Ana içeriğe geç
Sözlük

yusufçuk ile cümle

yusufçuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yusufçuklar burada şuan.Le libellule ora sono qui.
Yusufçuklar burada şuan.Les libellules sont arrivées.
Yusufçuklar burada şuan.Libelulele sunt aici acum.
Yusufçuklar burada şuan.Sudenkorennot ovat nyt siellä.
Yusufçuklar burada şuan. Ürüyorlar.잠자리는 지금 케냐에서 번식을 하고 있습니다.
Yusufçuklar burada şuan. Ürüyorlar.Rozmnażają się.
Yusufçuklar burada şuan. Ürüyorlar.השפיריות כאן עכשיו. הן מתרבות כאן.
Yusufçuklar burada şuan. Ürüyorlar.اليعاسيب هنا الآن. وهي تتزاوج هناك.
Yusufçuklar burada şuan. Ürüyorlar.彼らは今ここで産卵しているのでしょう
Yusufçuklar burada şuan.Vážky sú teraz tu.
Yusufçuklar burada şuan.Οι λιβελούλες είναι εδώ τώρα.
Yusufçuklar burada şuan.Водните кончета са тук сега.
Yusufçuklar burada şuan.Стрекозы сейчас здесь.
Yusufçuklar için bir şey yok.Das ist nichts für diese Libellen.
Yusufçuklar için bir şey yok.Ei mitään sudenkorennoille.
Yusufçuklar için bir şey yok.Ikke noget til disse guldsmede.
Yusufçuklar için bir şey yok.Không có gì cho chuồn chuồn.
Yusufçuklar için bir şey yok. Mevsimlik yağmurlar yok. Bu yağmurlara ulaşmak için çaba sarfetmeleri gerek.Сезон дождей для этих стрекоз закончился, и они должны найти новые сезонные дожди.
Yusufçuklar için bir şey yok. Mevsimlik yağmurlar yok.비가 없으니 더 이상 번식할 곳이 없죠.
Yusufçuklar için bir şey yok. Mevsimlik yağmurlar yok.דבר לא נשאר לשפיריות. אין עוד גשם עונתי.
Yusufçuklar için bir şey yok. Mevsimlik yağmurlar yok.لا شيء لهذه اليعاسيب. ولا مزيد من الأمطار الموسمية.
Yusufçuklar için bir şey yok. Mevsimlik yağmurlar yok.雨季を探しに移動しなくてはいけません
Yusufçuklar için bir şey yok.Nada para estas libélulas.
Yusufçuklar için bir şey yok.Nevhodné pre tieto vážky.
Yusufçuklar için bir şey yok.Niks voor deze libellen.
Yusufçuklar için bir şey yok.Nimic pentru aceste libelule.
Yusufçuklar için bir şey yok.Più nulla, per le libellule.
Yusufçuklar için bir şey yok.Rien pour ces libellules.
Yusufçuklar için bir şey yok.Semmi nem marad a szitakötőknek.
Yusufçuklar için bir şey yok.Τίποτα γι' αυτές τις λιβελούλες.
Yusufçuklar için bir şey yok.Няма нищо за тези водни кончета.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Jeg lagde ikke mærke til nogen guldsmede; måske var de der, måske var de der ikke.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Je n'ai remarqué aucune libellule, elles étaient peut-être là, ou peut-être pas.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.잠자리는 보지 못했습니다. 있었을 수도 있고 없었을 수도 있지만
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Libellen nahm ich gar nicht wahr. Vielleicht waren da welche, vielleicht auch nicht.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Merkte geen libellen op; misschien waren ze er, misschien niet.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Nem láttam szitakötőket; talán ott voltak, talán nem.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Nevšimol som si žiadne vážky. Možno tam boli, možno nie.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Nie zwracałem uwagi na jakieś ważki.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.No vi ninguna libélula; tal vez estaban ahí, tal vez no.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Nu am observat libelulele; poate erau acolo, poate nu.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi. Onları farketmedim.En huomannut sudenkorentoja, ehkä niitä oli ehkä ei.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi. Onları farketmedim.Non ho notato libellule; forse c'erano, forse no, proprio non le ho notate.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Tôi không hề chú ý đến chuồn chuồn, chúng có hay không tôi không quan tâm.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Δεν πρόσεξα καμία λιβελούλη: ίσως να ήταν εκεί, ίσως όχι.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Не забелязвах никакви водни кончета; може да е имало, може и да е нямало.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.Я не замечал стрекоз, не знаю, были они там или нет.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.לא הבחנתי בשפיריות; אולי הן היו שם, אולי לא.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.لم ألاحظ اليعاسيب; ولا أهتم بوجودها من عدمه.
Yusufçukları farketmedim; belki oradalardı, belki değillerdi.いたかもしれませんが気付きませんでした
Yusufçukların ayakları olmasına rağmen yürüyemediğini bunların sadece konmaya yaramasına ne demeli?Et saviez-vous que même si les libellules ont des pattes, ils ne peuvent pas marcher, seules les terres.
Yusufçukların ayakları olmasına rağmen yürüyemediğini bunların sadece konmaya yaramasına ne demeli?그리고 잠자리에게 있는 다리는 걷진 못하고 착륙만 할 수 있다는 건 아셨나요?
Yusufçukların ayakları olmasına rağmen yürüyemediğini bunların sadece konmaya yaramasına ne demeli?¿Y sabías que aún cuando las libélulas tienen patas, no puede caminar, sólo aterrizar.
Yusufçukların ayakları olmasına rağmen yürüyemediğini bunların sadece konmaya yaramasına ne demeli?והאם ידעתם שלמרות שלשפיריות יש רגליים, הן לא יכולות ללכת, רק לנחות
Yusufçukların uçtuğu yükseklik yani.Aceeasi altitudine ca si libelulele.
Yusufçukların uçtuğu yükseklik yani.A la même altitude que les libellules.
Yusufçukların uçtuğu yükseklik yani.A la misma altura a la que van las libélulas.
Yusufçukların uçtuğu yükseklik yani.Auf selber Höhe wie die Libellen.
Yusufçukların uçtuğu yükseklik yani.Cùng độ cao với chuồn chuồn.
Yusufçukların uçtuğu yükseklik yani.Dezelfde hoogte als de libellen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod