Ana içeriğe geç
Sözlük

yurdu ile cümle

yurdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Аз съм виждал безумният като се е вкоренявал; Но веднага съм проклинал обиталището му;
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.Видел я, как глупец укореняется, и тотчас проклял дом его.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.אני ראיתי אויל משריש ואקוב נוהו פתאם׃
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.اني رأيت الغبي يتاصل وبغتة لعنت مربضه.
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.我 曾 見 愚 妄 人 扎 下 根 . 但 我 忽 然 咒 詛 他 的 住 處
Ben aptalın kök saldığını görünce, Hemen yurduna lanet ettim.我 曾 見愚 妄人 扎 下根 . 但 我 忽然 咒詛 他 的 住處
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.(68:10) Tu fis tomber une pluie bienfaisante, ô Dieu! Tu fortifias ton héritage épuisé.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Abundante lluvia esparciste, oh Dios; a tu posesión exhausta reanimaste
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Ai dat o ploaie binefăcătoare, Dumnezeule, şi ai întărit moştenirea Ta, sleită de puteri.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.da bevet jorden, og himlene dryppet for Guds åsyn, Sinai der borte, for Guds, Israels Guds åsyn.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Dengan limpah Engkau menurunkan hujan, dan memulihkan tanah-Mu yang gersang
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Dež preobilen si rosil, o Bog; dediščino svojo, ko je hirala, si oživljal.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Ðức Chúa Trời ơn, Chúa giáng mưa lớn trên sản nghiệp Chúa, Khi nó mệt mỏi Chúa bổ nó lại.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Ðức_Chúa_Trời ơn , Chúa giáng mưa lớn trên sản_nghiệp Chúa , Khi nó mệt_mỏi Chúa bổ nó lại .
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Du gabst, Gott, einen gnädigen Regen; und dein Erbe, das dürre war, erquicktest du,
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.하나님이여 흡족한 비를 보내사 주의 산업이 곤핍할 때에 견고케 하셨고
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.la terra tremò, stillarono i cieli davanti al Dio del Sinai, davanti a Dio, il Dio di Israele
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Regn i Strømme lod du falde, o Gud, din vansmægtende Arvelod styrkede du;
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Tu, ó Deus, mandaste copiosa chuva; restauraste a tua herança, quando estava cansada.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.zem sa triasla, áno, nebesia kropily pred Bohom, toď Sinai, pred Bohom, Bohom Izraelovým.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Θεε, επεμψας βροχην αφθονον εις την κληρονομιαν σου, και εν τη αδυναμια αυτης συ ανεζωοποιησας αυτην.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.Боже Ти си изпращал изобилен дъжд за наследството Си, И в изтощението му Ти си го подкрепил.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.גשם נדבות תניף אלהים נחלתך ונלאה אתה כוננתה׃
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.‎مطرا غزيرا نضحت يا الله. ميراثك وهو معي انت اصلحته‎.
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.神 阿 、 你 降 下 大 雨 . 你 產 業 以 色 列 疲 乏 的 時 候 、 你 使 他 堅 固
Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, Canlandırdın yorgun düşen yurdunu.神阿 、 你 降下 大 雨 . 你 產業 以色列 疲乏 的 時候 、 你 使 他 堅固
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumAinda sinto um laço de amor muito forte por todas essas pessoas e pela minha terra.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumCítím stále velmi silnou lásku ke všem těmto lidem a také k té zemi.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumIch bin diesen Menschen und diesem Land noch immer sehr stark verbunden.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumIk voel, nog steeds, een sterke band van liefde voor al deze mensen en voor het land.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumÎncă simt o legătură foarte puternică de dragoste pentru toţi aceşti oameni şi pentru ţară.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumJe ressens toujours une très forte connection d'amour avec toutes ces personnes et avec mon pays.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorum저는 아직도 강한 사랑의 교감을 느끼고 있습니다. 그분들 모두를 향해서, 그리고 나라를 향해서 말이죠.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumMég mindig nagyon szoros kapocs fűz hozzájuk és az otthonomhoz.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumOdczuwam wciąż bardzo silny związek z wszystkimi tamtymi ludźmi i z tamtą ziemią.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumSento, ancora, un fortissimo legame d'amore per tutte queste persone e per la patria.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumŠe vedno čutim zelo močno povezanost v ljubezni s temi ljudmi in s to deželo.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumTodavía siento una conexión muy fuerte de amor con todas estas personas y con la tierra.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumTôi vẫn cảm thấy một sự kết nối tình cảm rất mạnh mẽ với họ và mảnh đất quê hương của mình.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumΕξακολουθώ να αισθάνομαι δυνατό δεσμό αγάπης για όλους αυτούς τους ανθρώπους και τον τόπο μου.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumВсе още чувствам много силна връзка на любов към всички тези хора и към земята.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumЯ все еще чувствую очень сильную любовь ко всем этим людям и к той земле.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumЯ й досі відчуваю сильний зв'язок любові зі всіма цими людьми і з країною.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumאני עדיין מרגיש קשר חזק מאוד של אהבה כלפי כל האנשים הללו וכלפי הארץ.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumشعرت بأنه ما زال هناك رابط حب قوي لكل هؤلاء الناس وللوطن.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumとても強いつながりを 感じています
Burası bizim yeni yurdumuz. Adı Nunavut.Es ist unser neues Heimatland und heißt Nunavut.
Burası bizim yeni yurdumuz. Adı Nunavut.이것이 우리의 새 고향입니다. 누나부트라고 부릅니다.
Burası bizim yeni yurdumuz. Adı Nunavut.Это "наша новая родина" - Нунавут.
Burası bizim yeni yurdumuz. Adı Nunavut.זו מולדתנו החדשה. היא נקראת נונאבוט.
Burası bizim yeni yurdumuz. Adı Nunavut.إنه وطننا الجديد. وهو يسمى نونافيت
Burası bizim yeni yurdumuz. Adı Nunavut.独立した準州です 住民が全ての鉱物資源を仕切っています
Burası bizim yeni yurdumuz.C'est notre nouveau pays.
Burası bizim yeni yurdumuz.Đó là quê hương mới của chúng ta.
Burası bizim yeni yurdumuz.É a nossa nova terra.
Burası bizim yeni yurdumuz.E' la loro nuova patria.
Burası bizim yeni yurdumuz.Es nuestro nuevo hogar.
Burası bizim yeni yurdumuz.Este noua noastră patrie.
Burası bizim yeni yurdumuz.Ez az új hazájuk.
Burası bizim yeni yurdumuz.Het is ons nieuwe thuis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yurdu ile cümle - Sayfa 10 - yurdu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App