Türk yurduna döndüler.Обратно е при турците.
Şililer kendi ülkelerine Şairler Yurdu (País de Poetas) der.Čileanci zovu svoju državu país de poetas - zemlja pjesnika.
Nanami Sakura Yurdundan ayrıldığı zaman yerleşmiştir.Maroko je otišao nakon što je primljena Zapadna Sahara.
1917 Ekim Devrimi’nden sonra, birçok arkadaşının aksine, yurdunu terk etmemiştir.Oktobarska revolucija 1917. nije puno izmjenila njegov položaj.
Hunor ve Magor onun peşinden giderek Macar yurdunu bulmuşlardır.Bratia Hunor a Magor sa vydali na lov do bažín meotiských.
Polar Star Yurdunun bir mukimi.Hodiny sú oblasťou chudobnou na hviezdy.
Yurduma helal olsun."Na svidenje v nebesih!«.
Yedi aylık bir çalışmanın ardından yurduna döndü.Po sedmih mesecih dela pa je domov odšel za vedno.
Türk Yurdu.V ciganskem taboru.
Sağlık yurdu anlamına gelmektedir.Osasuna v baskovščini pomeni zdravje.
1959 - Bask Yurdu ve Özgürlüğü (ETA) örgütü kuruldu.1956 metais įkurta ETA (Euskadi Ta Askatasuna 'baskų laisvė ir tėvynė') – baskų separatistų organizacija.
Aynı zamanda 2 kaşer lokanta, birer tane yaşlılar yurdu ve mezarlıkları vardır.Piliakalnio papėdėje yra 2 ha senovės gyvenvietė, uostas ir kapinynas.
Derginin yayımcısı “Türk Yurdu” idi.Profilis tai vartotojo „namų“ puslapis.
Artık onun kalbi, aşkı için değil, yurdu için çarpıyordu.Rinktinė kovojo ne už griūvantį Reichą, o už savo krašto laisvę.
"Fransa" adı, Frankların yurdu anlamına gelen Francia sözcüğüne dayanır.Prancūzijos pavadinimas kilęs iš lotyniško žodžio Francia, kuris pažodžiui reiškia „frankų žemės“.
5 yıl Karamürsel İdman Yurdu'nda maçlara çıktı.Ta viibis järgmised viis aastat vangilaagris Tatarimaal.
I. Dünya Savaşı'nın sonunda 1919′da yurduna döndü.Esimesest maailmasõjast jõudis ta koju aastal 1920.
5 yıl Karamürsel İdman Yurdu'nda oynadıktan sonra 1999'da Petkimspor'a geçti.Viie aasta pärast koliti sealt juba Malmösse.
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldım제가 14살 때 티벳을 탈출함으로, 그들에게서 더욱더 멀어지게 되었습니다. 저희 어머니와 아버지,
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldımКогда мне было 14, я убежал из Тибета и стал еще дальше от родителей, родственников, друзей, родины.
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldımכשאני הייתי בן 14, אני נמלטתי מטיבט והתרחקתי עוד יותר מההורים שלי,
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldımعندما كنت في الرابعة عشر ، هربت من التبت وصرت أبعد عن أمي وأبي،
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldım母や父 親戚や友人 そして祖国から
Affedersiniz. Ben ağır yerleşim yurdunu arıyorum.Oprosti, iščem rezidenco Hlev.
Ahjussi! Ahjussi! Ahjussi! <i>Seul Çocuk Yetiştirme Yurduاجاشي ! اجاشي ! اجاشي
Ahjussi! <i>Seul Çocuk Yetiştirme YurduAhjussi ! <i>Centre de bien-être des enfants de Séoul</i>
Ahjussi! <i>Seul Çocuk Yetiştirme YurduAhjussi! <i>Centro benessere per bambini di Seoul
Ahjussi! <i>Seul Çocuk Yetiştirme YurduAhjussi! <i>Centru de ajutor social pentru copiii din Seoul </i>
Ahjussi! <i>Seul Çocuk Yetiştirme YurduAhjussi! <i> Centrum Opieki Dziecka w Seulu </i>
Ahjussi! <i>Seul Çocuk Yetiştirme YurduAhjussi! <i> Pusat Kesejahteraan Anak Seoul</i>
Ahjussi! <i>Seul Çocuk Yetiştirme YurduAhjussi! Seoul Kinder Wohlfahrtszentrum.
Ahjussi! <i>Seul Çocuk Yetiştirme YurduΚύριε! <i> Ίδρυμα παιδιών της Σεούλ</i>
Ahjussi! <i>Seul Çocuk Yetiştirme YurduАджосси! Детский центр Сеула
Ben ağır yerleşim yurdunu arıyorum.Caut căminul studenţesc "Grajdul".
Ben ağır yerleşim yurdunu arıyorum.Estoy buscando la residencia el Granero.
Ben ağır yerleşim yurdunu arıyorum.Hledám rezidenci Chlív.
Ben ağır yerleşim yurdunu arıyorum.Ik kijk voor de Schuur verblijf hal.
Ben ağır yerleşim yurdunu arıyorum.Tôi đang tìm phòng lưu trú Barn.
Ben ağır yerleşim yurdunu arıyorum.Ψάχνω για τον Αχυρώνα.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Am văzut pe un nebun prinzînd rădăcină; apoi deodată i-am blestemat locuinţa.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Bem vi eu o louco lançar raízes; mas logo amaldiçoei a sua habitação:
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Ich sah einen Toren eingewurzelt, und ich fluchte plötzlich seinem Hause.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Ik heb zelf gezien hoe een dwaas omhoogschoot, maar plotseling het onheil over hem kwam.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Io ho visto lo stolto metter radici, ma imputridire la sua dimora all'istante
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Jag såg en dåre, fast var han rotad, men plötsligt måste jag ropa ve över hans boning.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.J`ai vu l`insensé prendre racine; Puis soudain j`ai maudit sa demeure.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Jam widział głupiego, iż się rozkorzenił; alem wnet źle tuszył mieszkaniu jego.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Ja sám som videl blázna, ktorý púšťal korene, ale hneď som preklial jeho príbytok.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Jáť jsem viděl blázna, an se vkořenil, ale hned jsem zle tušil příbytku jeho, řka:
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Jeg så en dåre skyte røtter; men med ett måtte jeg rope ve over hans bolig.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.내가 미련한 자의 뿌리 박는 것을 보고 그 집을 당장에 저주하였노라
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Láttam, hogy egy bolond gyökerezni kezdett, de nagy hamar megátkoztam szép hajlékát.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Minä näin mielettömän juurtuvan, mutta äkkiä sain huutaa hänen asuinsijansa kirousta.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Pernah kulihat orang bodoh; hidupnya tampak amat kokoh. Tetapi tiba-tiba saja kukutuki tempat tinggalnya
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Sam sem videl neumneža, da se je ukoreninjeval, a precej sem proklel prebivališče njegovo.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Selv har jeg set en Dåre rykkes op, hans Bolig rådne brat;
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Tôi có thấy kẻ ngu muội châm rễ ra; Nhưng thình lình tôi rủa sả chỗ ở của hắn.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Tôi có thấy kẻ ngu_muội châm rễ ra ; Nhưng thình_lình tôi rủa_sả chỗ ở của hắn .
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Yo he visto al necio que echaba raíces y al instante maldije su morada
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Εγω ειδον τον αφρονα ριζουμενον αλλ' ευθυς προειπα κατηραμενην την κατοικιαν αυτου.