Waar terroristen Koranverzen reciteren om hun wreedheden te rechtvaardigen.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.Wo Terroristen Koranverse zitieren, um ihre Grausamkeiten zu rechtfertigen.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.Όπου τρομοκράτες απαγγέλλουν στίχους απ' το Κοράνι για να δικαιολογήσουν τις ωμότητές τους.
Teröristlerin Kur'an ayetlerini kendi zulümlerini haklı göstermek için okudukları bir dünya.Където терористи цитират стихове от Корана, за да оправдаят зверствата си.