yurt dışı ile cümle

yurt dışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca yurt dışından oyuncu seçimi de mümkündür.Co jakiś czas można tu także podziwiać dzieła sprowadzane z zagranicy.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Około dwie trzecie z nich umiera bezpośrednio lub pośrednio w wyniku starzenia się.
Yurt dışına çıkışını da yasaklatır.Miał też zakaz wyjazdów za granicę.
Aynı zamanda yurt dışında gösterilen ilk Yunan filmidir.Jest to także pierwszy koreański serial wyemitowany za granicą.
1917-1920 yılları arasını yurt dışında geçirdi.W latach 1917-1923 przebywał za granicą.
500 dolayında kadrolu çalışanı bulunan vakfın yurt dışında da 100'e yakın temsilciliği bulunmaktadır.Świadczenie „Rodzina 500+” przysługuje również w sytuacji, gdy jedno z rodziców pracuje za granicą.
Reha ile birlikte yurt dışına taşınmıştır.Razem z ukochanym wyjechała za granicę.
Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur.Watykan: nie ma możliwości ekstradycji abp.
Bu kişiler yurt dışına gönderildi.Niektórych deportowano za granicę.
Film serüvenini yurt dışında da sürdü.Również za granicą film spotkał się z uznaniem.
Yurt dışında da konserler vermeye başladı.Kolektyw zaczął koncertować również za granicą.
Bu akademik çalışma döneminde yurt dışında da çalışmalar yaptı.W tym czasie był również stypendystą naukowym za granicą.
Yurt dışında gözlem ve inceleme gezileri yaptı.Odbył szereg podróży i studiów zagranicą.
List yine yurt dışına gitmeye karar verdi.Tym razem postanowił wyjechać za granicę.
Yurt dışındaki Mahalli İdareler Kongrelerine Türkiye'yi temsilen katılırdı.Kurdyjski przywódca rebeliantów w Turcji wzywa do rozbrojenia kongres.
Ancak, nüfusun çoğunluğu yurt dışında çalışır - İspanya ve Yunanistan'da.Wielu mieszkańców przygranicznych rejonów kraju pracuje za granicą – w Niemczech albo w Szwajcarii.
Ülkedeki rezervlere rağmen bir miktar kömür yurt dışından ithal edilmektedir.Część węgla jest eksportowana na Białoruś.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Erlynne oznajmia, że wyjeżdża za granicę.
Yurt dışında okuduktan sonra kardeşi Çağrı ile birlikte ailenin işlerini genişletmeye başlamıştır.Studiował za granicą, a po śmierci ojca wraz z bratem przejęli rodzinne przedsiębiorstwo.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Największą grupę chrześcijan stanowią emigranci z Filipin.
Wookfalk’un eserleri Amerika Birleşik Devletleri ve yurt dışındaki galeri ve müzelerde sergilendi.Prace Benna były wystawiane w galeriach i muzeach w całej Europie.
Yurt dışı ilişkiler, topluluğun geçmişinde önemli rol oynadı.Dawniej polany odgrywały ważną rolę w życiu mieszkańców.
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.Za granicą pracuje dorywczo około 200 mieszkańców.
Belarus pasaportu Beyaz Rusya tarafından vatandaşlarına yurt dışına seyahatleri için verilen belgedir.Dopuszczony był ruch osobowy, na podstawie przepustek dla obywateli Polski i Białorusi.
Yurt dışına birçok gurbetçi göndermiştir.Sprowadził z zagranicy do Polski wielu rzemieślników.
1910 yılında eğitim için yurt dışına gitti.1996 reste hon utomlands för att studera.
Dönemin tüm sanatçıları yurt dışına kaçtı.De bistra tiderna drev konstnärerna utomlands.
1920 yılının yaz aylarında özel bir görevle yurt dışına çıktı.Sommaren 1910 gjorde han en lång utlandsresa.
Kanal hem yurt içi, hem yurt dışında yayın yapmaktadır.Kanalen är också möjligt att se utomlands genom Telefe Internacional.
1922 yılında yurt dışına kaçmıştır.Han stannade utomlands till 1922.
Belde gelirinin yaklaşık %65'i yurt dışında çalışan işçilerden elde edilmektedir.Kommunen får cirka 65% intäkter från kommunens själva befolkningen som är arbetare utomlands.
