yurt dışı ile cümle
yurt dışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir süre yurt dışında dil eğitimi almış ve belgesel alanında araştırmalar yapmıştır.Za tímto účelem podnikl cesty do zahraničí a napsal odbornou studii.
Fırka üyelerinin bir kısmı yurt dışına kaçtılar.Někteří z členů uprchli do zahraničí.
Yurt dışına göç çok fazladır.V zahraničí je tento styl velmi populární.
1960'lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı.Teprve v 90. letech dvacátého století začalo být jeho umění známé i v zahraničí.
Bazı yurt dışı sergilerle uluslararası alanda da Vakıf koleksiyonlarını tanıtıyor.Jeho tvorbu byste ale nalezli i ve sbírkách zahraničních.
Bu plak; yurt dışında basılan ilk Türkçe beste olarak tarihe geçti.Tato palírna byla první skotskou palírnou, která vyvážela svou whisky do zahraničí.
Yurt içine, en çok Ankara'ya, yurt dışına ise en çok Almanya'ya göçler yaşanmıştır.Do zahraničí, hlavně Německa, cestoval vícekrát.
1980'lerde Küba'nın yurt dışındaki asker sayısı 40 bine ulaştı.Na afghánské území postupně v průběhu ledna 1980 přišlo asi 80 000 sovětských vojáků.
Yirmi yıl yurt dışında kaldıktan sonra 2000 yılında Türkiye’ye döndü.Na Hukvaldy se vrátil po dvaceti třech letech v zahraničí.
Ancak son 10 yılda genç nüfus çalışmak üzere yurt dışında çalışarak gelirlerini sağlamaktadır.V posledních letech se ovšem potýká s odchodem mladých lidí do zahraničí.
Tekrar yurt dışına gitti.Žil pak v zahraničí.
Yurt dışı işçileri ülkelerine döviz gönderirler.Nemocné zaměstnance posílat domů.
Ayrıca yurt dışında hatırı sayılır bir gurbetçi barındırmaktadır Halkaçayır.I já dostal řadu nabídek, abych v cizině zůstal.
Bir süre şehirde saklanıp yurt dışına çıkmanın çarelerini ararlar.Acolo vei fi în siguranță, și mai pe urmă ceri să pleci în străinătate.
Yurt dışında da konserler vermeye başladı.De asemenea i se interzice să mai susțină concerte în străinătate.
Hatta yurt dışında bu eğlence araçları Dodgem adı ile bilinir.Acest tip de autovehicule sunt cunoscute și sub denumirea de pick-up.
Tüm organize protestolar yurt dışında sürgünde bulunan kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.Toate activitățile s-ar fi făcut prin companii off-shore din străinătate.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Atunci, Chiacu a preferat să fie împrumutat în străinătate.
Yurt dışına birçok gurbetçi göndermiştir.Câteva sute se trimiteau în străinătate.
Yurt dışında birçok ödül kazandı.A câștigat numeroase premii naționale.
Artık savaş sona ermiş, Almanlar teslim olmuş, Daxiat yurt dışına kaçmıştır.În ciuda superiorității lor, trupele germane au fost oprite, iar Gerstenberg s-a predat.
Yurt dışına gidiyorum.Mă duc în străinătate.
Aynı zamanda yurt dışında gösterilen ilk Yunan filmidir.Ez volt az első görög film ,amelyet külföldön is játszottak.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^Jelenleg külföldön él.
1948'e dek yurt dışında kaldı.1948 után külföldön élt.
Mustafa Süder yurt dışında da çalışmalarını sürdürmektedir.MTI: Liza külföldön pusztítja tovább a férfiakat.
Ayrıca yurt dışında çalışmaya giden köylüler bulunmaktadır.Diákok használják, akik külföldön folytatnak tanulmányokat.
Nüfusun hatırı sayılır bir bölümü yurt dışında özelde Almanya, Belçika gibi ülkelerde yaşamaktadır.Belgium külföldön is elismert politikusai közül jó néhány, mint pl.
Alkol bağımlısı karısı uzun süre yurt dışında bağımlılık tedavisi gördü.A gyógyszerészi oklevélének megszerzése után is hosszabb ideig külföldön tartózkodott.
