yurt dışı ile cümle
yurt dışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yurt dışında üretilen veya yurt dışına satılan birçok ürünün üzerinde koşer ibaresi bulunur.Một số sản phẩm trên được sản xuất để xuất khẩu ra nước ngoài.
12 Mart 1971 darbesininden sonra, bir süre yurt dışında yaşamayı yeğledi.Năm sau (1971), ông qua đời sau nhiều năm sống tại nước ngoài.
Hatta öyle bir film oldu ki yurt dışındaki izleyiciler bunun bir belgesel olduğunu düşünüyor.Lúc bấy giờ, một bộ phim ra nước ngoài quay ngoại cảnh được xem là sự kiện đình đám trong giới làm phim.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Vranghel buộc phải lưu vong sang nước ngoài.
Yurt dışında birçok ödül kazandı.海外で賞を受けたものもある。
Yurt dışından hakem getirilme uygulaması bu sezon sonunda son buldu.この年シーズン途中に海外FA権を取得した。
2010'da yurt dışındaki ilk mağazasını Hollanda'da açtı.2007年、初の国外店舗をニューヨークに開店。
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.キラは外国に行くことを決意する。
Alanda zangin tarzlı insanlar ve genç yurt dışından gelen öğreciler bulunmaktadır.トロムソは近隣地域の学生や若者の流入が見られる。
Birçok Taşnak yönetici ve üyesi yurt dışına kaçtılar.多くの社会主義者、民主主義者、ユダヤ人らが国外に亡命した。
1950'li yıllardan bu yana yurt içi ve yurt dışı birçok konserler vermiştir.1950年代から国内外を問わず、数多くの美術展に出品する。
Almanya başta olmak üzere yurt dışına çok sayıda göç vermiştir.デンマークは海外の代りにドイツに多くの製品を輸出せざるを得なかった。
Tekrar yurt dışına gitti.再び海外市場へ参入した。
Film serüvenini yurt dışında da sürdü.かういふ映画は是非外国へ持つて行くべきである。
1956'da çalışmalarını yurt dışında sürdürmek için Paris'e gitti.1956年、転勤のためにパリに引っ越した。
Ayrıca yurt dışında hatırı sayılır bir gurbetçi barındırmaktadır Halkaçayır.また、海外での長期駐在者も免除の対象となる。
Yurt dışına kaçan bazı temsilcileri Beyaz Hareketi eleştirecek ve monarşiye sahip çıkmamakla suçlayacaktır.国外へ逃亡した伯爵はギャングを結成し、ドルマニアの王冠を盗む。
Yurt dışı işçileri ülkelerine döviz gönderirler.流民達を元の土地へ戻らせるべきです。
Ardından Moskova'ya gönderildi, ancak tehlikelerin devam etmesi üzerine yurt dışına gitti.その後、モスクワに移ったが、再び逃亡せざるを得ず、このときは国外に逃れた。
Futbol hayatımın son dönemini Yurt dışında oynayarak ve huzur içinde sürdürmek istiyorum.ラグビーは対抗戦の歴史であり、海外に遠征したり海外から招待したりして試合を行ってきた。
Yurt dışında 35'ten fazla ülkede konser verdi.35か国以上で出版されている。
Herkes onun gerçekten yurt dışından geldiğine inanır.異国から来たとも言われる。
Festival yurt içinden ve yurt dışından birçok kişiyi bir arada topluyor.このパレードは、毎年何万人もの観衆をブラジル内外から集めている。
1910 yılında eğitim için yurt dışına gitti.1910年、海外留学。
Sayısız yurt dışı ve yurt içi konserler vermeye başladı.地元の、あるいは国外の数多くの有名なバンドがここでコンサートを開催している。
Ağabeyim yurt dışında öğrenim görmek istiyor.私の兄は外国で勉強したがっている。
Yurt dışında genetik mühendisliği eğitimi gördü.在國外做著工程師的工作。
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.阿利耶夫一直流亡国外。
List yine yurt dışına gitmeye karar verdi.而后者亦选择了出国留学。
Ülke ihtiyacı olan gıda maddelerini ise yurt dışından ithal etmektedir.釀酒的其餘原料需從國外進口。
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.現在大多數的巴勒斯坦基督徒在海外居住。
1910 yılında eğitim için yurt dışına gitti.1910年赴美国留学。
1914'te yurt dışına gitti.1914年流亡国外。
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.全國大約五分之一的人口在国外工作。
Hitler'in ikitidara gelmesinden (1933) sonra yurt dışına kaçtı.1933年希特勒上台后弃学回国。
Yurt dışına çıkışını da yasaklatır.而且還是在禁止進入的外面世界。
Faust serileri böylece yurt dışına yayılmayı da başarmıştır.結果隨著溫井總貞的勝利,遊佐續光向國外逃亡。
Yurt dışında geçen öykülerine örnek olarak "Köstence Güzellik Kraliçesi" adlı yapıtı verilebilir.從預知得到,當時的明石薰被稱作「破壞的女王」。
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.他解散了自己的团伙,到国外隐居去了。
Herkes onun gerçekten yurt dışından geldiğine inanır.各將其妹欲出國去。
Yurt dışında kalırken öğrencilerin sınavları kabul olunacaktır AKTS Kurallarına uygun olarak tanınacaktır.若測試考試達到通過成績時,視同通過正式考試,可獲得認證資格。
Yurt dışındaki muhalefet gruplarıyla olan yakınlığı yüzünden vatandaşlıktan çıkarıldı.由于其带有异族血统,在家族内备受排斥。
Herkes onun gerçekten yurt dışından geldiğine inanır.그래서 무조건 외국에 가야겠다는 생각을 가졌다.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^현재는 외국에 머물러 있는 듯.
O doğmadan önce yurt dışına giden babasını ilk kez beş yaşında iken gördü.5살 때 처음으로 태어난 나라를 벗어나 프랑스로 왔다.
Yurt dışından hakem getirilme uygulaması bu sezon sonunda son buldu.그러나 이 순위 결정전 제도는 이번시즌을 끝으로 폐지됐다.
Yurt dışı ilişkiler, topluluğun geçmişinde önemli rol oynadı.동해에 접한 울산은 과거 연안 어업으로 중요한 역할을 차지하였다.
Bir kısmı ham olarak ya da yarı işlenmiş halde yurt dışına satılmaktadır.상업용 또는 공공용으로 주로 야외에서 사용된다.
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.독일은 연차적으로 분할지급하고 있었으나 자금의 대부분은 외국으로부터의 단기차입금으로 충당되었다.
Yurt dışında gözlem ve inceleme gezileri yaptı.국내외 표준화를 위한 자료조사와 연구 등을 수행한다.
Sonunda ise yurt dışına kaçmak isteyen ajanları yakalatır.각지의 공항에서는 국외로 피난을 가는 사람으로 넘친다.
O, yurt dışına seyahat etme hayalinden tamamen vazgeçemedi.그는 해외 여행을 가는 꿈을 완전히 못 버렸다.
List yine yurt dışına gitmeye karar verdi.במהלך הראיון סיפרה גם שהיא מעוניינת להמשיך להתגורר בחו"ל.
1970 Çek Ulusal İşbirliği Yarışması'nı kazandı ve yakında memleketinde ve yurt dışında ün kazandı.בשנת 1970 זכה בתחרות הניצוח הלאומית של צ'כיה ומשם התקדם לתפקידי ניצוח בארצו ובעולם.
Almanya haricinde yurt dışında da orkestra şefliği yapmıştır.השיר האמנותי התפתח גם בארצות אחרות מלבד גרמניה.
Zaman zaman yurt dışına çıkıp araştırmalar yapsa da 1941'e kadar bu görevine devam etti.כעבור שנה היה למרצה והחזיק במשרה זו גם בעת שהותו בחו"ל, עד שנת 1941.
İsrail Filarmoni Orkestrası ülkenin her yerinde ve yurt dışında birçok konser verir.התזמורת הפילהרמונית הישראלית מופיעה ברחבי המדינה ולעיתים קרובות גם מנגנת בחוץ לארץ.
Yurt dışına çıkışını da yasaklatır.צו איסור יציאה מן הארץ.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.ואתה יודע משהו?, דווקא הסתדרנו די טוב בדרום.
Tekrar yurt dışına gitti.לאחר מכן חזר לארץ.