Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Puis ils prirent Jonas, et le jetèrent dans la mer. Et la fureur de la mer s`apaisa.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Så tok de Jonas og kastet ham i havet; da holdt havet op å rase.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Sitten he ottivat Joonan ja heittivät hänet mereen, ja meri asettui raivostansa.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Tedy vzavše Jonáše, uvrhli ho do moře. I přestalo moře bouřiti se.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Toen pakten zij Jona en gooiden hem overboord in het woest kolkende water; en de storm ging liggen!
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Und sie nahmen Jona und warfen ihn ins Meer; das stand das Meer still von seinem Wüten.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Zatem wzięli Jonasza i wrzucili go w morze; i uspokoiło się morze od wzburzenia swego.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.Και εσηκωσαν τον Ιωναν και ερριψαν αυτον εις την θαλασσαν και η θαλασσα εσταθη απο του θυμου αυτης.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.И взяли Иону и бросили его в море, и утихло море от ярости своей.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.И тъй, взеха Йона та го хвърлиха в морето; и яростта на морето престана.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.וישאו את יונה ויטלהו אל הים ויעמד הים מזעפו׃
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.ثم اخذوا يونان وطرحوه في البحر فوقف البحر عن هيجانه.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.他 們 遂 將 約 拿 抬 起 、 拋 在 海 中 、 海 的 狂 浪 就 平 息 了
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.他 們遂將約 拿 抬起 、 拋 在 海中 、 海 的 狂 浪 就 平息 了
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.Im Wasser versuchen wir die Delfin-Etikette zu befolgen, da wir sie tatsächlich physisch im Wasser beobachten.
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.In acqua seguiamo le regole di comportamento dei delfini dal momento che li osserviamo, fisicamente, in mare.
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.Încercăm să respectăm eticheta delfinilor cât suntem în apă, întrucât îi studiem practic în apă.
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.Když jsme pod vodou, snažíme se dodržovat delfíní etiketu, jelikož je opravdu fyzicky pozorujeme ve vodě.
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.우리가 물 속에 들어가 돌고래를 관찰할 때는 돌고래 예절을 지키기 위해 노력합니다.
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.Seguimos a etiqueta dos golfinhos quando dentro de água, porque os observamos fisicamente dentro de água.
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.Vi prøver at følge delfinetikette mens vi er i vandet, siden vi faktisk observerer dem fysisk i vandet.
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.Vo vode sa snažíme dodržiavať etiketu delfínov, pretože pri pozorovaní sme fyzicky prítomní vo vode.
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.אנו מנסים לעקוב אחר כללי ההתנהגות הדולפינית בעודנו במים, מאחר ואנחנו ממש צופים בהם פיזית בתוך המים.
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.نحاول أن نتّبع آداب سلوك الدلافين عندما نكون في الماء، في الواقع لأننا نراقبها بدنياً في الماء
Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz.水中では彼らのマナーに従います タイセイヨウマダライルカはいくつかの点で
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.Bardzo różnimy się od delfinów.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.E non si può pensare a una specie più diversa da noi del delfino.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.Fremdartiger als ein Delphin geht es kaum.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.그리고 돌고래보다 더 낯선 것은 없습니다.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.Și nu poți găsi ceva mai extra-terestru decât delfinul.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.So với người ngoài hành tinh, thì hơn cá heo giống chúng ta hơn.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.Vous ne pouvez pas avoir plus étranger que le dauphin.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.Y no podemos ser más diferentes del delfín.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.Причём они предельно далеки от людей.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.ואין לך יותר זר מדולפין.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.لا يمكنكم العثور على شيء أغرب من الدلفين.
Tabi yunustan daha değişiğini de bulamazsınız.私たちと姿はずいぶん違ってます
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Dar i-a spus lui Ted că în ultima zi în care a ieşit în larg, un delfin a apărut dintr-o dată lângă barcă.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Hän kertoi Tedille, että viimeisenä päivänä merellä pullonokkadelfiini ilmestyi äkkiä veneen viereen.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Maar hij vertelde Ted dat er op de laatste dag dat hij buitenkwam plots een tuimelaar verscheen naast de boot.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Opowiedział Tedowi historię z ostatniego dnia łowienia ryb: Delfin butlonosy pojawił się koło jego łódki.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Pero le contó a Ted que el último día que salió, un delfín apareció repentinamente cerca del barco.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Sprievodca povedal Tedovi, že posledný deň, kedy vyplával na more, vedľa lode sa náhle objavil delfín skákavý.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.하지만 그는 Ted에게 말했습니다. 그가 낚시를 나간 마지막 날, 청백 돌고래 한 마리가
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Ten průvodce řekl Tedovi, že poslední den kdy vyplul na vodu se vedle lodi náhle objevil delfín skákavý.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.אבל הוא סיפר לטד שבהפלגה האחרונה שלו, דולפינן מצוי
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.ومن ثم اخبر " تيد " انه في اليوم الاخير الذي خرج فيه الى المحيط جاء اليه دولفين من نوع " بوتلنوسيد "
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.但係佢同泰德講 係佢出海最後嗰日 有隻酒糟鼻海豚
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.海に出た最後の日に バンドウイルカが 突然ボートの横に現れ 噴気孔から 油をまき散らしていました
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Den svinger halen op og ned som en delfin.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Es macht wellenförmige Auf- und Abbewegungen mit dem Schwanz, ganz wie ein Delphin.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Fa oscillare la coda su e giu come un delfino.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Hij laat zijn staart op en neer zwaaien als een dolfijn.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Îşi oscilează coada în sus şi în jos ca un delfin.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.꼬리를 돌고래처럼 위아래로 흔듭니다.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Macha ogonem jak delfin. Płynie w powietrzu.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Nó đung đưa đuôi lên xuống như chú cá heo vậy.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Oscila su cola hacia arriba y hacia abajo como un delfín.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Движи си опашката нагоре-надолу като делфин.
Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Он раскачивает свой хвост вверх и вниз, как дельфин.