Modern Estonya popüler müziği de yurt dışından çok ilgi görmüştür.A hardstyle mint zene külföldön már rendkívül nagy népszerűségnek örvend.
Yurt içine, en çok Ankara'ya, yurt dışına ise en çok Almanya'ya göçler yaşanmıştır.Napjainkban leginkább külföldön, Németországban lép fel.
Bir süre sonra pasaport verilmeyen ailesini de gizlice yurt dışına çıkardı.Felesége akkor éjjel váratlanul érkezett meg külföldről.
Yurt dışında birçok konserler verdi.Külföldön többször is koncertezett.
Kesilen sazların büyük kısmı yurt dışına ihraç edilmektedir.A szükséges nyersanyag jelentős részét külföldről szerezték be.
Bir diğer kısmı da yurt dışına işçi olarak gitmiştir.Néhányan közülük már külföldön is dolgoztak szexmunkásként.
Bunu yurt dışı projeleri izledi.Ekkor figyelt fel rájuk a külföldi szakma.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli tepkiler görmüştür.Rossz visszhangja volt külföldön is.
İlk önce yurt dışına transfer olmak için uğraştı.Syyria haki ensi kertaa ulkomailta apua..
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Hän vietti elämänsä loppuvuodet maanpaossa.
Film serüvenini yurt dışında da sürdü.Elokuva oli menestys myös ulkomailla.
1914'te yurt dışına gitti.Vuonna 1914 muutti ulkomaille.
II.Dünya Savaşı’ndan sonra yurt dışına Paris’e gitti.Toisen maailmansodan jälkeen hän matkusteli ulkomailla.
Kesilen sazların büyük kısmı yurt dışına ihraç edilmektedir.Suuri osa louhituista rakennuskivistä viedään ulkomaille.
Yurt dışına göç çok fazladır.Ulkomailla lajeja on enemmän.
Böylece kariyerinde ilk kez Almanya'dan ayrılarak yurt dışında çıktı.Tämä oli Carterin ensimmäinen matka ulkomaille.
Binlerce Şilili insan hakları ihlalinden yurt dışına kaçtı ya da sürgüne gönderildi.Sadat tuhannet chileläiset pakenivat tai karkotettiin maasta.
Yurt içi ve yurt dışında sanat gösterdi.Hän keräsi ulkomaista ja kotimaista taidetta.
Yurt dışına gitmek istiyordu: İngiltere veya Fransa'ya falan" ifadelerini kullanmıştır."Jätti paikkansa" ilmoittaa maan liitetyn joko Saksaan tai Italiaan.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Eritrean talous on riippuvainen ulkomailla asuvien eritrealaisten maksamista veroista.
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.Siksi he halusivat yhteisellä testamentilla lahjoittaa suuren osan omaisuuttaan rahastolle.
Ayrıca yurt dışından oyuncu seçimi de mümkündür.Kokoukset saattavat houkutella osallistujia myös ulkomailta.
Almanya başta olmak üzere yurt dışına çok sayıda göç vermiştir.Ulkomaille lähettiin enemmän stipendiaatteja kuin aikaisemmin.
Yurt dışı işçiliği de hayli yaygındır.Siirtolaistyöläisyys on edelleen tavallista.
1917-1920 yılları arasını yurt dışında geçirdi.Vuosina 1907–1913 hän asui ulkomailla.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Yhtye on saanut hyvän vastaanoton myös ulkomailla.
Fırka üyelerinin bir kısmı yurt dışına kaçtılar.Osa nationalisteista pakeni ulkomaille.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli dersler almıştır.Hän teki lisäksi useita opintomatkoja ulkomaille.
Yerli film endüstrisindeki sorunları gözlemledi ve yurt dışından düzinelerce teklif almıştı.Taloudellinen tilanne vaikeutti maan elokuvateollisuutta, ja monet lähtivät etsimään tukea ulkomailta.
Yurt dışında bulunan Rauf Orbay 10 yıl sürgüne mahkum edilmişti.Nelimarkka vietti urastaan yli 10 vuotta ulkomailla.
Ayrıca yurt dışında çalışmaya giden köylüler bulunmaktadır.Myös ulkomailla asuvat ja työskentelevät afrikkalaiset voivat saada palkinnon.