yurt dışı ile cümle
yurt dışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çalışanlarının çoğu yurt dışı elçiliklerde diplomatik örtü ile faaliyet gösterir.هذا التقرير من صميم عمل الدبلوماسيين في أي سفارة.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^يقيم الآن خارج الوطن.
Yurt dışına gitmek ister misin?هل ترغب في السفر إلى الخارج؟
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.Para estudar fora do país, Sofia precisava de uma permissão escrita de seu pai (ou marido).
Bugüne kadar 2000'den fazla Sukhoi uçağı anlaşma karşılığı yurt dışına ihraç edildi.Um total de mais de 2.000 aviões Sukhoi foram fornecidos a países estrangeiros em contratos de exportação.
Yurt dışındaki ilk tırmanışını Bulgaristan'da yaptı.A primeira actuação no estrangeiro foi em Espanha.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Apesar disso, o grupo era relativamente desconhecido no estrangeiro.
İlk önce yurt dışına transfer olmak için uğraştı.Começou por ser reconhecida no estrangeiro.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Tamaki descobre que ela foi para o exterior.
Yaşamına yurt dışında devam etti.Passou grande parte da vida a viver no estrangeiro.
Öte yandan yurt dışındaki siyasi sürgünlerin örgütlediği güçlü bir muhalefet ortaya çıktı.Além disso, pediu a extradição de líderes guerrilheiros que viviam no exterior.
Tekrar yurt dışına gitti.Novamente foi retornou ao Nacional.
1980 öncesinde yurt dışına çıktı.Permaneceu no país vizinho até ao ano de 1980.
Bu kişiler yurt dışına gönderildi.Estes homens foram enviados para o exílio.
Hatta yurt dışında bu eğlence araçları Dodgem adı ile bilinir.Os condutores deste automóvel são conhecidos como Hotdoggers.
Montana ilk yurt dışı ihracatını 1980 yılında yapmıştır.Minnesota obteve sua primeira classificação desde 1980.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli tepkiler görmüştür.Uit het buitenland kwamen ook verschillende reacties.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^Ze is al in het buitenland.
"Bomba yurt dışı kaynaklı".De bron moet extern zijn.
Ardından Moskova'ya gönderildi, ancak tehlikelerin devam etmesi üzerine yurt dışına gitti.Hij werd toen naar Moskou gestuurd, maar moest ook daar vluchten, ditmaal naar het buitenland.
Yılda bir kez de yurt dışına gezi düzenlenir.Elke twee jaar wordt er een reis naar het buitenland georganiseerd.
Yaklaşık olarak 50 kişi yurt dışında çalışmaktadır.Ongeveer de helft van de studenten is uit het buitenland afkomstig.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Braine besloot naar het buitenland te trekken.
1961'de yurt dışına çıktı.Hij reisde waarschijnlijk vóór 1669 naar het buitenland.
Halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılık ile yurt dışında çalışan işçilere dayalıdır.Het werd een versie met boeren die in het buitenland wonen en werken.
Bir kısmı ham olarak ya da yarı işlenmiş halde yurt dışına satılmaktadır.Diverse fabrikanten in binnen- en buitenland leveren ook kant-en-klare prothesen of halffabricaten.
Uzun yıllar yurt dışında çeşitli ülkelerde yaşadı, çalıştı.Aansluitend woonde en werkte ze jaren in het buitenland.
List yine yurt dışına gitmeye karar verdi.Datzelfde jaar besloot hij naar het buitenland te trekken.
Belde gelirinin yaklaşık %65'i yurt dışında çalışan işçilerden elde edilmektedir.Ruim 65% van de omzet wordt in het buitenland gerealiseerd.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Ook in het buitenland bleef het goed gaan.
1988 - Yurt dışında basılan 440 yayının ülkeye girmesi yasaklandı.480 Joden lukte het naar het buitenland te vluchten.
Film serüvenini yurt dışında da sürdü.Hij maakte de filmmaatschappij bekend in het buitenland.
"Yurt dışı Konserler".De behouden graafschappen zijn:
Yurt Dışına Çıkış Harcı yurt dışına giderken Türkiye'den TC Pasaportu ile çıkış yapanlardan alınan harçtır.Toegang tot hun land, door iemand die onder een Zuid-Rhodesisch paspoort reist; b.
1948'e dek yurt dışında kaldı.Het is tot 1948 op de markt gebracht.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Hij bracht zijn werkende leven jarenlang in het buitenland door.
Ülke ihtiyacı olan gıda maddelerini ise yurt dışından ithal etmektedir.Als een land producten koopt van het buitenland is er sprake van invoer.
Tekrar yurt dışına gitti.Hij deed opnieuw beroep op het buitenland.
Ayrıca yurt dışında hatırı sayılır bir gurbetçi barındırmaktadır Halkaçayır.De band kan ook rekenen op veel bijval in het buitenland.
Bu kişiler yurt dışına gönderildi.Deze twee verzamelaars werden wél in het buitenland uitgebracht.
1956'da çalışmalarını yurt dışında sürdürmek için Paris'e gitti.In 1910 vertrok hij naar Barcelona om daar zijn studie af te maken.
Köy nüfusunun bir katı fazlası yurt dışında gurbetçidir.De burgemeester is zelfs wel wat jaloers op de buitenlandse reis.
Fotoğrafları yurt içi ve yurt dışında sergilendi ve yayınlandı.Zijn gedichten werden uit de gevangenis gesmokkeld en in het buitenland uitgegeven.
1914'te yurt dışına gitti.In 1991 verkaste hij naar het buitenland.
Japonya'daki eleştirmenler suskunken, film yurt dışında iyi eleştiriler aldı.De reactie in Amerika was in het algemeen positief, terwijl er in Japan veel kritiek op het boek werd gegeven.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.De meerderheid van deze immigranten komt uit Libanon.
Bu ödülü yurt dışındaki performansı ile kazanan ilk Alman oldu.Hij was de eerste Duitser die deze prijs kreeg.
Bir dönem yurt dışında kaldı.Hij verbleef enige jaren in het buitenland.
2010'da yurt dışındaki ilk mağazasını Hollanda'da açtı.In 2003 werd internationaal met de eerste buitenlandse winkel, geopend in Nederland.
O az önce yurt dışından döndü.Hij is net vanuit het buitenland terug.
Babasının yurt dışında öldüğü söyleniyor.Naar men zegt, zou zijn vader in het buitenland overleden zijn.
O, yurt dışında eğitim gördü.Hij studeerde in het buitenland.
O, hiç yurt dışında bulunmadı.Hij is nog nooit in het buitenland geweest.
O hiç yurt dışına gitmedi.Hij is nog nooit in het buitenland geweest.
Ne yazık ki o yurt dışında yaşıyor.Jammer genoeg woont ze in het buitenland.
Bu yaz yurt dışına gidiyorum.Ik ga deze zomer naar het buitenland.
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.Ze hadden besloten het huwelijk uit te stellen tot haar broer terug was gekomen uit het buitenland.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^Obecnie mieszka za granicą.
Yurt dışında oscar adı ile anılırlar.Łączy Oslo z granicą państwa.
1914'te yurt dışına gitti.W 1914 r. zbiegł za granicę.