yurttaş ile cümle
yurttaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Men sæt - (Bifald)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Mutta oletetaan -- (Suosionosoituksia)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Pero supongan... (Aplausos)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Tapi misalnya-- (Tepuk tangan)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Αλλά αν υποθέταμε -- (Χειροκρότημα)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Αλλά αν υποθέταμε -- [Χειροκροτήματα]
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Но представете си -- (аплодисменти)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ברור שזה לא יעלה על הדעת. אך הבה נניח-- (תומכי תיאוריית האסטרואיד אינם אזרחים פטריוטיים)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ברור שזה לא יעלה על הדעת. אך הבה נניח-- (תומכי תיאוריית האסטרואיד אינם אזרחים פטריוטיים) [מחיאות כפיים]
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ولكن لنفترض.. (تصفيق)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".(拍手) 1987年に ある記者がジョージ・ブッシュ(父)に
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Amerika blev ramt af anti-Vietnam bevægelsen, borgerrettighedsbevægelsen.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Amerika byla otřesena hnutím proti válce ve Vietnamu.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Amerikát a vietnami háború elleni és a polgárjogi mozgalmak rázták meg.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Amerika werd opgeschrikt door de anti-Vietnam-beweging, de Burgerrechtenbeweging.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Amerika wurde zerüttet von der Anti-Vietnam Bewegung, der Bürgerrechtsbewegung.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Amerikou otriasalo hnutie proti vojne vo Vietname, hnutie za občianske práva.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Ameryka była wstrząśnięta ruchem antywojennym, ruchem praw obywatelskich.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Estados Unidos estaba sacudido por el movimiento contra Vietnam y el de los Derechos Civiles.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.L'America era scossa dal movimento contro la guerra nel Vietnam a da quello per i Diritti Civili.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.l'Amérique était secouée par le mouvement contre la guerre au Vietnam et le mouvement des droits civiques.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Nước Mỹ choáng váng bởi phong trào chống chiến tranh Việt Nam, phong trào Dân Quyền.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Os EUA, abalados pelo movimento anti-Vietname e pelo movimento dos Direitos Civis.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Η Αμερική τραντάχτηκε από το κίνημα ενάτια στο Βιεντάμ, το κίνημα των Πολιτικών Δικαιωμάτων.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Америка беше разтърсена от анти-виетнамското движение, Движението за граждански права.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Америку сколихнули протести проти війни у В'єтнамі та рухи за громадянські права.
Amerika Vietnam karşıtı ve Yurttaş Hakları hareketleriyle sarsılıyordu.Америку сотрясало анти-Вьетнамское движение и движение за гражданские права.
Asayiş ve disiplin... ..en azından bunu sağlamalıyız, yurttaşlarım!Δεν μπορεί να είναι έτσι...
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Eu só... ... queria lutar pelos cidadãos mais fracos deste país.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Io volevo solo combattere per i più deboli di questo paese.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Jag ville bara slåss för de svaga i det här landet.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Ja tylko pragnąłem zawsze walczyć w imieniu słabych obywateli.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Jeg har altid bare villet kæmpe for de svage borgere i landet.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Minä halusin vain taistella tämän maan heikoimpien puolesta.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Yo solo... ...quería luchar por los ciudadanos más débiles de este país.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Ήθελα μόνο... ...να υπερασπίζομαι τους πιο αδύναμους πολίτες της χώρας.
Ben... hep bu ülkenin güçsüz yurttaşları için savaşmak istedim.Я всего лишь... хотел защищать более слабых жителей нашей страны.
Birçok yurttaş istemiyor.Az ország polgárainak sem tetszik.
Birçok yurttaş istemiyor.Elle déplaît à tous les citoyens.
Birçok yurttaş istemiyor.Οι περισσότεροι από τους πολίτες δεν θέλουν.
Birçok yurttaş istemiyor.معضم الشعب لا يريده
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Aj, již tedy nejste hosté a příchozí, ale spoluměšťané svatých a domácí Boží,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Azért immár nem vagytok jövevények és zsellérek, hanem polgártársai a szenteknek és cselédei az Istennek,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Così dunque voi non siete più stranieri né ospiti, ma siete concittadini dei santi e familiari di Dio
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.그러므로 이제부터 너희가 외인도 아니요 손도 아니요 오직 성도들과 동일한 시민이요 하나님의 권속이라
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Niin ette siis enää ole vieraita ettekä muukalaisia, vaan te olette pyhien kansalaisia ja Jumalan perhettä,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Så ere I da ikke mere fremmede og Udlændinge, men I ere de helliges Medborgere og Guds Husfolk,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Så er I da ikke lenger fremmede og utlendinger, men I er de helliges medborgere og Guds husfolk,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.So seid ihr nun nicht mehr Gäste und Fremdlinge, sondern Bürger mit den Heiligen und Gottes Hausgenossen,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Tako torej niste več tujci in priseljenci, marveč ste someščani svetih in domačini Božji,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Tak tedy už nie ste cudzincami a bezprávnymi pohostínmi, ale ste spoluobčania svätých a domáci Boží,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Αρα λοιπον δεν εισθε πλεον ξενοι και παροικοι αλλα συμπολιται των αγιων και οικειοι του Θεου,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Итак вы уже не чужие и не пришельцы, носограждане святым и свои Богу,
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.Тим-же оце вже ви більш не чужі і захожі, а товариші сьвятим і домашні Божі;
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.לכן אינכם עוד גרים ותושבים כי אתם בני עיר אחת עם הקדשים ובני בית אלהים׃
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.فلستم اذا بعد غرباء ونزلا بل رعية مع القديسين واهل بيت الله
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.這 樣 、 你 們 不 再 作 外 人 、 和 客 旅 、 是 與 聖 徒 同 國 、 是 神 家 裡 的 人 了
Böylece artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrının ev halkısınız.這樣 、 你 們 不 再 作 外人 、 和 客旅 、 是 與聖徒 同國 、 是 神 家裡 的 人 了
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.A megpróbáltatásai alatt azonosította a csoport vezetőjét aki szintén egy amerikai állampolgár volt.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.En su calvario, identificó al líder de la banda como un conciudadano de EE UU.