yurt dışı ile cümle

yurt dışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ardından Moskova'ya gönderildi, ancak tehlikelerin devam etmesi üzerine yurt dışına gitti.He was then sent to Moscow, but had to flee again, this time abroad.
Her iki taraftaki bazı önemli kişiler yurt dışına kaçtı.Several prominent figures in both parties escaped abroad.
Erken vakalar, Şubat ve Mart aylarında yerel salgın başlayana kadar yurt dışından kaynaklanıyordu.Early cases were primarily imported until local transmission began to develop in February and March.
Ardından Baron Günzburg'dan burs alarak yurt dışında eğitim almaya devam etti.He went on to study abroad on a grant from Baron Günzburg.
Grup üyelerinin yurt dışı çalışmaları nedeniyle 2003-05 yılları arasında ara verdi.The band were on hiatus from 2003-05 due to the foreign studies of the band members.
Otizm önce Hollanda'da olmak üzere yurt dışında da teşhis edilmeye başlandı.[1]And autism began to be diagnosed overseas, first in Holland and then elsewhere.[1]
Yurt dışında, internette veya uydu televizyon aracılığıyla pornografi edinilebilir.One could acquire pornography abroad, on the Internet, or via satellite TV.
Orkestranın ilk yurt dışı gezisi 1977'de Faroe Adaları'na oldu.The orchestra's first trip abroad was to the Faroe Islands in 1977.
Ulusal hükümet yeniden kuruldu, ancak bu sefer yurt dışından gelen istikrarsızlıkla yüz yüze geldi.The national government was restored, but again to face instability, this time coming from abroad.
Yurt dışı turu bir başarısızlık olarak görülüyordu.His tour abroad was viewed as a failure.[by whom?]
Wallenstein bu savaşı kazandıktan sonra Christian William yurt dışına kaçtı.After Wallenstein won this battle, Christian William fled abroad.
Plantlife'ın uluslararası ekibi, konsepti yurt dışına yayma konusunda başarılar elde etti.[1]Plantlife's international team has had some success in spreading the concept abroad.[3]
Laraki, yurt içinde ve yurt dışında birçok tıbbi/ edebi araştırma yazıları yayımladı.Laraki published several medical and literary researches inside and outside Morocco.
Resmi yurt dışı ziyaretlerinin listesi (2014'ten günümüze)List of official overseas visits (2014–present)
Yurt dışında (1854-1856'daki kısa süreli Kırım Savaşı dışında) ve yurt içinde barış hakimdi.There was peace abroad (apart from the short Crimean war, 1854–1856), and social peace at home.
Sıfır sayısındaki azalma, yurt dışındaki ülke imajını da iyileştirmektedir.The reduction in the number of zeros also improves the image of the country abroad.
Kısa süre sonra Mad Heads yurt dışı turnelerine başladı.Soon after, Mad Heads started to tour abroad.
Ken yurt dışına gitmeye karar verdi.Ken entschied sich, ins Ausland zu gehen.
Zengin olsam yurt dışına giderdim.Wenn ich reich wäre, würde ich ins Ausland gehen.
Yurt dışına çıkmak istiyorum.Ich möchte ins Ausland gehen.
Öğretmen beni yurt dışında eğitim için teşvik etti.Der Lehrer ermutigte mich dazu, im Ausland zu studieren.
Amcam yıllarca yurt dışında yaşadı.Mein Onkel lebte viele Jahre im Ausland.
Artık yurt dışına yalnız çıkmana izin var mı?Darfst du schon allein ins Ausland fahren?
Bu yıl yurt dışına hiç çıkmadım.Dieses Jahr bin ich überhaupt nicht ins Ausland gefahren.
Yılda bir kez de yurt dışına gezi düzenlenir.Einmal pro Jahr wird eine Auslandsreise durchgeführt.
Birçok Şilili profesyonel futbolcu yurt dışına çıkmadan önce Colo-Colo forması altında oynamıştır.Viele bekannte chilenische Fußballer spielten für Colo-Colo bevor sie ins Ausland wechselten.
İsrail Filarmoni Orkestrası ülkenin her yerinde ve yurt dışında birçok konser verir.Das Philharmonische Orchester Israels tritt landesweit und auch im Ausland auf.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Die meisten Christen des Landes sind Ausländer.
1973 yılına gelindiğinde tüm elit Hutu tabakası ya öldürülmüş ya da yurt dışına kaçmıştı.Die gesamte Hutu-Elite war Mitte 1973 tot oder im Exil.
Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.Alfred bleibt nichts anderes übrig, als ins Ausland zu fliehen.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Im Ausland indessen kam er wesentlich besser an.
1960'lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı.Nach 1970 wurden seine Arbeiten nur noch im Ausland veröffentlicht.
Popülaritesini yükselten bu biralar bir süre sonra yurt dışına gönderilmeye başlamıştır.Das Erstaunliche daran ist, dass ein Großteil ihrer Fans mittlerweile aus dem Ausland kommen.
Birçok Taşnak yönetici ve üyesi yurt dışına kaçtılar.Viele Täter und die Mitglieder der Regierung setzten sich ins Ausland ab.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli tepkiler görmüştür.Aber auch im Ausland fand er viele lohnende Motive.
Fotoğrafları yurt içi ve yurt dışında sergilendi ve yayınlandı.Die Denkschrift sollte geheim bleiben, wurde im Ausland bekannt und dort veröffentlicht.
GSYİH'e oranla, yurt dışına çıkan doğrudan yatırım miktarı.Zusammen mit dem Vorstand der IG Farben verschob Focke Millionenwerte ins Ausland.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Seine letzten Jahre aber verbrachte er im Ausland.
Ayrıca, WISHES yurt dışında yüksek öğrenim yapmak isteyen öğrencileri de hedefler.Des Weiteren ist eine Förderung für Schüler möglich, die ein Jahr im Ausland verbringen wollen.
Ercüment ise yurt dışına kaçar.Die Flucht ins Ausland wird unausweichlich.
Yurt dışına çıkışını da yasaklatır.Der Verkauf ins Ausland ist damit verboten.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.DKMS geht im Ausland auf Suche.
Bunu yurt dışı projeleri izledi.Die Auslandsmärkte entfielen.
Kısa bir süre sonra yurt dışına transfer oldu.Kurz danach ging er ins Ausland.
Nüfusun hatırı sayılır bir bölümü yurt dışında özelde Almanya, Belçika gibi ülkelerde yaşamaktadır.Daher wohnen die meisten Alten Herren außerhalb Deutschlands in Belgien.
Yüksek lisansını yurt dışında yaptı.Er erfüllte Sonderaufträge im Ausland.
Japonya'daki eleştirmenler suskunken, film yurt dışında iyi eleştiriler aldı.Die zuständigen Behörden verurteilten den Film scharf, wohingegen er im Ausland auf gute Kritiken stieß.
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.Davon arbeiten rund 1550 Mitarbeiter im Ausland.
Tekrar yurt dışına gitti.Abermals zog es ihn ins Ausland.
1950'li yıllardan bu yana yurt içi ve yurt dışı birçok konserler vermiştir.Ab 1950 fanden zahlreiche Ausstellungen im In- und Ausland statt.
2010'da yurt dışındaki ilk mağazasını Hollanda'da açtı.Die erste Filiale im Ausland wurde 2010 in Dubai eröffnet.
Çalışanlarının çoğu yurt dışı elçiliklerde diplomatik örtü ile faaliyet gösterir.Im Ausland arbeitet es eng mit den diplomatischen Vertretungen seines Landes zusammen.
Yaşamına yurt dışında devam etti.Ihr Leben im Ausland.
Bir süre şehirde saklanıp yurt dışına çıkmanın çarelerini ararlar.Von dort aus will sie untertauchen und irgendwo eine Arbeit suchen.
Film serüvenini yurt dışında da sürdü.Im Fernsehen lief der Film nur im Ausland.
Oyunları Devlet Tiyatroları ve özel tiyatrolarda yurt içi ve yurt dışında oynandı.Zu Festivals und besonderen Gelegenheiten waren Theatergruppen aus dem In- und Ausland zu Gast.
Hatta yurt dışında bu eğlence araçları Dodgem adı ile bilinir.In anderen Ländern ist dieser Sportwagen auch als GTO bekannt.
Yurt dışında göçmen sayısı fazla olması hasebiyle Havaalanı yurt dışı seferleri yapmaktadır.Während eines Aufenthalts im Ausland bleibt – mit einigen Ausnahmen – das aktive Wahlrecht aufrecht.
Yurt dışı ilişkiler, topluluğun geçmişinde önemli rol oynadı.Fotografien sind für sie eine wichtige Verbindung zur Vergangenheit.
İlk önce yurt dışına transfer olmak için uğraştı.Er ergriff die erste Gelegenheit, ins Ausland zu fliehen.

İlgili Sayfalar