Meyveler yuvarlak ya da uzunca ters yumurta biçimindedir.De eitjes kunnen zowel rond als langwerpig van vorm zijn.
Çocuklar birbirlerinin ellerini tutup, oturarak yuvarlak halka yaparlar.De kinderen nemen elkaar bij de hand en vormen een kring.
Meyveleri ufak, yuvarlak ve kırmızımsı siyah renklidir.De vruchten zijn klein, zwart en rond.
Gwain, efsaneye göre Kral Arthur'un Yuvarlak Masasındaki en sadık şövalyelerinden bir tanesidir.Galahad was een van de ridders van de ronde tafel van koning Arthur.
Diğeri ise, neredeyse yuvarlak bir profile sahiptir.Het bovenvlak heeft een vierkant profiel.
Kuşkuşu: Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar haline getirilmesiyle ve suda kaynatılmasıyla yapılan yemek.Bij het eten wordt de buis uitgerold en wordt het vloeibare voedsel opgezogen.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Hierboven een ronde lijst voorzien van een davidsster.
Ayanın uç kısmı yuvarlakça veya sivridir, fakat kertikli değildir; yan damar sayısı 8-11 çifttir.3SA : Niet forcerend, gebalanceerd met 8-11 punten.
Daha iri ve yuvarlak olan kulakları ile biraz katıra benzer.Daardoor lijkt hij op de koningsstern die echter groter is en een iets dikkere snavel heeft.
Ana madde: Sualtı ragbisi Genellikle oval değil ama yuvarlak bir topla oynanır.De zilte rus heeft echter meestal geen platte, maar een ronde stengel.
Saccharomyces cerevisiae hücreleri yuvarlak veya yumurta biçimlidir, çapları 5-10 mikrometredir.De cellen van Saccharomyces pastorianus zijn rond tot eirond en hebben een diameter van 5–10 µm.
Kanatlar kısa ve yuvarlaktır.De vleugels zijn kort en rond.
Croup: (Sağrısı-kuyruk sokumu) Geniş, orta uzunlukta, hafif yuvarlaktır.Rug: breed aan de schouders, middellang en slechts weinig afhellend.
Dünya'nın yuvarlak olduğu konusunda yeni deliller gösterdi.Hij is ervan overtuigd dat de aarde rond is.
Ağır Bizans piyadesi veya scutati, küçük yuvarlak kalkan taşır ve tabakalı zırh giyerdi.Ciężka piechota bizantyńska, zwana scutati, miała małe okrągłe tarcze i nosiła zbroje lamelkowe.
Çift taraflı olarak yarım yuvarlak kuleler ile korunan bu kapı bir sivri tuğla kemerin içinde açılmıştır.Na tle murów miasta przy bramie, siedzi postać spowita w płaszcz, do której zbliżają się dwie inne.
Üçlemenin son albümü Ekskalibur King Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyelerinin hikâyesini anlatıyordu.Album opowiadał historię Króla Artura i Rycerzy Okrągłego Stołu.
Araç tekrar yuvarlaklaştırılan farları ile orijinal 911'e daha çok benzetilmiştir.Pojazd oznaczono jednak ponownie typem „tramwajowym” – 101N.
Donanımı; şemşir (eğri kılıç) Yuvarlak Kalkan ve bir mızraktan oluşurdu.Blaszka liściowa jest całobrzega, o nasadzie od zaokrąglonej do klinowej i tępym wierzchołku.
Evlerin çatıları ahşap kirişler ve hasır kullanıldığı altında, geleneksel yuvarlak çinilerle kaplanmıştır.Dach wieńczący konstrukcję pokryty jest kolorowymi dachówkami i zdobiony tradycyjnymi chińskimi smokami.
2010 yılında fuar alanında bulunan "yuvarlak köşk" yıkıldı.W 2010 roku w pobliżu wybudowano boisko „Orlik”.
Dikdörtgen, yuvarlak veya kabarık olabilirlerdi.Mogą być kwadratowe lub okrągłe.
Genellikle yuvarlak lensler kullanılır.Używa się w tym celu zazwyczaj nawiasów okrągłych.
Onların kafaları yuvarlaktır ve bu yaşlı erkeklerde daha belirgin hale gelebilir.Pälsen är svartaktig och kan bli gråaktig hos äldre individer.
Yuvarlak kemer formundadır.Hålsågens blad är cirkelformat.
Diğeri ise, neredeyse yuvarlak bir profile sahiptir.Den har ett runt huvud med en ganska platt ansiktsrundel.
Dorsal iskelet sıkı yapılı ve küçük yuvarlak tüberküllerle örtülü plaklardan oluşmuştur.Underlaget för skivan lutar och består av små backar.
