Ana içeriğe geç
Sözlük

yutmak ile cümle

yutmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onun hakaretini yutmak zorunda kaldım.I had to swallow his insult.
Hapları yutmakta zorluk çekiyorum.I have trouble swallowing pills.
Fabrikanın kapatılması şehrin sakinlerine yutmak için zor bir hap oldu.The closure of the factory was a tough pill to swallow to the town's residents.
Bu hapları yutmak zor.These pills are hard to swallow.
Gururumu yutmak zorunda kaldım.I had to swallow my pride.
Yemeğini öyle yalayıp yutmak kabalıktır.It's rude to wolf down your food like that.
Tom kurbağayı yutmak zorunda kaldı.Tom had to swallow the frog.
Tom gururunu yutmak ve yardıma ihtiyacı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı.Tom had to swallow his pride and admit that he needed help.
Böyle büyük bir hapı yutmak zordu.It was difficult to swallow such a large pill.
Bu büyük hapları yutmakta zorluk çekiyorum.I have trouble swallowing these big pills.
Yutmak, yemek anlamlarını içerir.For example, qayākil means he is eating.
Suya dalarak balık avlar, yakaladıkları balıkları yutmak için yüzeye çıkarlar.Points are scored by running over the fish to catch them.
Ve bu parçanın ismi " Acıları Yutmak. "And this is called, "Swallowing the Bitterness."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Now the Lord had prepared a great fish to swallow up Jonah."
'Ve Tanrı Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.' "'And God had prepared a great fish to swallow up Jonah.'"
Skandallar ve ayaklanmalar Yunan hükümetini yutmakla tehdit ediyorScandals, unrest threaten to engulf Greek government
Ejder doğurmak üzere olan kadının önünde bekliyordu; amacı kadının doğuracağı çocuğu yutmaktı.Sie fürchtet, Ina könne schwanger werden, woraufhin die Kindpflege dann bei ihr, der Mutter, landen würde.
Yutmak, yemek anlamlarını içerir.Celebrar se entendía como comer carne.
Yutmak, yemek anlamlarını içerir.Для ребенка познать – значит действительно съесть.
Yapraklı deniz ejderi gibi, avlarını yutmakta kullandığı uzun bir burnu vardır.De har en lång kropp och en lång svans som de använder sig av när de simmar.
Yutmak, yemek anlamlarını içerir.A színét az határozza meg, hogy mit eszik.
Yutmak, yemek anlamlarını içerir.念食也稱為意思食。
Ejder doğurmak üzere olan kadının önünde bekliyordu; amacı kadının doğuracağı çocuğu yutmaktı.그때 용녀가 원수를 갚게 해달라고 발원(發願)하니, 옥황상제는 용녀를 막씨의 딸로 점지하여 방울로 태어나게 했다.
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Bila aku diserang penjahat yang mau membunuh aku, merekalah yang tersandung dan jatuh
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Ha gonoszok jõnek ellenem, hogy testemet egyék: szorongatóim és elleneim - õk botlanak meg és hullanak el.
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Khi kẻ làm ác, kẻ cừu địch và thù nghịch tôi, xông vào tôi, Ðặng ăn nuốt thịt tôi, Thì chúng nó đều vấp ngã.
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler."나의 대적, 나의 원수된 행악자가 내 살을 먹으려고 내게로 왔다가 실족하여 넘어졌도다"
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Når onde kommer imod mig for at æde mit Kød, så snubler og falder de, Uvenner og Fjender!
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Quando mi assalgono i malvagi per straziarmi la carne, sono essi, avversari e nemici, a inciampare e cadere
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.Útok učinivše na mne zlostníci, k sežrání těla mého, protivníci moji a nepřátelé moji, sami se potkli a padli.
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.בקרב עלי מרעים לאכל את בשרי צרי ואיבי לי המה כשלו ונפלו׃
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.‎عندما اقترب اليّ الاشرار ليأكلوا لحمي مضايقيّ واعدائي عثروا وسقطوا‎.
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.那 作 惡 的 、 就 是 我 的 仇 敵 、 前 來 喫 我 肉 的 時 候 、 就 絆 跌 仆 倒
Hasımlarım, düşmanlarım olan kötüler, Beni yutmak için üzerime gelirken Tökezleyip düşerler.那 作惡 的 、 就是 我 的 仇敵 、 前來喫 我 肉 的 時候 、 就 絆 跌仆倒
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Acum, Domnul a pregătit un peşte mare să înghită pe Iona."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Ahora que el Señor había preparado un gran pez que tragase a Jonás."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Bây giờ, Chúa đã chuẩn bị một con cá lớn nuốt Giô-na."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""이제 주께서 조나 제비에 큰 물고기를 준비했다."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Maintenant que le Seigneur avait préparé un grand poisson pour engloutir Jonas."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Most az Úr készített egy nagy halat elnyelni Jónás."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Nu de Heer had een grote vis om Jona opslokken."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Nu Herren hade förberett en stor fisk som slukade upp Jona."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Nu Herren havde forberedt en stor fisk at sluge op Jonas."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Nun hatte der Herr einen großen Fisch, Jona zu verschlingen."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Nyní Pán připravil velikou rybu, aby Jonáše pohltila."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Nyt Herra toimitti suuren kalan nielaisemaan Joonan."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Ora il Signore aveva preparato un gran pesce per inghiottire Giona."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Ora, o Senhor preparou um grande peixe para engolir Jonas."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Pan przygotował wielką rybę, aby połknęła Jonasza."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Sekarang Tuhan datanglah seekor ikan besar yang menelan Yunus."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Teraz Pán pripravil veľkú rybu, aby Jonáša pohltila."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Zdaj je Gospod pripravil veliko rib, ki pogoltnila Jona."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Τώρα ο Κύριος είχε ετοιμάσει ένα μεγάλο ψάρι να καταπιεί Ιωνά."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""И ныне Господь большому киту поглотить Иону".
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""І нині Господь велику рибу поглинути Йону".
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""Сега Господ бе определил една голяма риба да погълне Йона."
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""עכשיו אלוהים הכין דג גדול לבלוע את יונה".
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı.""الآن وقد أعد الرب حوتا عظيما ليبتلع يونان".
"Şimdi Rab Jonah kadar yutmak için büyük bir balık hazırlamıştı."- ヨナ。
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.A mit learatnak néki, az éhezõ eszi meg, a töviskerítésbõl is elviszi azt, kincseiket tõrvetõk nyelik el.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yutmak ile cümle - yutmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App