Ana içeriğe geç
Sözlük

yurt ile cümle

yurt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.Ze hadden besloten het huwelijk uit te stellen tot haar broer terug was gekomen uit het buitenland.
Müzik eğitimi almak için yurtdışına gitmek istiyor.Ze wil naar het buitenland gaan om muziek te studeren.
Oğlum da yurtdışında okuyor.Mijn zoon studeert ook in het buitenland.
Bir sezondan sonra yurtdışına gitti, Germinal Beerschot, ama bu bir başarı değildi.Na één seizoen trok hij naar het buitenland, Germinal Beerschot, maar dat werd geen succes.
Birleşmenin amacı, Tirol'ü Avusturya'da ve yurtdışında temsil edecek güçlü bir kulüp yaratmaktı.Celem fuzji było utworzenie potężnego klubu, który reprezentowałby Tyrol w Austrii i za granicą.
Yurtdışında çalışmıştır (Fas daha sonra Almanya).Później kształcił się za granicą (poza Niemcami).
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^Obecnie mieszka za granicą.
"America the Beautiful", yurtsever temalı bir ABD şarkısı.„America the Beautiful” – amerykańska pieśń patriotyczna.
Şirket yurtdışında da yatırımlara sahiptir.Inwestowano również w nieruchomości za granicą.
Yurt dışında oscar adı ile anılırlar.Łączy Oslo z granicą państwa.
Yaklaşık 40.000 kadar San Marinolu da yurtdışında özellikle de İtalya'da yaşar.Około 5000 obywateli San Marino żyje poza jego granicami, przede wszystkim we Włoszech.
Parti ayrıca kendisini yurtsever ve enternasyonalist olarak nitelendirmektedir.Partia ta jednocześnie określa się jako patriotyczna i internacjonalistyczna.
1914'te yurt dışına gitti.W 1914 r. zbiegł za granicę.
Henüz yurtdışına pazarlanmamıştır.Nie został pokazany za granicą.
26 Ağustos - Fransa Meclisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti.26 sierpnia – we Francji ogłoszono Deklarację Praw Człowieka i Obywatela.
Yurtdışına kaçtı.Zbiegł za granicę.
Grup ilk yurtdışı konserlerini bu yıl verdi.3 września zespół dał swój pierwszy zagraniczny koncert.
Ayrıca yurt dışından oyuncu seçimi de mümkündür.Co jakiś czas można tu także podziwiać dzieła sprowadzane z zagranicy.
2011 yılı itibarıyla Yurtdışındaki Fransızları temsilen senatörlük yapmaktadır.Został wybrany na senator przez Francuzów za granicą we wrześniu 2011.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Około dwie trzecie z nich umiera bezpośrednio lub pośrednio w wyniku starzenia się.
Yurt dışına çıkışını da yasaklatır.Miał też zakaz wyjazdów za granicę.
Böylece yurtdışına çıkan ilk Japon prensi oldu.Był pierwszym z carów rosyjskich, który podróżował za granicę.
1999-2007 yılları arasında yurtdışında sürgünde yaşadı.W latach 1994–1998 przebywała za granicą.
Aynı zamanda yurt dışında gösterilen ilk Yunan filmidir.Jest to także pierwszy koreański serial wyemitowany za granicą.
Yurtseverler demokrasi yanlısıydılar.Stosunki wewnątrz Legionu były demokratyczne.
1917-1920 yılları arasını yurt dışında geçirdi.W latach 1917-1923 przebywał za granicą.
Yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.Życzenia powrotu oddzielonych Braci.
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.Królowa często towarzyszyła swojemu mężowi w podróżach.
500 dolayında kadrolu çalışanı bulunan vakfın yurt dışında da 100'e yakın temsilciliği bulunmaktadır.Świadczenie „Rodzina 500+” przysługuje również w sytuacji, gdy jedno z rodziców pracuje za granicą.
Babası onu kimya mühendisliği eğitimi görmesi için yurtdışına gönderir.By poszerzyć horyzonty Alfreda, ojciec posłał go za granicę na studia inżynierii chemicznej.
Çekimleri sadece Türkiye'de değil, yurtdışında da yapılmıştır.Zbrodnia była głośna nie tylko w Polsce, ale i za granicą.