Pencereler yuvarlak kemerli penceredir.Väggarna genombryts av rundbågiga fönster.
"Duyduğunuz Ses Sivri mi Yuvarlak mı?".Terrängen runt Lydden är platt.
Hipodromdan günümüze yuvarlak güney ucu kalmıştır.Den södra flygeln står idag tom.
Biri "Tenık" (Türkçe:ince) Diğeriyse "Glôr" (Türkçe:yuvarlak) ekmektir.Slicka någon i arslet/röven – Fjäska.
Antik çağın başlangıcında dünyanın yuvarlak olduğuna ilişkin çeşitli görüşler ifade ediliyordu.Sedan antiken har man vetat att jorden var rund.
Kulakları ince, yuvarlak ve tüysüz olur.Öronen är runda och nakna.
Vücut uzun, yuvarlak, füze şeklindedir.Kroppen är långsträckt och rund, nästan cylinderformig.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Над нею на стелі велика зірка Давида.
Tomurcuklar kırmızımsı kahverengi, 5–10 mm, ucu yuvarlaktır.Бруньки червонувато-коричневі, 5-10 мм, вершини округлі.
Üniversitenin arka planı yuvarlak bir şekle sahiptir.Структура університету зазнала повної реорганізації.
Kasabada yuvarlak kerpiç evler olmakla birlikte, sokak planlamasının olmadığı bilinmektedir.У місті розташовувалися круглі будинки з сирої цегли, поки що без планування вулиць.
Mikroskop altında yuvarlak üzüm taneleri gibi görünürler.Під мікроскопом мають вигляд мілких жовтуватих зерняток.
Kurukları ise daha yuvarlaktır.Черево самиць більш округле.
Adını yuvarlak biçimi ve ortasının çukur olması sebebiyle almıştır.Назва дана через його коротку і округлу морду.
Vücudun her bir yanında yuvarlak siyah leke bulunur.Мають контрасні темні плями по всьому тілу.
Bazı durumlarda pilaster yarı yuvarlak şekilde de uygulanabilir.В окремих випадках галиця може знищити до половини плодів.
Hastalık ciltte 2 ila 5 santimetre yarıçapında yuvarlak ve sert kabarmalar ile başlar.Хвороба починається появою твердого набряку на шкірі діаметром від 2 до 5 сантиметрів.
Kemerlerinin bazıları sivri, bazıları yuvarlaktır.Грудні плавці є загостреними, інші — округлі.
Dünya yuvarlak.Земля кругла.
Bu bölüm altı yuvarlak sütuna dayanmaktadır.Ten se dělí na šest vinařských oblastí.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Na zdi nad schránou je znázorněna Davidova hvězda.
Fakat dünya hala yuvarlak (İngilizce).Dostupné online. (anglicky) Svět kolem nás.
Küçük yuvarlak gövdeleri vardır.Jsou zde malé opuštěné kamenolomy.
Hanın girişi basit, yuvarlak kemerlidir.Vstupní průčelí kostela bylo prosté, členěné pilastry.
Uçları yuvarlak beş kısa kolu vardır.Za čelistmi je 5 štěrbin krátkých žaber.
Ön plaka kenarları yuvarlatılmıştı ve arka gövde de biraz yuvarlaktı.Přední kryt měl zakulacené rohy a hrany, zadní kryt byl také trochu zakulacen.
Saccharomyces cerevisiae hücreleri yuvarlak veya yumurta biçimlidir, çapları 5-10 mikrometredir.Buňky S. cerevisiae jsou oválné až kulovité, velké 5-10 mikrometrů.
Araç tekrar yuvarlaklaştırılan farları ile orijinal 911'e daha çok benzetilmiştir.Přívěsné vozy pak byly přestavěny na vozy řídicí a označeny jako řada 911.9.
Örnek olarak deniz tabanındaki taşların büyük bir kısmı yuvarlak şekillidir.Pohled ze Stupného na zasněženou Bukovinu Jedna z mnohých částí obce Stupné – Potoky.
Meyvesi orta iri, yuvarlak koniktir.Plod kulatý, středně velký.
Aynı zamanda İsrail Yuvarlak Masa kulübünün de kurucusudur.Během tohoto festivalu poskytují slevy i izraelská knihkupectví.
Ağaç dalları ve yapraklarından yapılmış yuvarlak yuvalarda yaşar.Žijí v kulatých chatrčích postavených z kůry a kůlů.
Daha öncesinde eski çoraplardan ve bezlerden yuvarlak bir top yapılır.Jedná se o míč vyrobený ze staré punčochy a vyplněný hadry.