yurt dışı ile cümle
yurt dışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Amcam yıllarca yurt dışında yaşadı.Setäni asui monta vuotta ulkomailla.
Gençler yurt dışına gitmekte çok hevesli.Nuoret menevät mielellään ulkomaille.
O, onun yurt dışına gitmesini istemiyordu.Hän ei halunnut hänen lähtevän ulkomaille.
Ona onun tarafından hâlâ gençken yurt dışına gitmesi tavsiye edildi.Hän suositteli hänelle ulkomaille lähtemistä jo nuorella iällä.
12 Eylül darbesinden sonra yurt dışına çıktı.Πραγματικά στις 9 Δεκεμβρίου αναχώρησε στο εξωτερικό.
Kesilen sazların büyük kısmı yurt dışına ihraç edilmektedir.Μεγάλο μέρος των ισπανικών αλιευμάτων εξάγονται στο εξωτερικό.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Γνώρισε μεγάλη επιτυχία και στο εξωτερικό.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^Σήμερα ζει στην εξορία.
Bu dönemde yurt dışından teklifler de vardı.Αυτή τη φορά όμως η βοήθεια ήρθε από το εξωτερικό.
Bu akademik çalışma döneminde yurt dışında da çalışmalar yaptı.Όμως για να πάρει το δίπλωμά του, έπρεπε να ολοκληρώσει κάποιες πρακτικές μελέτες στο εξωτερικό.
Yurt dışı turneleri devam etmektedir.Οι προσκλήσεις από χώρες του εξωτερικού είναι συνεχείς.
Uzun yıllar yurt dışında değişik ülkelerde çalıştı.Ταξίδεψε πολύ σε ξένες χώρες.
Tekrar yurt dışına gitti.Κατέφυγε εκ νέου στο εξωτερικό.
Bugüne kadar 2000'den fazla Sukhoi uçağı anlaşma karşılığı yurt dışına ihraç edildi.I alt er mere end 2000 Sukhoj-fly solgt til udlandet.
Yurt dışında birçok konserler verdi.Talrige koncerter i udlandet.
Yurt dışında birçok ödül kazandı.De har alle har vundet flere Grand Prixer i udlandet.
Tekrar yurt dışına gitti.Han tog imidlertid straks efter udenlands igen.
1917-1920 yılları arasını yurt dışında geçirdi.Han var i udlandet 1922-1924.
Tüm organize protestolar yurt dışında sürgünde bulunan kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.Episoden udløste demonstrationer mod udlændinge over hele landet.
Davut'un isteği üzerine görev amacı ile yurt dışına gider.Desværre for Orwell er hans arbejdsgiver taget udenlands.
Bir süre yurt dışında dil eğitimi almış ve belgesel alanında araştırmalar yapmıştır.Han tænkte en tid på at vælge den juridiske bane og at fortsætte sine studier i udlandet.
Bu kişiler yurt dışına gönderildi.De var begge blevet frivilligt døbt i udlandet.
Yılda bir kez de yurt dışına gezi düzenlenir.En gang om året har de lov til at tage til deres hjemland.
Ardından gelen on yıl boyunca, Türkiye’de ve yurt dışında çeşitli sektörlerde çalıştı.I de næste ti år arbejdede han i forskellige erhverv i og omkring Buenos Aires.
Yurt dışına gönderilerde, en önemli makalelerin Fransızca, Rusça veya İtalyanca tercümeleri ilave edilir.Indholdet er skrevet på det sprog, som kunstneren er tættest knyttet til: fransk, italiensk eller tysk.
Almanya başta olmak üzere yurt dışına çok sayıda göç vermiştir.København måtte derfor låne penge i udlandet.
List yine yurt dışına gitmeye karar verdi.Efterforskningen fik også udløbere til udlandet.
Bugüne kadar 2000'den fazla Sukhoi uçağı anlaşma karşılığı yurt dışına ihraç edildi.Totalt har mer enn 2000 Sukhoj-fly blitt solgt til utlandet.
1910 yılında eğitim için yurt dışına gitti.I 1969 dro han utenlands for videre utdannelse.
Kesilen sazların büyük kısmı yurt dışına ihraç edilmektedir.Mesteparten av trærne skulle hentes fra utlandet.