Gösterdikleri üstün hizmet karşılığında yurttaşlara onursal bir hediye olarak başı olmayan bir ok verilirdi.Rząd w Londynie nie zaoferował im w zamian za służbę żadnych widocznych korzyści.
Reha ile birlikte yurt dışına taşınmıştır.Razem z ukochanym wyjechała za granicę.
1980’de yurtdışına çıktı.W 1980 wyjechał za granicę.
Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.Watykan: nie ma możliwości ekstradycji abp.
1298'de Edward'ın orduları yurtseverleri yendi.W 1322 wojska stronników Edwarda pokonały buntowników.
Albümün çıkışı, grubun popülaritesini yurtdışına taşıyan Kore Akımının yükselmesi ile aynı döneme rastladı.Album był zbliżony brzmieniowo do popularnej wówczas za granicą grupy The Police.
Bu kişiler yurt dışına gönderildi.Niektórych deportowano za granicę.
Şirket yurtdışı ile yük taşımacılığını gerçekleştirmeye çaba harcadı.Wielkie przedsiębiorstwa kontrolowały natomiast w pełni transport bananów za granicę.
Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir.Każdy ma prawo do wolności myśli, sumienia i wyznania.
Öğrenimini yurtdışında yaptı.Uczył się zagranicą.
İki yıl yurtdışında bankacılık sektöründe çalıştı.Przez kilkanaście lat pracowała w bankowości.
Film serüvenini yurt dışında da sürdü.Również za granicą film spotkał się z uznaniem.
Buna rağmen, bazı Amerikalı eşcinseller yurtdışında yaşamayı tercih etti.Były jednak przypadki, kiedy rosyjscy homoseksualiści uzyskiwali azyl za granicą.
Yurt dışında da konserler vermeye başladı.Kolektyw zaczął koncertować również za granicą.
Türk dilinin yurtları.Gehenna jazydów w Iraku.
Bu akademik çalışma döneminde yurt dışında da çalışmalar yaptı.W tym czasie był również stypendystą naukowym za granicą.
Yurt dışında gözlem ve inceleme gezileri yaptı.Odbył szereg podróży i studiów zagranicą.
List yine yurt dışına gitmeye karar verdi.Tym razem postanowił wyjechać za granicę.
Bir süre bir organizasyon şirketinde çalıştıktan sonra yurtdışına gitti.Po powrocie do kraju pracował w prywatnym przedsiębiorstwie.
Yurt dışındaki Mahalli İdareler Kongrelerine Türkiye'yi temsilen katılırdı.Kurdyjski przywódca rebeliantów w Turcji wzywa do rozbrojenia kongres.
Daha sonra bu spor başta İstanbul olmak üzere tüm yurtta yayılmaya başlamıştır.Stopniowo sport ten stawał się coraz bardziej popularny w całej Skandynawii.
Ancak, nüfusun çoğunluğu yurt dışında çalışır - İspanya ve Yunanistan'da.Wielu mieszkańców przygranicznych rejonów kraju pracuje za granicą – w Niemczech albo w Szwajcarii.
Büyük beğeni toplayan sesiyle ünü yurt sınırlarını aştı.Przekroczył nielegalnie granicę pod Cieszynem.
Yurtdışındaki hayatını kitap yazmakla geçirdi.Rozczarowany rzeczywistością pragnie napisać za granicą dzieło swojego życia.
1996-97'de bir kez daha şansını yurtdışında denedi.W latach 1946–1973 przebywał na emigracji w USA.
Ülkedeki rezervlere rağmen bir miktar kömür yurt dışından ithal edilmektedir.Część węgla jest eksportowana na Białoruś.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Erlynne oznajmia, że wyjeżdża za granicę.
Yurt dışında okuduktan sonra kardeşi Çağrı ile birlikte ailenin işlerini genişletmeye başlamıştır.Studiował za granicą, a po śmierci ojca wraz z bratem przejęli rodzinne przedsiębiorstwo.
Yurtdışına kaçarak Viyana ve Berlin'e geçti.Po upadku powstania wyemigrował do Paryża i Wiednia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod