yuva ile cümle
yuva kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yuva yerdedir.Na domácej pôde .
Tavuk piresi (Ceratophyllus gallinae) yuvalarda en sık görülen pire türüdür.Čerešňa krovitá (Cerasus fruticosa) je považovaná za najvzácnejší druh vyskytujúci sa v tejto oblasti.
Atlama çıtasının uçları kare, üçgen veya yuvarlak olabilir.Pôdorys pätky môže byť obdĺžnikový, štvrcový alebo kruhový.
Erkek, onu yuvada besler.Samec jej prináša potravu.
Küçük türler daha küçük yuvalar yaparlar.Naopak ostatné svahy majú údolia menšie.
Genelde yeni yuvalar eski yuvanın birkaç yüz metre yakınında olur.Jedinou odmenou pre nich je často len niekoľko metrov novej zablatenej chodby.
Yuva yapmazlar, yumurtalarını toprak üzerine bırakırlar.Rodičia si hniezdo nesplietajú, ale znášajú vajíčka na dno búdky.
6 hafta sonra yavrular yuvayı terk eder.Mláďatá opúšťajú hniezdo po 6 týždňoch.
Kuluçka sırasında erkek uyuma yuvasında kalır.Počas internácie žila na Budči.
İzmir yalıçapkınının uçuşu hızlı vököle direkttir, kısa yuvarlaklaşmış kanatları vardır.Let roziel je kolísavý, s krátkymi periódami plachtenia.
Yuvarlaktır ve ulusal amblem ortada tasvir edilirken, amblemin renkleri arma taraması ile işaretlenmiştir.Je okrúhla. V jej strede je vyobrazený štátny znak, pričom farby znaku sú vyznačené heraldickým šrafovaním.
Haçın şaftı ve kolları genişletilmiş ve uçlarda girintili, üstleri yuvarlatılmıştır.Driek a ramená kríža sú na koncoch rozšírené a vhĺbené, vrchy sú oblé.
Dişi yuvayı kendisi yalnız yapar.Vse ostalo peč naredi sama.
Bu yuvarlar genelde H II bölgelerinde bulunup, kütleleri 10–50 güneş kütlesi yakınlarındadır.Običajno jih najdemo v področjih H II, njihove mase pa so od 2 do 50 Sončevih mas.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Razmeroma velika okrogla ušesa omogočajo dobro zaznavo zvoka, srednje uho je dobro razvito.
Bazen yerde, sığlık bir adacıkta yuva yapabilirler.Vselej, ko je mogoče, parkirajmo v senci.
Başka bir ifadeyle ışık yuvarı, bir nesnenin olağan ışığa karşı saydamlığını kaybettiği bölgedir.Oziroma drugače rečeno je območje kjer telo preneha biti prozorno za navadno svetlobo.
Askerler tepeyi tırmandıktan sonra yuvarlanıp, kayarak aşağıya indiler.Po vrvi sta splezali navzgor in se skrili.
Yeşil ağaçkakandan daha kısa bir boynu, daha ince-uzun gagası ve biraz daha yuvarlak başı vardır.Od zelene žolne ima tudi krajši vrat, tanjši kljun in nekoliko bolj okroglo glavo.
Üreme istasyonunun içindeki kayalıklar ve tahta yuvalarda üreyen kelaynaklara günde iki defa yem verilir.Dvakrat dnevno čistita smeti in listje, ki pade v potočke.
Çatılara yuva yaparlar.So nevidni zaradi strehe.
Dört tarafta ortada bir büyük pencere ve yanlarında yuvarlak iki küçük pencere vardır.V obzidju so štiri velika vrata in dvoje majhnih vrat.
İki haftalık kuluçka süresinden sonra yumurtadan çıkan yavrular bir üç hafta daha yuvada kalır.Jajca, ki jih grejeta oba starša, se izležeta po približno treh tednih.
Bazen kuş yuvalarını da kullanırlar.Včasih lovijo tudi ptice do velikosti jerebice.
Adından türetilen yuvarlak görünüşüne rağmen, J 29 o döneme kıyasla hızlı ve çevik bir uçaktı.Kljub na izgled nearodinamični obliki je bil J29 hiter in dobro krmarljiv.
Konaklar tarafından yağmalandıktan sonra tekrar kurulan yuvaların da %85'inin tekrar yok edildiği görülmüştür.85 % odkritih grobov je bilo izropanih.
Yuvayı yapmak için gerekli malzemeyi erkek kuş getirir.Za odganjanje ptic služi tudi klopotec.
1 saniyeden kısa geçen süreler 1 saniyeye yuvarlanır.Milijon sekund bliže.