İsrail Filarmoni Orkestrası ülkenin her yerinde ve yurt dışında birçok konser verir.Israels filharmoniske orkester har konserter rundt om i landet og spiller noen ganger utenlands.
Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.Abrau har ikke noe utløp via elver.
İlk önce yurt dışına transfer olmak için uğraştı.I utgangspunktet ønsket han seg til utlandet.
1514'e kadar yurt dışına gönderilmedi.Han forble i utlandet til 1550.
3 senelik görev süresi sonrasında eğitim amacıyla yurt dışına çıktı.Deretter var han i utlandet i tre år for å studere.
1922 yılında yurt dışına kaçmıştır.Han oppholdt seg i utlandet frem til 1922.
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.25 000 av studentene befinner seg i utlandet.
Beşir Üzüm için de denetimli serbestlik ve yurt dışına çıkma yasağı kararı aldı.Fem raderinger fikk utstillings- og salgsforbud.
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.Dermed var det bare mulig å reise til utlandet sammen med faren eller ektemannen.
Yurt dışı işçileri ülkelerine döviz gönderirler.Krigsfanger skulle sendes tilbake til sine respektive hjemland.
Yurt dışında (Belçika'da yoğun olmak üzere) önemli miktarda iş gücü vardır.Dette sysselsetter store mengder utenlandsk arbeidskraft.
1996 yılından beri yurt dışında oynayan Fransız oyuncular da bu ödülü kazanabilmektedirler.Sejak 1996, pemain Prancis di luar negeri dapat memenanginya.
Ardından Moskova'ya gönderildi, ancak tehlikelerin devam etmesi üzerine yurt dışına gitti.Ia kemudian dikirim ke Moskwa, namun melarikan diri lagi, pada waktu itu ke luar negeri.
Yurt dışında çalışan insanlar da vardır.Banyak juga yang bekerja di luar negeri.
Askerliğini yaptıktan sonra yurt dışında prodüktörlük eğitimi aldı.Karena prestasi kerjanya ia ditugaskan belajar ke luar negeri oleh perusahaannya.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Dyah disuruh menemui orangtuanya di luar negeri.
Yılda bir kez de yurt dışına gezi düzenlenir.Setidaknya 2 kali dalam setahun ia bepergian ke luar negeri.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Mayoritas pemeluk agama non-Kristen ini adalah para imigran dari berbagai penjuru dunia.
Binlerce Şilili insan hakları ihlalinden yurt dışına kaçtı ya da sürgüne gönderildi.Ribuan warga sipil Tibet tewas dibantai atau ditahan tanpa alasan yang jelas.
Yurt dışında çeşitli ödüller aldı.Ia menerima berbagai penghargaan dari berbagai negara.
Bu amaçla, yurt içi ve yurt dışı pek çok ziyaretlerde bulundu.Situs ini kerap banyak sekali dikunjungi oleh wisatawan dalam dan luar negeri.
Yurt içi ve yurt dışında akademik yayınları ile yayınlanmış 2 kitabı bulunmaktadır.12 berisi berita-berita dari dalam dan luar negeri.
Bugüne kadar 2000'den fazla Sukhoi uçağı anlaşma karşılığı yurt dışına ihraç edildi.Tổng số hơn hai nghìn chiếc Sukhoi đã được cung cấp cho nước ngoài qua các hợp đồng mua bán.
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.Để được đi học ở nước ngoài, bà cần thư viết tay của cha (hoặc chồng).
Film serüvenini yurt dışında da sürdü.Bộ phim cũng đã được quay ở nước ngoài.
Yaşamına yurt dışında devam etti.Sau đó ông đã ra nước ngoài sinh sống.
Kore'de çıkış yaptıktan sonra, FNC Entertainment FTISLAND'ın çalışmalarını yurt dışına taşıma kararı aldı.Sau khi ra mắt tại Hàn Quốc, FNC Music chuyển các hoạt động của FT Island ra nước ngoài.
Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.Hồ Abrau không có lối thoát.
Rusya'nın toprak bütünlüğünü korumak ve yurt dışında yaşayan Rus vatandaşların haklarını müdafaa etmek.Đảng tuyên bố bảo vệ ý thức hệ và bảo vệ quyền của người dân tộc Nga và người nói tiếng Nga ở Ukraine.
Tekrar yurt dışına gitti.Sau đó ông về nước.