Bu kişiler yurt dışına gönderildi.Dessa söner nämns vara döda utomlands.
1980 öncesinde yurt dışına çıktı.1980 åkte man ur förstaserien.
Aynı fakültede Siyasal davranış enstitüsünü kuran Unat, yurt dışında birçok yerde çalışmalar yaptı.Han är därmed den ende i den sittande politbyrån som har studerat utomlands.
Festival yurt içinden ve yurt dışından birçok kişiyi bir arada topluyor.De många festivalerna lockar stora mängder med folk, både lokalt och utifrån.
Yurt dışında göçmen sayısı fazla olması hasebiyle Havaalanı yurt dışı seferleri yapmaktadır.Tåg som ska gå utomlands har fler godkännandeprocesser att se fram emot.
İkna edilerek yurt dışına çıkarıldı.Utlänningar dömdes till landsförvisning.
Yurt dışında 35'ten fazla ülkede konser verdi.Modellen har använts av organisationer i över 35 länder.
1944 yılında görevinden ayrılarak yurt dışında gezilere çıktı.Ända fram till 1964 nekades hon tillstånd att resa utomlands.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli dersler almıştır.Han har samlat stor erfarenhet även i utlandet.
Türkiye'nin yurt dışındaki turistik tanıtım çalışmalarında yer alması etkili olabilir.Det kan vara en skildring av en islännings resa utomlands.
Yurt içine, en çok Ankara'ya, yurt dışına ise en çok Almanya'ya göçler yaşanmıştır.De flög charter, mest från Hamburg, med utländska arbetare till deras hemländer, mest till Turkiet.
Kraliyet ailesi, Prens Pavle dahil, yurt dışına kaçar ve Britanya tarafından Kenya'da alıkoyar.Королівська сім'я, у тому числі князь Павал, втекли за кордон і були інтерновані Британією у Кенію.
1948'e dek yurt dışında kaldı.У 1948 році виїхав за кордон.
Tekrar yurt dışına gitti.Потім виїхав за кордон.
Bir dönem yurt dışında kaldı.На деякий час від'їжджає за кордон.
Hatta öyle bir film oldu ki yurt dışındaki izleyiciler bunun bir belgesel olduğunu düşünüyor.Однак при цьому в деяких сценах кінематографісти вважають само собою зрозумілим, що глядачі читали книгу.
Uzun yıllar yurt dışında çeşitli ülkelerde yaşadı, çalıştı.Протягом багатьох років живе і працює за межами своєї країни.
Tom Fransızca öğrenmek için yurt dışına gitti.Том поїхав за кордон вчити французьку.
Ne yazık ki o yurt dışında yaşıyor.На жаль, вона живе за кордоном.
Yurt dışına ihraç edilerek müziğimizin tanıtılmasında büyük rol oynadı.Це зіграло велику роль у просуванні нашої музики шляхом експорту за кордон.
Diğer tüm Avrupa ülkelerine Türkçe yayın yapan Almanya merkezli Euro D kanalın yurt dışındaki şubesidir.Це закордонна філія німецького каналу Euro D, який транслює турецькою мовою на всі інші європейські країни.
Yurt dışına gönderilerde, en önemli makalelerin Fransızca, Rusça veya İtalyanca tercümeleri ilave edilir.U zásilek do zahraničí se k nejdůležitějším článkům přikládá překlad do francouzštiny, ruštiny nebo italštiny.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Vystupoval s velkým úspěchem i v zahraničí.
Faust serileri böylece yurt dışına yayılmayı da başarmıştır.Faustovská látka tak pronikla do zahraničí.
Ayrıca yurt dışından oyuncu seçimi de mümkündür.Hráči však hru hodnotili pozitivně i v zahraničí.
Yılda bir kez de yurt dışına gezi düzenlenir.Jednou ročně je zván zahraniční host.
Yurt dışında Rehber-i İnkılâp adlı bir gazete yayımlamıştır.O ztracené dívce informovala i média v zahraničí.
Uzun yıllar yurt dışında değişik ülkelerde çalıştı.Pak pracoval několik let v zahraničí.
Ülkedeki rezervlere rağmen bir miktar kömür yurt dışından ithal edilmektedir.Tento objem je ale dostatečný pro zabezpečení domácí poptávky, i když je část černého uhlí dovážena z Polska.

İlgili Sayfalar