Küçük yuvarlak gövdeleri vardır.So mali krogi.
Yuvası yerdedir ve 2-4 yumurtayla birlikte bulunur.Ima eno leglo, kar pomeni dve do štiri jajca.
Maalesef defineciler bu taşı da yerinden aşagi yuvarlamışlar.Te najdbe dokazujejo, da je bilo to področje poseljeno že v kameni dobi.
Fakat dünya hala yuvarlak (İngilizce).It's Round And It's White (angleščina).
Ön farlar önceki nesillerde olduğu gibi yuvarlaktı.Voditelja sta bila tako kot v prvi sezoni.
Kuyruk yüzgeci yuvarlaktır.Ring je krožno borišče.
Koloniler hâlinde yuva yaparlar ancak bireysel çiftler tek eşlidir.Sudaro kolonijas, tačiau rasti tik pavieniai individai.
Yavrular yuvayı bir ay sonra terk eder.Jaunikliai lizdą palieka maždaug po mėnesio.
Gevşekçe bir yuva yapar.Statėsi stačiakampius namus.
Grubun üyeleri Şlomit Aharon, Kikki Rotstein, Yuval Dor ve Ami Mendelman'dır.Grupę sudarė Shlomit Aharon, Kikki Rothstein, Yuval Dor ir Ami Mendelman.
Genellikle diğer kuşların yaptığı yuvaları kullanır.Dažnai pasinaudoja kitų paukščių lizdais.
1980'lerde şehir Solidarność (Türkçe: Dayanışma Sendikası) hareketinin yuvası oldu.Žinoma kaip vieta, kur 1980 m. susikūrė profsąjungų judėjimas „Solidarumas“.
Yerde yuva yaparlar, bir kupa gibi yuvalarına 4-5 yumurtayı koyarlar.Savo lizdus suka ant žemės, į kuriuos deda 4–5 kiaušinius.
Erkek, onu yuvada besler.Juo maitinami jaunikliai.
Gündüzleri ise yuvada geçirirler.Visą likusį laiką praleidžia jūroje.
Yuvaları çoğunlukla sık sazlıklarda, bazen ağaçların üzerindedir.Lizdas dažniausiai būna ant žemės, kartais medžiuose.
Sazlıklarda tek başına yuvalanır.Urvus lizdavietėms rausia patys.
Bu bölüm altı yuvarlak sütuna dayanmaktadır.Regionas padalintas į 6 vilajatus.
Yumurtadan çıktıktan 30 gün sonra bu yavrular yuvayı terk etmeye başlar.Netrukus po išėjimo iš žiemojimo vietų, patelės pradeda dėti kiaušinėlius.
Yuvaları su yakınındaki ağaç oyuklarına yaparlar.Lizdus suka netoli vandens augančiuose medžiuose.
Yuvalarını ağaç deliklerine yaparalar.Ant jo augę medžiai nukirsti.
Herkes kaçar ama Bilbo aşağı yuvarlanır ve bayılır.Gokas visiškai neišsigandęs puola Bilsą, tačiau skaudžiai pralaimi ir krenta be sąmonės.
Dünya'nın yuvarlak olduğu konusunda yeni deliller gösterdi.Viskas rodė, kad netoliese yra žemė.
Yer domuzu yuvasını ziyaret eden diğer memelilere de bulaşırlar.Kitam vabzdžiui įgėlusi bitė išgyvena.
Bir üreme bölgesi içinde gökdoğan çiftinin birkaç yuvası bulunabilir.Vieno patino teritorijoje gali gyventi kelios patelės.
Nisan Ayı: Yuvadan çıkma ayı denir.Birželis – mėnuo, kai žydi beržas.
Julien, John Lennon gibi, yuvarlak gözlükler takıyor.Žiuljen, kaip ir Džonas Lenonas, nešioja apvalius akinius.
Julian, John Lennon'unki gibi yuvarlak gözlük takıyor.Julianas nešioja apvalius kaip Džono Lenono akinius.
Japon ve Avrupa versiyonları koyu gri tonlar ve düğmeler ile, daha yuvarlatılmıştır.Jaapani ja Euroopa versioonid on rohkem ümmargused, koos tumedamate nuppudega.
Bu kartın ayrıca bir PC kartı yuvası var.Sama organisatsioon tõi turule ka PC-kaardi.
Dişi yuvayı kendisi yalnız yapar.Jahti peab ta üksinda.
Ayrıca Kraliçe yuvayı tek başına yapar.Selles staadiumis hoolitseb nende eest kuninganna üksinda.